Bir insanın sanatını meslek haline getirmesi ne büyük bir şans! Hem mesleğini icra ederek yaşamını sürdürüyorsun hem de manevi tatmin içinde oluyorsun. İş yoğunluğu, iş stresi, meslek hastalığı vs. pek az. İşte bu yüzden güzel sanatlarla uğraşan Şifa Toptaş, şanslı kişilerden biri bana göre. Kendisindeki bu sanatkarlığını Allah vergisi olarak görüyor. Bunun yanında büyük üstadların yanında eğitim almış ve mesleğinde başarıyı yakalayan tezhip sanatçılarından biri olmuş. Henüz 28 yaşında ve Şifa Sanatevi’nin sahibi. Kurduğu sanatevinde de eğitmenliğe devam ediyor aynı zamanda. Çok söz etmeden; gerçekleştirdiğimiz röportajda bana olan desteğine çok teşekkür ediyor, meslek hayatında nice başarılar diliyorum.
Öncelikle Şifa Toptaş’ı tanımak istiyoruz. Kimdi Şifa Toptaş? Kendini nasıl biri olarak tanımlıyor?
1981 yılında İstanbul Sultanahmet’te dünyaya geldim. Tezhip sanatı ile ilgili eğitimime 1995 yılında Birlik Vakfı’nda Serap Bostancı’yla başladım. 4 yıl burada eğitim aldıktan sonra Kültür Bakanlığı’nın Topkapı Sarayı’nda açmış olduğu tezhip derslerine katıldım. Burada Semih İrteş, Mamure Öz, Serap Bostancı, Sevim Kayaoğlu ve Birsen Gökçe’den ders aldım. Topkapı Sarayı’ndaki eğitimimi tamamladıktan sonra Serap Bostancı’nın Hekimoğlu Alipaşa Kütüphanesi’nde açtığı tezhip ihtisas sınıfına 4 yıl devam ettim. 3 yıl büyükşehir belediyesinin meslek edindirme kurslarının bir bölümü olan İSMEK sanat evinde tezhip sanatçısı olarak çalıştım. Burada eserlerim yurt içinde ve yurt dışında sıklıkla sergilendi. Aynı yıllarda Hekimoğlu Ali Paşa’da Orhan Dağlı’dan minyatür dersleri aldım. 2 yıl Şale Köşkü’nde Cahide Keskiner yönetimindeki 15. yy ihtisas derslerine Sabiha Koç ile devam ettim. Orhan Dağlı hocanın çiçek ressamlığı derslerine katıldım. Ve bu dersten icazetimi aldım. 2006 yılında Sultanahmet’te Şifa Sanatevi’ni açtım. Bir çok karma sergiye katıldım ve hayallerim doğrultusunda çalışmalarıma devam ettim. Halen sanatevinde, Birlik Vakfında ve Ebul Vefa Vakfında öğrenciler yetiştirmeye devam etmekteyim.
Şu anki mesleğine nasıl başladın? Seni bu mesleğine çeken sebepler nelerdi?
Beni bu mesleğe çeken sebep ailemin sanata olan duyarlılığı ve ilgisinden kaynaklanmaktadır. Ben çok küçük yaşlarda iken babam beni sanatçılarla tanıştırmaya, çok farklı sergileri gezdirmeye götürürdü. Evimizde sanatla alakalı kitap arşivimiz boldu. Alternatifi bol bir evde yaşayınca da ruhuna uygun olan işi seçme şansın daha fazla oluyor ki;
ben çok küçük yaşlarda ilkokula giderken, tezhiple alakalı motifleri çizer ve boyardım. Daha sonra babamın teşviki ile bu sanatın içine girmiş oldum. Başladığımda 14 yaşımdaydım. Çok doğru bir zamanlama ve çok doğru bir seçim, çünkü benim hayatımın bütününü oluşturdu tezhip.
Geçmişte ilgisizliğe hapsolan ve unutulmaya yüz tutmuş milli sanatlarımıza günümüzde ilgi görmesini neye bağlayabiliriz?
