2. yılımızın onuruna desteğini gösterenlerin listesi

Kategori:Bizden Haberler | Tarih:04/06/10

Projemize ‘start’ verdiğimizde kısa süreli olmaması temennisinde bulunanlar olmuştu. “Böylesine güzel bir proje umarım uzun süre yayına devam eder, öylece kalakalmaz” dileklerine benzer temenniler vardı 2 sene önce. Esasında bu bir rica, bir anlamda serzenişti bizim için. İşin doğrusu web dünyasında böyle bir proje uzun soluklu olmuyordu çünkü. Ve okuyucularını, takipçilerini terk ediyor, unutulup gidiyordu. Öte yandan bazen de içerik yayınlama sıklığı daha azalıyor, okuyucularını tatmin etmeyen bir yayın sunuyordu çoğu web portalı.
Elbette bizim de yayınımızda bazı olumsuzluklar yaşamamız söz konusu oldu, bunu tüm samimiyetimizle kabulleniyor, yaşattığımız hayal kırıklıkları için özür diliyorum. Ancak nihayet niteliğimizden ödün vermeden, istikrarlı bir şekilde projenin devamlılığını sağlayarak bugünlere geldik. İşte en önemlisi de bugünlere gelmemizde projemize yardımlarını, desteğini gösteren arkadaş ve dostlarımızın olması idi. Yanlız olmadığımızın bilincinde olmak, yanımızda olmaları, her daim maddi, >>>

Düşünce, kalabalıklara mahkum olunca

Kategori:Genç Köşe | Tarih:01/06/10

Bir kayaya vurulan çekiç darbelerini andıran bu yazı dizisinde, konu ile ilgili bazı parametreleri ve bunların paradigmalarını sorgulamak ve çeşitli kavramlarla üstü örtülmüş genç bireyi bulma yolunda başlangıç adımını atmayı hedefliyorum. Neden böyle bir şey ile uğraşmak istemiş olabilirim?

Sebepleri çok açık olduğu için ifşası gerekli belki de! Özetle; zihinsel üretimin kendine özgü üretim süreçlerinin önündeki engelleri aşabilmek için denebilir. Kalabalıklaştıkça, kalıplaşan düşün formlarımızı yalnızlığa azat(!) ederek sınamak ta diyebiliriz.

Elbette ben, bu açıklama kısmını daha derinlemesine tartışmayacağım. Halihazırda, benim tartıştığım asıl tavır, dile getirmeye çalıştığım duruştan önceki aksiyonun >>>

Belgeselci Can Diker: Genç kuşak sayesinde Türk sineması daha hızlı gelişir

Kategori:Sanat | Tarih:27/05/10

can_diker_1Belgesel izlemeyi bir öğrenme metodu olarak görmüşümdür, bu yüzdendir ki belgeseller ilgimi hemen çekmiştir. Film satışı yapan mağazalardaki video-film raflarında gezinirken özellikle belgesel filmlerine bakmadan geçemiyorum açıkçası. Bunun sebebi hikmeti ise belgesel filmlerin seyir zevki sunmasının yanında öğretici olmasıdır… Bu bağlamda, belgeselcilere hep bir öğretmen gözüyle bakmışımdır. İşte bu öğretmenlerimden biri de sevgili Can Diker. Henüz 24 yaşında olmasına rağmen çalışmaları ödüllere boğulmuş. Yüksek lisans öğrencisi ve öğretim görevlisi de olan Can, çektiği belgesel filmleri takdire şayan bana göre. Kendini her ne kadar belgeselci olarak görmese de bu sıfatı layıkıyla taşıyor doğrusu. Kendisi ile gerçekleştirdiğimiz röportajı sizlerle paylaşırken, sevgili Can’a meslek hayatında nice başarılar diliyorum. Umarım başarılı hayatın ileride belgesel olur Can!

