En zenginler listesinde genç yaştaki kişilerin yer alması bizleri şaşırtadursun yeni nesil kendisinde büyük bir potansiyel yattığının bilincinde artık. Edilgenleştirenlere inat devasa cirolarıyla büyüklere kafa tutuyor, tecrübesizlikle eleştirenlere CEO’ların kudretinin yetmediğine zekaüstü yaklaşımıyla başarı dersi veriyor. Cesaretli ve girişimci gençler bu başarılarının yanı sıra geniş “network”uyla birbirlerini destekleyerek dayanışma örneği sergiliyorlar. Nitekim, bu örnek organizasyonlardan biri de Young Ceo Club. Girişim yapmak için yeterli cesareti elde edememiş, riskten korkmuş, genç girişimci adaylarına ilham olma ve destek verme amacıyla yola çıkan Young Ceo Club’ın üyelerinin hepsi 20′li yaşlarda. Kuruculuğunu ve başkanlığını ise Ömer Nart yürütüyor. 1985 doğumlu ve İstanbul Ticaret Üniversitesi mezunu olan Ömer, aile şirketi olan Nart Group’ta yönetici olarak da çalışıyor. Hepsinden öte, Ömer iş, sosyal ve okul başarısından çok insanlığı, terbiyesi ve güzel ahlaklı kişiliği ile genç akranlarına bir rol model. Sevgili dostum ve biraderim Ömer Nart’ın dostu olmak çok büyük bir şans…
Öncelikle seni tanıyabilir miyiz? Ömer Nart kimdir ve kendisini nasıl biri olarak tanımlar?
Usanmaz bir beyin avcısıyım. Bill Gates’in başarısını kendisine sorduklarında “Sadece çok yetenekli insanlarla birlikteyim” diyordu. Entelektüel ve iş anlamında baskı oluşturacak bir çevreye sahip olmak kişinin hayat standartlarını ister istemez zihnen yükseltiyor. Bundan dolayı ya ülkesine, ya milletine, ya çevresine ya da işime ve bana faydası olan insanların isimlerini telefon rehberinde görmek isteyen biriyim.
Sadece ticaretle değil uluslararası ilişkiler, politika ve genel olarak ülke meseleleri ile de yakinen ilgileniyorum. Bir gün Steve Jobs’un dediği gibi hayatımdaki tüm noktaların birleşeceğine inancım sonsuz. Çünkü o noktaların ne olması gerektiğine 2030’lardan geri gelerek karar verdik.
Young Ceo Club’un esas misyonunu bize paylaşabilir misin Ömer? Bu organizasyonun oluşum fikri aklına nereden geldi?
Artistik bir misyon cümlesi yerine şunları söyleyebilirim: İnsanın yaşadığı çevre çok önemli. İster istemez etkileniyorsunuz etrafınızdakilerden. Ailenize karar veremezsiniz ancak çevrenizi siz oluşturursunuz. Kritik soru şuydu 2009 Mayıs ayında: ”Kimlerden etkilenmeliyim?” Doğru soruyu bulmuştum. Başladım tüm alternatifleri yazmaya. Aklıma gelen seçeneklerden bir türlü tatmin olmuyordum.
3. sınıf uluslararası ticaret öğrencisiydim ve ticaret, hayatımda kaçınılmaz bir sondu. Bu konuda kendimi iyi hissediyordum; ancak fikirlerimi paylaşacak insanlar etrafımda pek fazla yoktu. Olanlar da ya yurt dışında ya da şehir dışındaydı. 20’li yaşlarda genç girişimciler bir araya gelmeli ve oluşan arkadaşlıklar bir yandan sosyal hayatlarını çevrelerken bir yandan da şirketlerini geliştirmeliydi. Young Ceo Club’tan önce bu konseptte bir iş derneği maalesef yoktu.
İşe bir proje planı oluşturarak başladık ve teker teker 20’li yaşlarda işlerini kurmuş genç iş adamlarının araştırmasını yaptık. Listemizde 36 kişi vardı. 20’li yaşlarda bir genç iş adamının sosyal açıdan en önemli sorunu egosudur. Egolarını yönetebilen birileri olmalıydı bu kulüpte. Çünkü ahenkli bir birlik ve beraberlik ancak böyle sağlanabilirdi. İlk üyelerimize karar verirken oldukça seçici davrandık. Listeden seçtiklerimizle 3 round görüşme yaptık.
Bu süreçte Young Ceo Club ismini bulan ortağım ve dostum Vural Çavuşoğlu ve bizi hiç bir zaman yalnız bırakmayan kadim dostum Nihat İpekçi’ye her zaman minnettar kalacağımı bilmelerini isterim.
Young Ceo Club, gençlere iş hayatına atılma konusunda koçluk yapıyor ve sadece 20’li yaşlarda gençlerden oluşuyor. Neden 20’li yaşlardaki gençleri bu kadar önemsiyorsunuz?
