TGRT Haber Spikeri Lale Elmacıoğlu: Bu iş aşkla yapılacak bir iş!

Kategori:Televizyon | Tarih:27/10/11

Bazı meslekler var ki bünyesinde yüksek gerilim hattı taşıyor sanki. Örneğin, haber spikerliği bu mesleklerden biri. Yoğun stres altında icra edilen bu meslekte hata yapma lüksün asla yoktur. Milyonlarca kişinin karşısında insana has mimik ve tepkilerin zaptu rapt altına almak zorundasın aynı zamanda. İşin zor kısmı bir yana kendini sürekli yenilemen, geliştirmen mesleğin diğer cilvesi…
Hiç kuşkusuz, her işte olduğu gibi haber spikerliğinde de tutkuyla bağlandığın ve çok çalıştığın zaman başarı da ardı sıra geliyor. Bu mesleğe aşkla bağlananlardan biri de başarılı genç spiker Lale Elmacıoğlu. TGRT Haber kanalında haber sunuculuğu yapan Lale, icra ettiği mesleğinin çocukluk hayali olduğunu söylemesi bile idealine olan inancını gösteriyor. 83 doğumlu olan Lale Elmacıoğlu akademi alanında da başarısıyla göz dolduruyor. Kendisine meslek hayatı boyunca nice başarılar diliyorum.

Öncelikle Lale Elmacıoğlu’nu kısaca tanıyabilir miyiz? Kendini nasıl biri olarak tanımlıyorsun?

Aslen Samsunluyum, Samsun Anadolu Lisesi mezunuyum. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde İngilizce İşletme eğitimi; eş zamanlı olarak da İngiltere’deki University of Portsmouth’tan Uluslararası İş idaresi alanında sertifika aldım. Ama gelin görün ki iş dünyasında değil, habercilik alanında çalışmak istedim ve kendime eğitimi aldığım alandan bambaşka bir yön çizdim. Halen Galatasaray Üniversitesi’nde Avrupa Birliği alanında yüksek lisansa devam ediyorum. Eğitim kısmıyla ilgili detaylar böyle. Ama “Lale nasıl biridir?” derseniz, bunun yanıtını vermek zor. Kendimi ne öveyim ne yereyim. En ön plana çıkan özelliğim, pozitifliğim ve aklıma koyduğumu yapmam. Pes etmek benim kitabımda yok, bu özelliğimi seviyorum.

Başarılı bir akademi eğitiminden sonra TV’de program sunuculuğu üstlendin ve ardından haber spikerliğini yürütüyorsun. Bu öngördüğün bir şey miydi? Neden spikerliği tercih ettin?

Çok klişe bir cevap olacak belki ama bu meslek çocukluk hayalimdi. Ancak hiçbir şey altın tepside önüme sunulmadı, ben bu hayale kavuşmak için ciddi anlamda uğraş verdim. Çok çalıştım bir kere, kaç gece kanalda sabahladım ben bile bilmiyorum. Ama çalışmak da yeterli değil, ekranın sizi sevmesi, ekrana yakışmanız ve gündeme hakim olmanız şart. Bu meslek ne sırf güzellikle ne de sırf zekayla yapılacak iş. Fazlasıyla komplike.

Genç yaşında TGRT Haber kanalında haber spikerliği gibi ağır bir pozisyon seni yoruyor mu? Canlı yayının kitleler karşısındaki verdiği sorumluluk yıpratıcı ve zor olsa gerek.

Canlı yayına çıkmak herkesin başarıyla kotarabileceği bir iş değil. Hele hele canlı yayında haber sunmak bambaşka bir yeti gerektiriyor. Normal insan işi değil, biraz deli olmanız gerekiyor bu stresi kaldırmak için. Ben hep söylüyorum; “Bu iş aşkla yapılacak bir iş”. Sevmeden yapılamaz. Örneğin; bayram, doğum günü, yılbaşı kısacası gece-gündüz demeden çalışmanız gerekebiliyor. Dediğiniz gibi sorumluluğu, zorluğu fazla. Yorucu ama bir o kadar da keyifli. Farklı bir hazzı var bu mesleğin; anlatması güç, yaşamak lazım.

Önemli bulduğum haber sunucuların birçok alanda bilgi sahibi olmalarına çoğu zaman şaşırmıyor değilim. Her anlamda donanımlı olmak gerek sanırım.

Güncel bir örnek vereyim. Daha dün bir konuğumla yeni anayasa çalışmalarını konuştuk; bir başka konukla da artan yumurta fiyatlarını! Önceki gün bir konuğumla Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin ortaya çıkan gelişmeleri, bir başka konukla da Rusya’yla yaşanan doğalgaz sorununu konuştuk. Yani ortası yok, birçok konuda bilgi sahibi olmanız gerekli. Gündeme hakim olmanız şart. Donanım aslında yalnızca bizim meslekte değil birçok meslekte olması gereken bir özellik ama bizimkinde daha ön planda.

