Yarışma başladı: “Bir genç olarak …. sesleniyorum”

Kategori:Bizden Haberler | Tarih:17/10/08

Evet, an itibariyle başlayabiliriz yazmaya… Yarışma formatında olması yarıştırmak anlamı taşımıyor; güzel şeylere vesile olmak bütün gaye.
Şimdi sesimizi duyurmanın vakti geldi! Bunu, takdir kazanan Başarılı Gençler projesi ile gerçekleştirmek istedik biz de. Bu bağlamda, demokratik hakkınızı yazıya dökerek seslendirebilirsiniz. Bu, genç kalem, gençliğin sesi olacak.. Tabii bu ses burada kalmayacak; yankılanmasını da sağlamaya çalışacağız, burası süpriz olsun!
Hemen detaya girersek; çok dayatma yapmadan ve kalıplara sokmadan bir temamız var: “Bir genç olarak…sesleniyorum” Örneğin, bu köşe yazınızın başlığı; “Bir genç olarak ‘başbakana’ sesleniyorum” da olabilir, “Bir genç olarak ‘YÖK’e’ sesleniyorum”, veya “Bir genç olarak ’sevgilime’ sesleniyorum” da… Tercihinize bırakıyoruz. >>>

Değer verdim, değersiz oldum

Kategori:Genç Köşe | Tarih:15/10/08

“Her insana değeri kadar değer vereceğim” sözünü arkadaşlarınızdan veya çevrenizden duymuşsunuzdur. Gerçekten de bu sözün önemini yaşadığımız acı tecrübeler bize öğretiyor. Özellikle de çok iyi kalpli ve hassas olan insanların bu konuda suistimal edildiğini düşünüyorum ben. Genel bir yargı olmadığını ifade ederek şu soru sorayım izninizle: Neden insan kendisine değer veren bir insanı değersiz duruma düşürür?
Sorunun cevabını tam bilemeyeceğim; fakat bu meselenin psikolojik bir vaka olduğuna inanıyorum. Sanıyorum insan, ‘değer vereni’ yendiğini farzetmekte ve böylelikle bir ihtiyacı olmadığını düşünmekte… Yahut bilinçaltının yanlış yönlendirmesi sonucu, değer veren kişiyi artık önemsiz birisi olarak addetmekte.. >>>

Hürriyet Gazetesi muhabiri Yeliz Öz: Türkiye’de medyada çok seslilik var

Kategori:Gazete | Tarih:11/10/08

Gazetecilik mesleğinin kutsal olduğuna inanan birisi olduğumu hemen söylemeliyim. Bir bilgi veya haberi doğrudan okuyucuya aktarması nedeniyle ikili bir ilişki kurulmasıyla başlıyor kutsallığı esasında. Okuyucunun inancını boşa çıkarmaması ise bu kutsal mesleği icra edenlerin büyük sorumluluğunda oluyor. Çok ciddi bir yükümlülük ve dolayısıyla çok kutsal bir görev üsteniyor gazeteciler tabiri caizse.
Bu mesleği icra edenler arasında 21 yaşında bir genç var: Yeliz Öz. Hürriyet muhabiri olarak çalışan Yeliz imza attığı haber ve basın ödülleriyle adını duyurmayı başardı. Hürriyet Gazetesi’nde çalıştığı sıralar kendisi için çok kolay geçmediğini, büyük fedakarlıklar gösterdiğini satır aralarında okuyacaksınız.
Gazetecilik mesleğinde Yeliz’e kolaylık ve başarılar diliyor, gösterdiği desteğine teşekkürlerimi sunuyorum. Umarım, gerçekleştirdiğimiz röportajla çok sesliliğe katkı sağlamış oluruz.

