Rekabetten doğan yorgunluğumu nasıl azaltabilirim?

Kategori:Psikolog Abi | Tarih:27/11/09

psikologabiİsimsiz/22: Fiziksel veya zihinsel bütün eylemlerimde rekabet etmekten, yensem de yenilsem de, büyük keyif alıyorum. Rekabetten sürekli bir şeyler öğrendiğimi hissediyorum, ancak bu durum beni hem bedenen hem de aklen çok yoruyor. Bu yorgunluğu nasıl azaltabilirim?
 
Psikolog Abi: Değerli okuyucu; isim vermek istememen ilerleyen zamanlar için muhtemel bir rakip olarak karşımda 1-0 mağlup başlamak endişesinden midir bilmiyorum ama psikolog olarak yan kulvarıma geçersen bu sefer haz duyamadığın bir yenilgi tattırırım sana dikkat et!:)
 
Ama ben seni rakip kulvarda görmeyeceksem, seans koltuğunda görsem derdim ki: Aslında sen rekabet etmeye bir başarı tutkusuyla, diğerlerine göstereceğin bir benlik ideali nedeniyle aşıksın. Ve bu aşk sadece yenmekten haz alır. Yenilmekten de haz alman bir rasyonalize etme denemesidir. Evet yenildim ama ben de Edison gibi ampülün bulunmayacağı yeni bir yol keşfettim diyerek kendi kendine yalancı teselliler sunuyorsun. Aslında bunların görevi yenilme acına merhem olmak.
 
Biz pis-kologlar deriz ki ama sevmek ama yenmek için birilerine mahkumsan aslında sen kendi kişiliğine mahkum olmuşsun demektir. Sevgi pıtırcıkları olarak ortada dolaşanlar da herkesi ringin kırmızı köşesindeki rakip görenlerin de içlerindedir asıl huzursuz rakip. Neden hayatı böyle algılıyorsun, varolmak için illa birileri tarafından sevilmeye ya da birilerini yenmeye mi ihtiyacın var deriz. Mesele kimsenin olmadığı bir adada yaşayabilecek kadar kendine yeter, ama yaşamayacak kadar da akıllı olmaktadır sevgili isimsiz.

>Sen de Psikolog Abi’ye soru sormaktan çekinmeyeceksen tıkla

  • Facebook
  • Twitter
  • del.icio.us
  • Technorati
  • Google Bookmarks
  • Live
  • email

Toplam 6 yorumcu katıldı.

derya demir:

aydınlatıcı bir cevap.sağolun

seyhan batur:

:)

irem:

çok hoş yaaaa

ARAF:

cevap çok manidar,teşekkürler…

benlik yok :):

güzel olmuş :)
herşey zıttıyla bilinir. varlığı ispatlamak için olmayan şeyi varmış gibi göstermekte diğer bir huyumuz sanırım. tüm gerçek-sahte rakiplerde gidince en sonunda rakip “şahsımız” kalıyor .
Mesele kimsenin olmadığı bir adada yaşayabilecek kadar kendine yeter, ama yaşamayacak kadar da akıllı olmaktadır .. doğru yazmışsınız
ama bazılarımız hiç “kimsesiz” olmadı bu sebeple varlığı “farklılık” değil rakip olarak algıladık .
selamlar

taner başlı:

Soru çok güzel ; ama cevabın konuyla pek alakası yok..Soruda size denilen farklı birşey ve bu denli rekabeti seven birisini resmen psiko hasta olarak nitelendirmişsiniz , Edison o yanlış yolları kendine merhem edinmese idi ne siz bunu yazardınız ne de ben buraya yorum yazardım!

Sizi de bekliyoruz...

İsim (isteğe bağlı)

E-posta (isteğe bağlı)