Ne yazık ki birçok TV kanalı ön planda haberleri çıkarması gerekirken haber spikerlerin dekoltesini tutuyor. Medya neden teşhiri seviyor bu kadar? Güzellik ve televizyon sunuculuğu arasında bir paralellik mi var acaba?

Günlük hayatta da bu böyle değil mi aslında? Güzel olan her şey; dikkatimizi, ilgimizi çeker. Televizyon da görsel bir mecra, dolayısıyla güzellik, ekrana yakışmak çok önemli. Bu yadsınamaz bir gerçek. Ancak ben güzel olmak ile dekolte giymeyi birbirinden tamamen ayırıyorum. Haber sunan bir insan dekolte giymemeli bana göre. O sırada şehit haberi de gelebilir. Dekolteyle mi sunacaklar şehit haberini? Saygısızlık diye düşünüyorum. İyi bir spikerin zaten dekolteye ihtiyacı olmaz. İyi bir spikerin diksiyonu, sunuşu, sorduğu soruları, konuya hakimiyetiyle farklılaşması taraftarıyım. Hiçbir zaman dekolte tercih eden bir spiker olmadım.

Peki Lale, Türkiye’deki televizyon yayıncılığı hakkında ne düşünüyorsun? Özellikle internet yayıncılığı haber kanallarını ne derece olumsuz etkiledi?

İnternet yayıncılığı yepyeni bir alan. Artık günümüzde haberlere çok daha çabuk ulaşmak mümkün. Ben, internet yayıncılığının haber kanalları üzerinde olumsuz etkisi olduğunu düşünmüyorum. Aksine, rekabet her zaman kalitenin artmasına vesile olur. Ama şunun altını çizmek istiyorum; şimdi bilgiye ulaşmak eskiye göre çok daha kolay.

Mesleğinin dışında siyasete ve spora da çok yakından ilgili olduğunu biliyorum. Yeni bir kariyer kararı alsaydın, tercihini siyaset mi yana kullanırdın yoksa spordan mı?

Siyaset vazgeçilmez. Spor her daim hayatımda oldu ve olmaya da devam edecek ama profesyonel bir kariyerden bahsediyorsak tercihimi siyasetten yana kullanırdım.

Peki başarılı eğitiminin ardından medyada kendine nasıl bir yol çizdin Lale? Hedeflerini bizimle paylaşır mısın?

Geçmişte sağlık, kültür-sanat, hukuk gibi çok farklı alanlarda program sunuculuğu yaptım. Spor spikerliği ve editörlükle başladım mesleğe. Ama haberde kendimi buldum. En mutlu olduğum yerin haber merkezi olduğunu fark ettim. Şu anda haber spikerliği ve editörlüğü görevimi resmen aşkla sürdürüyorum. Kısa vadede bu görevi sürdürmek niyetindeyim. Uzun vadede, belki bir sürprizim olabilir. Haberle yakından ilgili ama farklı bir görev. Bakalım, gelecek günler neler getirecek..

Günümüz gençliğini genel olarak nasıl buluyorsun Lale? Buradan genç arkadaşlarımıza başarılı bir kariyerleri için neler paylaşmak istersin?

Zehir gibi gençlerimiz de var, apolitik olanlar da. Ben bilinçli gençlerimizin ağırlıkta olduğuna inanıyorum. Bugün dış politikada çok başarılı adımlar atıldığını görüyoruz. İleride başarılı Türk gençleri, bu adımlara yenilerini ekleyecektir. Türkiye, çok daha güçlü ve dünyada söz sahibi bir ülke olacak. Benim gençlere naçizane tavsiyem; zamanın kıymetini bilsinler, vakitlerini iyi değerlendirsinler.

Son olarak eklemek istediğin bir şeyler var mı?

Steve Jobs’un da dediği gibi, işiniz hayatınızın büyük bölümünü kaplıyor. Asla yılmayın, vazgeçmeyin, inanın, kalbinizin sesini dinleyin ve yaptığınız işi sevin. Sevmiyorsanız başka bir iş seçin!
Hayallerinizin peşinden gitmekten vazgeçmeyin… Ama öyle körü körüne gitmekten bahsetmiyorum. Hayalinize kavuşmak için var gücünüzle çalışın, hayırlı bir şey ise zaten Allah da yardımcınız olacaktır.

Röportaj: İbrahim Eryiğit

Sizi de bekliyoruz...

İsim (isteğe bağlı)

E-posta (isteğe bağlı)