Yeliz Öz’ü Başarılı Gençler okuyucularına tanıtır mısın? Nasıl biridir Yeliz?
21 Mayıs 1987 Bakırköy, İstanbul’da dünyaya geldim. İlk ve ortaokulu Bakırköy Mustafa Necati İlköğretim Okulu’nda okudum. Gazeteciliğe dair heveslerim de aslında orada başladı. Ortaokul 2′nci sınıfta duvar gazetesi projesi olarak başlayan sonrasında fotokopiyle çoğaltıp yazılı bir yayın organı haline getirdiğimiz “Gençlik” dergisinin >>>

Keşfettiğim bazı yöntemler

Kategori:Genç Köşe | Tarih:08/10/08

Hayatta kendi denediğim yahut başka birinde gözlemlediğim işe yarar yöntemleri keşfettikçe bunları dostlarımla da paylaşmak, severek yaptığım bir şey. Bu yazıda yukarıda bahsettiğim nitelikteki bazı yöntemlere dikkatinizi çekmek istiyorum.
Özellikle yeni bir beceri kazanmak için bir an önce yola koyulmanın ve bir yerlerden başlamanın getirilerine birçok defa şahit oldum. Bir laf vardır: “Bisiklete binmeyi öğrenmek istiyorsan ‘Nasıl bisiklete binilir?’ kitabını alma, git bir tane bisiklet al.” Aynen öyle. Yani işin teoriğinden önce yapılacak bir miktar pratik çalışma, o işi gerçekleştirmekteki hızımızı, hevesimizi ve >>>

Yönetmen Abdulbaki Yavuz: Türkiye’deki sinema eğitimiyle uyuşturuluyoruz

Kategori:Sinema | Tarih:04/10/08

Abdulbaki Yavuz 23 yaşında. Üniversite 4. sınıf olmasına rağmen birçok kısa filmleriyle isminden söz ettirdi. Son kısa filmi “Bir Kaplumbağa ve Tavşan Hikayesi” ile Altın Portakal’a aday oldu. 30′lu yaşlarda yönetmenlerin katıldığını belirtirsek bu festivale katılan en genç yönetmenlerden unvanına sahip olduğunu ekleyebiliriz. Doğrusu Abdulbaki hayallerinin peşinden koşarak başarısını da beraberinde getirmiş. Birçok akranına göre de yılmadan, sıkıntılara göğüs gererek çalışmalarının karşılığını görmeyi yeğliyor. Dobralığına ve içtenliğine tanık olmak benim için ayrı bir öneme sahip. Bu sebeple kendisini tanıdığım için çok mutlu olduğumu belirtmeden geçemeyeceğim. Bundan sonraki başarılarının artarak devam edeceğinden ise şüphem yok. Zira Abdulbaki hayallerinin peşini hiç bırakmamaya niyetli…

Öncelikle Başarılı Gençler okuyucularına Abdulbaki Yavuz’u tanıtabilir misin?
7 Şubat 1985 Sivas’ta doğumluyum. İlköğretim ve liseyi İstanbul’da tamamladım. İlk kısa film denememi lise son sınıfta gerçekleştirdim. Üniversiteye hazırlandığım sırada çeşitli ajanslarda kamera ve kurgu asistanlığı yaptım. 2004 yılında Sinema-TV bölümünü kazandım. 2005 yazında “Anne ya da Leyla” isimli sinema filminde ise reji asistanlığı yaptım. Üniversite birinci sınıfta ise 4 kısa film denemesinde bulundum. >>>

Bu yazıya kayıtlı mısın, yoksa kayıtsız mı?

Kategori:Genç Köşe | Tarih:02/10/08

Tek bir fenomen üzerinde durmak istiyorum. O da: Kayıtsızlık. Doğrusu meseleye geniş perspektiften bakılması lâzım, zira bu konuda sığ kalıplı düşüncelere kapılmak soruyu yanlış çözümlemeye neden olacaktır. Hemen konuya dönüyor şu kritik soruyu soruyorum: Gençlerimiz kayıtsız mı?!
Evet bu soruya nasıl yorum getireceğinizi merak ediyorum inanın. Benim naçizane yorumum şöyle: Her genç kayıtlıdır, aynı zamanda kayıtsızdır; fakat neye kayıtlı olduğu önemlidir.
Bu bağlamda, nelere kayıtlı olduğumuz konusunda ise iyimser değilim maalesef. Zira kolaycılığa kaçan genç nesil boş şeylere daha fazla ilgi gösterdiğini düşünüyorum. >>>


Page 5 of 10«34567»