Can Diker’i tanımak istiyoruz öncelikle. Kimdir, ve kendini nasıl biri olarak tanımlıyor?
25 Ağustos 1986 yılında İstanbul’da doğdum. Ortaokulu ve liseyi Vefa Lisesi’nde okudum. İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde Görsel İletişim Tasarımı Bölümü’nden İletişim Fakültesi birincisi olarak mezun oldum ve bu esnada 2006-2008 yılları arasında üniversitede >>>

Gençlikteki başarma tutkusu nereden doğar?

Kategori:Genç Köşe | Tarih:23/05/10

İlk kez ne zaman benliğinizi sarsacak kadar büyük bir başarıyla anılmak istediniz? Daha önce hiç karşılaşmadığınız kişiler tarafından takdir edilmek ilk ne zaman gururunuzu okşadı? Kaç yaşındayken kendinizi başardığınız şeylerden dolayı mutlu olmuş hissettiniz? Kendi seçtiklerinizden dolayı beğenilmek, hangi tarihten beri hayat felsefelerinizin başında geldi?

İlk tecrübelerinizle kendinizi tanımaya başladıysanız eli öpülesi bir insansınız. Hele de bunu sonu olmayan gençlik heyecanlarınızla kucakladıysanız. Şu anda yaşadığınız ya da her ne olursa olsun yaşamayı dilediğiniz hayatınızın son nefesini soluyor >>>

Reklam fotoğrafçısı Murat Süyür: Hayat reklamlardaki kadar güzel değil

Kategori:Fotoğraf,Grafik Tasarım,Sanat | Tarih:21/05/10

murat_suyur_1Tasarımcılığın bir dalı olan reklam tasarımı tüm sanat dallarından besleniyor dersek pek doğru bir tespit yapmış oluruz. Bu yüzdendir ki, reklama karşı çok büyük bir ilgim olmuştur. Televizyon karşısında, internet başında, İstanbul caddelerinde yolculuk yaparken, gazete/dergi okurken v.b. hep bir dikkat kesilmişimdir reklamlara… Tasarımdaki zekaya hayranlığımı her yerde de anlatır dururum. Bu zekayı üreten kişilere ise imrenirim. Bu kişilerden biri de Murat Süyür. Çalışmalarını titizlikle inceledikten sonra kendisine hayran kalmamak mümkün değil. 26 yaşındaki Murat, Türkiye’nin en iyi reklam tasarımcılarından biri bence. Mühendisliği bırakacak seviyede işine tutkuyla bağlanmış. Ve bu tutku ve aşk işindeki başarıyı doğurmuş doğrusu.Fazla laf etmeden, kendisine bana gösterdiği desteğinden ötürü teşekkür ediyor, meslek hayatında nice başarılar diliyorum.

Murat Süyür’ü Başarılı Gençler okuyucuları için tanıtabilir misin?
Murat Süyür, 1984 İstanbul doğumlu ve 2005 yılında başladığı fotoğraf hobisini son 3 senedir mesleki boyutlarda icra eden bir reklam >>>

Oyunlar online, hayatlar offline

Kategori:Genç Köşe | Tarih:05/05/10

Hep hayıflanıp durmuşumdur, çocukken oynadığımız oyunların son emanetçileri olduğumuza… Ne acıdır ki, bizden sonraki kuşağa emaneti teslim edememenin, yaşatamamışlığın mahcupluğunu yaşıyorum her daim. Zamanın şartlarından/olanaklarından ötürü olsa gerek, bilimum sokak oyunlarının nesili olmanın bana kattığı çok şey olduğuna inanır ve bu sebeple kendimi şanslı kuşaklardan biri hissederim. Lakin şimdiki çocukların ise çocukluk çağını doyasıya yaşayamadığını düşünür ve hüzünlerim.

Malesef saklambaç, seksek, körebe, yakar topu, misket, çelik çomak, bilyeli v.b. gibi sokak oyunlarıyla vakit geçirdiğimiz çocukluk günleri evrim değiştirdi, ve hepimizin az ya da çok oynadığı bu sokak oyunları elektronik cihazlara yenik düştü. Nihayet ADSL >>>