Kültürel düzey arttıkça, bizi ileriye götüren geçmişimize daha çok eğildik, daha çok ders aldık. Günümüzde arşivlerin ortaya çıkmasıyla yapılan eserler daha çok karşımıza çıktı ve çeşitlilik arttı. Bir başka neden de çeşitli kursların açılması bu sanatı daha çok yaygınlaştırdı ve ilgi arttı.
Ülkemizde özel ve özellikle ücretsiz verilen eğitimlerin niteliği/yeterliliği hakkında neler söylersin?
Ülkemizde çok çeşitli yerlerde verilen eğitim yerleri var. Bunları ücretli veya ücretsiz olarak ayırmak istemiyorum. Oldukça kaliteli hocalara sahip olan yerler var. Buralarda özel ya da ücretsiz diye ayırmadan duyarlı davranarak eğitim vermekteler. İstanbul eğitim verilen yerlerin başında geliyor. Ülkemizin çeşitli illerinde internetten eğitim veriyorum, çünkü başka alternatifleri yok. Eğitim alma şansları olsa, çok iyi sanatçılar yetişecek insanların varlığını biliyoruz. Dilerim ki bütün ülkemiz içersinde de istediği halde eğitim alma şansı olmayacak iller kalmaz.
Mesleğinin manevi anlamda sana kattığı birçok şey olmuştur kanaatimce. Öyle değil mi?
Mutlaka olmuştur. Bir defa sabrı öğreniyorsunuz. Bir işe eğilmenin değer vermenin, değer katmanın farkındalığını yaşıyorsunuz. Başarı kattığının farkındasınız. Öğrenciler yetiştirerek paylaşımı kattığının farkındasınız ve sayılabilecek çok şey var aklıma gelmeyen.
Tezhip, hat, ebru vs. gibi sanatların yöntemini öğrendikten sonra herkes kolayca yapabilir mi? Yoksa resim yapma gibi belli bir yeteneğe mi sahip olması gerekli?
Bir şeyin kurallarını öğrendiğiniz zaman, o işin kuralı ile yapabilen bir zanaatkar olursunuz. Sanatkarlık Allah vergisi bir yetenektir. Onu ekleyemezsiniz bir insana. Bildiğiniz her şeyi öğretebilirsiniz ama üretkenlik, sıra dışılık, yaratıcılık onun varoluşunda yoksa, ancak öğrettiğiniz kadarını resmedebilir.
Geleceğe dönük amaçlarını ve hedeflerini bizimle paylaşabilir misin?
Çok planlı yaşayan bir insan olmadığım için uzak hedeflerim yoktur. Çok keyif aldığım şeyleri icraata geçirmeyi severim. Hayal gücüm çok kuvvetlidir ve bunların peşinden koşmak benim hayatımı anlamdırandır. Planlı yaşamıyorum; ama çok keyif alarak yaptığım her şey, sanki planlıymış gibi bana geri dönüşümü güzel oluyor. Tabii bu beklentilerinize göre de değişir. Benim beklentilerim maddi ya da şöhret değil, aldığım keyif. O da bana geri geliyor zaten.
Eğitmen birisi olarak sözünü ettiğimiz sanatlara ilgi duyan veya yeni başlamış olanlara neler tavsiye edeceksin?
Kişi zevk sahibi ise, kursa gitse de gitmese de salt zevkinin bulunduğu noktayı keşfetmeli ve kaybetmemeli. Kursa giderek zevkini özendiği herhangi bir sanatın eğitimi ile terbiye etmeli. Eğitimini yaparken de kuralların vermiş olduğu monotonluğu adet edinmemeli. Tabii ki kuralları, yolu yordamı bilmeli; ama sanat denilen şeyin daima içten geldiğini unutmamalı. Fakat eğitim şart!
Son olarak eklemek istediklerin varsa alabilir miyim?