Jenerasyon farklarına inanan biriyim. Biz Y jenerasyonuyuz ve iş yapma şekillerimiz x jenerasyonuna göre çok farklı. Parmak arası terlikle toplantıya girer t-shirt ile seminerler veririz. Duruma göre takım elbise giymeyi de ihmal etmeyiz. :)
Aynı frekansta genç iş adamlarının birbirinin sorunlarını anlamaları daha kolay oluyor. İletişim hızlı kuruluyor. Sizli bizli cümlelerin yerini senli benli cümleler alıyor. Geyik yaparken bir anda sohbet bir “iş geliştirme toplantısına” dönüşebiliyor. Yeni fikirler ve paylaşım hızı artıyor. İhtiyaçlar ortaya konulduğunda birbirimize anında destek olabiliyoruz.
Bunlardan dolayı kulübe giren üyelerin hayatında Young Ceo Club kısa zamanda önemli bir yer ediniyor.
Bildiğin gibi üniversitelerimiz ve eğitim sistemimiz çok eleştiriliyor. Bu konuda senin fikrin nedir? Üniversitelerimizin gençleri iş hayatına en doğru şekilde hazırlayabildiğini düşünüyor musun?
Öncelikle “üniversitelerin öğrencileri iş hayatına hazırlaması” düşüncesinde bir değişikliğe gitmek lazım. Her ne kadar üniversitelerin görevi bu kabul edilse de gerçekleri hatırlatmak isterim. Gerçekler öyle değil. Üniversite kimseyi bir yere hazırlamaz. Bireyin kendisini hazırlayacağı imkanlar sunar. Ve bu imkanlar üniversitelerimizde sonuna kadar mevcut.
İş garantisi veren üniversiteler var. Sürdürülebilir bir yöntem değil. Ne olacak? 4 sene yatmış ve kişisel gelişimine yeterince özeni göstermemiş bir öğrenciye üniversite iş garantisi verse ne olacak? Günün sonunda bir değer üretebiliyor musun bu önemli. Kimse kimsenin kara kaşına kara gözüne hayran değil ki birisi iş garantisi verdi diye sonuna kadar sabretsin. Yok böyle bir şey!
Gelen iş başvurularında bazen Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden mezun arkadaşlar diğerlerine göre eksik kalabiliyor. Şimdi ret yiyen başvuranın gittiği üniversiteyi mi suçlamak gerekiyor? Herkes kendi fırsatlarını kendi oluşturur. Hazırcı olmamak lazım.
Bir önceki soruyu tersten sormak istiyorum bu sefer. Gençlerimiz kendilerini iş hayatı için doğru bir şekilde hazırlıyor mu? Yani sana göre günümüz gençliğinin hayata bakışı, hazırlanışı nasıl?
Y jenerasyonundan oldukça umutluyum. Zehir gibi çocuklar var. Temasta olduklarımıza olabildiğince elimizden gelen desteği verdik, veriyoruz. İsteyenler olursa vermeye devam edeceğiz. Yeni yetişen nesil itaatkar değil, asi. Teslimiyetçi değil, sorgulayıcı. Özgüveni yüksek. Bu büyük bir avantaj olduğu gibi aynı ölçüde dezavantaja da dönüşebilir.
Buradan kimseye ahkam kesecek değilim. Tuzun kuru diyenler mutlaka olacaktır. Ali Sabancı “kumarda sana iyi kartlar gelmiş olabilir ama kazanmak için iyi oynamak zorundasın” der. El dağıtılırken kötü kart gelip kazanan da olabilir. Önemli olan iyi oynamaksa eğer nasıl oynanacağını iyi öğrenmek lazım. İyi bir yabancı dil ve iyi bir internet kullanıcısı olarak bir yerden başlanabilir.
Young Ceo Club çalışmalarına dahil olmak isteyen gençler ne yapmalı, şartlarınız nelerdir?
Young Ceo Club butik bir iş kulübü. Kitlelere hitap etme gibi bir hedefi yok. 20’li yaşlarda işveren genç girişimciler ve iş adamlarını kabul ediyoruz. İçeriden referans olması şartı olmakla birlikte bazen reddetmek istemediğimiz başvurular olabiliyor. 3 aylık bir adaylık süreci var. Bu süreçte üye adayının kulübe oryantasyonunda bir sıkıntı olup olmamasına azami dikkat ediyoruz.
Peki Ömer, başarılı meslek hayatında bundan sonraki plan ve projelerinden bahsedebilir misin bize?
Önümüzdeki 5 yıl içinde Türkiye’de e-ticaret denince akla gelen ilk isim olmak istiyorum. Markacom International olarak 3 ayda 22 ülkeye ihracat yapan bir şirkete dönüştük. Türkiye’nin ilk online distribütörlük şirketiyiz. Ayrıca “online distribütörlük” kavramının Türkiye’deki fikir lideriyiz. Elbette zaman içinde klonlarımız çıkacaktır.
Şimdilerde Ortadoğu’da bir girişim yapmaya hazırlanıyoruz. Mavi okyanusta yüzmek lazım. Türkiye e-ticaret pazarı belirli alanlarda kızıl okyanusa dönüşmüş durumda olmasına rağmen hala ciddi fırsatlar da barındırıyor içinde. Ama artık 5 haneli rakamlarla karlı bir web şirketi kurmak mümkün değil. Giriş bariyerleri her geçen gün yükseliyor.
Son olarak hayata ve başarıya dair genel olarak neler paylaşmak istersiniz?
Beni etkileyen iki sözü aktarmak isterim: “İnsan için ancak çalıştığı kadar vardır.” (Necm Süresi,39) Ve Nobel ödüllü Amerika’lı iktisatçı Milton Friedman’ın dediği gibi “asla bedava öğle yemeği yoktur.” Buradan anlaşıldığı gibi her şeyin başında öncelikle çalışmak ve bir bedel ödemek geliyor.
Başarının sırrı olduğuna falan inanmıyorum. Başarılı olmak için üç şeyden ikisine sahip olmak lazım. 1. İyi bir network. 2. İyi bir finansal güç. 3. İyi bir yetenek. Eğer üçü de yoksa başarıyı hedeflemek sanki hayal gibi geliyor ancak yanılabilirim.
Aklım başımda olduğundan beri inandığım bir şey var. Bir insan ancak peygamber olamaz. Eğer bir şeyi yürekten inanıyor ve inandığınız konuda somut adımlar atıyorsanız ilk denemede olmuyor ikincisinde olmuyor derken belki yedinci belki sekizinci denemede başarı geliyor.
Deneyerek aslında yanlış olan şeyi bilip ne yapılmaması gerektiğini öğreniyoruz. Biz “eski köye yeni adet getirme” diyen bir ekosistemde yetişiyoruz. Bu yanlış! Biz çalışma arkadaşlarımızı sürekli “eski köye yeni adet getirin” diyerek teşvik ediyoruz. Yeni olan şey riskli olduğu için kimse risk almak istemiyor.
Başarılı Gençler Platformunu destekliyorum. Çok önemli bir iş yapıyorsunuz. Başarılı Gençler Platformu sayesinde gençler arasında ciddi bir sinerji oluştuğu düşünüyorum.
Söyleşi: Adem Dönmez – Önyazı: İbrahim Eryiğit
MÜTEVAZI VE DÜZGÜN kişiliğiyle kendini ön planda tutan ömer nart’a saygılarımı sunuyorum çok iyi bir söyleşi olmuş…başarılı gençler platformunuda boyle bir farkıdalığa vardıkları için cok teşekur ederiz..
tebrikler ömer
bende is dunyasinda eksikmekte olan beyin firtinasi yapabilme gucunu bir araya getirme cabasindan dolayi arkadasimizi tebrik ediyorumm
herşey çok güzel büyük bir zevkle okudum yazıyı lakin bir noktaya değinmek istiyorum. 1 yılı geçti sanırım young ceo club internet sitesini bulalı.bir süre takip ettim ve üye olmak istedim karşılık olarak hiçbir cevap gelmedi. eksiklerim elbet olabilir diye düşündüm (lise mezunuyum) şimdi söyleşiyi okuduktan sonra ‘içerden bir referans’ kelimesi dikkatimi çekti. yönetici (organizasyon sorumlusu) olarak çalışıyorum bir gıda firmasında(art niyete çekilmesini istemem ama 2 ay çaycılık yaptığım firmada yükseldim bu pozisyona ve yaşım 21) fakat aranıza katılmam için illa ki bir referans istiyosanız içeriden sizden biriyle de ayrıyetten tanışma fırsatı vermeniz gerekmez mi ? saygılarımı sunuyorum dikkate alırsanız sevinirim
Bir insan ancak peygamber olamaz. TEK CÜMLE ÖZETLEDI HERŞEYI
Halil özküçük; tanışma yolları çok fazla aslında, madem bir şekilde içerden birilerine ulaşman lazım. interneti iyi kullanarak bunun yollarını kolaylıkla bulabilirsin. bu büyük bir engel değil, bunu rahatlıkla aşabilirsin ;) örneğin bu insanların düzenlediği organizasyonlar olabiliyor, buluştrend gibi. ya da seminer vermeye gittikleri yerler oluyor. biraz kurcalamak lazım ;)
Halil özküçük bey, merhaba adım Hüseyin. Young ceo club idari işler sorumlusuyum. bana ulaşabilir misiniz, sizinle tanışmak ve konuşmak isterim. facebook adresim; http://www.facebook.com/hsynsavas