Herkes sanatla uğraşmak zorunda değil; ama tanımak zorunda! Bu hayatın başka bir bakış açısı, zevki ve keyfidir. Bir arkadaşım, bu işin insan hayatındaki yerini sormuştu neye lazım diye merak ediyordu. Ona şu cevabı verdim: İnsan hastayken doktora ihtiyacı vardır, ilaca ihtiyacı vardır, havaya ihtiyacı vardır. Ama şu da bir gerçek: Kapıdan giren bir dostunuzun elindeki çiçekler gibidir sanatlar. Belki doktorun teşhisini koyamaz, vereceği ilacın etkisini göstermez; ama ruhunuzu diriltir, besler, ayaklandırır. O yüzden boşa olduğu düşünülmeden çok ciddi emekler özveriler katılarak oluşturulmuş bu sanatları, binlerce yıllık geçmişimize ait olan bu sanatları yakinen tanımak insanlığımıza değer katar.
Röportaj: İbrahim Eryiğit
Selamlar
Öncelikle bu başarılı ve genç sanatçımızı sonra da onu burada konuk edenleri kutlarım. Şifa Toptaş’ın sanatı gerçekten anılmaya ve tanınmaya değer. Genç arkadaşlara tavsiyelerini yerinde buluyorum. Allah hepimize sevdiği işi\sanatı meslek olarak ve en güzel şekilde yapmayı nasip etsin.Teşekkürler
çalışmalarını görmek isterdim.:(
bende çok isterdim.tebrik ederim …
maddi boyutu nedir.sizi tatmin ediyor mu?
sanatkarlık Allah vergisi bir yetenek değildir.
hayatının her safhasında yararlı olmak isteyen, üretmek isteyen herkese örnek olabilecek yaşta ve deneyim olarak ise gerekli çalışmayı yapmış genç arkadaşımızla yaptığınız röportaj beni büyüledi….
sanata değindiğiniz iyi olmuş .sabır gerçekten zor.insanın işini severek ve sabırla yapması kadar güzel birşey olamaz.
merk ettim çalışmalarını şimdi
böyle başarılı gençleri görmek istiyoruz. ;)
Kendini sanatçı olarak tanımlayan özgür ruhlu bir genç kadına, çevresindeki erkekler görmesin diye saçının telini örtüler altına saklamak yakışmıyor.
BABASıNA LAYıK BiR EVLAT OLMUŞ. kENDiSiNi FAZLA TANıMAM AMA BABASıNı iYi TANıRıM KALiTELi, seviyeli ve de samimi bir insandır.her zaman saygı ve muhabbetle anarım ve kendisine duacıyım. böyle sanat ve kültürle uğraşan kişilerin röpörtajlarının devamını bekliyoruz.
saygı ve sevgilerimle
hasan akdaş
bencede iyi bir bağdaş kurmuş yine ibrahim :))
hayallerinizi gerçekleştirmeniz bi harika.g.el sanatları ögrencisiyim tanışmamız mümkün olabilir mi acaba.sizden ögrenecegim çok şey oldugunu düşünüyorum.hem meslek hem zevk.benim için gerçekten önemli.hayalinizle hep el ele yürümeniz dilegiyle…
kıymetli şifa hanım kardeşim;
İcra ettiğiniz sanat çok özel, çok kıymetli. Birçok gencin henüz tadının farkına varamadığı ama gelecekte cok aranılır olacak bir sanat. Size kesinlikle ihtiyac var. belki bugün ilgisiz olunabilir ama alt ve temel sebep fakirlik ve cehalet. bunlar inşallah birkaç yıla kadar çözülecek. Allah yardımcınız olsun, mutluluğunuzu arttırsın ve bir dolu öğrenciniz olsun inşallah sınıfa sığamasınlar:)
geleceğimde istanbul varsa sizinle tanışmayı isterim.(hepinizde istanbuldasınız bediüzzaman(ra) demişti:)
Ayrıca örtünüz size çok yakışmış maşallah çiçek gibi açmışsınız.
Hazineler güzel mushaflarda saklanır. Buda sizin ince fikirli ve sadakat sahibi olduğunuz anlamına gelir. Sayılacak cok özelliğiniz var ama yaptığınız iş hepsini açığa çıkarmış.
İbrahim bey çok güzel nadir bulunan bir örnek seçmişsiniz tebrik ederim.
Selam , sevgi ve saygılarımla