Her lise öğrencisinin hayalini süsleyen bir şeydir ÖSS derecesi. Bazıları için ütopya olan bu başarı, bazıları için ise zor değil. Bu başarı için zeka olgusunun ne kadar belirleyici bir etken olduğu bir yana, çok çalışmanın neticesi olduğu tartışılmaz. Nitekim genç arkadaşımız Ali Taşar bunu bir kez daha ispatladı.
ÖSS’nin gerçek şampiyonu olarak medyada yer alan Ali Taşar’ın başarı hikayesini okuyunca inanın ‘başarıüstüne’ yolculuk edeceksiniz. İlköğretim ve lise eğitimini açıköğretimle bitirerek 1 senelik ÖSS sınavı hazırlık dönemi geçiren Ali, aldığı Türkiye 866. derecesi ile çok şaşırtmıştı beni. Üstlendiği bazı sorumluluklar, çektiği sıkıntılar, okuma aşkı uğruna fedakarlıklarını öğrenince ‘gerçek’ şampiyonluğu hakettiğine inanıyorum.
Verdiği samimi röportajıyla Ali’ye, ‘insan isterse’ sözünün içini doldurduğu için minnettarlığımı gösterir, olağanüstü başarısına ayakta alkış tutuyorum..
Ali Taşar’ı ÖSS sonuçları açıklanınca tanıdık; fakat tanımayanlar için kısaca kendinden bahseder misin?
Osmaniye/Kadirli ilçesi doğumluyum. Okul hayatım dalgalanmalarla geçti. İlköğretim 5. sınıfa kadar Kadirli’ye bağlı Taşköprü Köyü’nde okudum. Ortaokul için Mersin’e gittim. Dr. I. Kamil Tarhan İlkoğretim Okulu’nda 6. sınıfa başladım; ama babam ağır hastalanınca 7. sınıfta okulu bırakıp köye dönmek zorunda kaldım. Evin büyük oğlu olduğum için evin yükünü üstlenmek bana düşüyordu. 14 yaşıma geldiğimde de ailece Mersin’in Erdemli ilçesine taşındık. Bir sürü sorunla boğuşarak geçirdiğim 4-5 yıllık bir süreden sonra bir yakınımın yol göstermesi üzerine açıkilköğretim okuluna başvurdum. Bir süre sonra bu yolla ilköğretimi bitirdim. Arkasından açıköğretim lisesine başvurdum. Liseyi dışarıdan okurken askerliğimi de yapmış oldum. 2007’de açık liseden de mezun oldum. Dershaneye gidip iyi bir eğitimle 2008 senesinde ÖSS’ye girdim. 7. sınıftan normal ilköğretimi bırakalı 11 yıl geçtikten sonra 24 yaşımda girmiş olduğum sınavda EA-2 ham puanda 273.4, EA-2 yerleştirme puanında da 343.812 puan aldım. EA-2 ham puanda Turkiye 866. olurken Mersin’de de 21. oldum. Aldığım puanla Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Bölümü’ne mütevvelli heyeti bursu ile yerleştim.
Akıl hastası öğretmenin akıl dışı eğitimiyle ilkokulu bitirmen, belli bir zaman sonra açıköğretimle ortaokul ve liseyi bitirmen, akabinde ise ilk kez girdiğin ÖSS’de derece yapmanı nasıl açıklayabiliriz? Bu senin çok zeki biri olduğunu mu gösteriyor?
Birçok insan gibi ben de zeki olduğumu düşünürüm; ama açıkçası zekilik her zaman yeterli olmuyor. Zeki olduğu halde eğitim hayatı parlak olmayan birçok öğrenci var. Bence bunun en büyük nedenlerinden biri bendeki okuma isteğiydi. Her ne kadar ilkokulda akli dengesi yerinde olmadığını düşündüğüm bir öğretmenden ders almak zorunda kalmış olsam da 5. sınıf öğretmenim çok iyi ve çok sevdiğim bir insandı. 5. sınıfta iyi bir öğretmene kavuşunca nefret etmeye başladığım okulu tekrar sevmeye başlamıştım.
Bazen hayattaki bazı olumsuzluklar insanda ters tepki yapar ve insanı ısrarcı kılar. Mesela benim orta okulda okulu bırakmak zorunda kalmam da beni okuma konusunda ısrarcı kıldı. Sadece ben değil her insanı çok istediği bir şeylerden uzak tutmak çok zordur; ben de okumayı çok istiyordum ve hayat şartları beni okuldan uzak tutuyordu. Durum böyle olunca da aradan belli bir süre geçtikten sonra elime dışarıdan da olsa okuma fırsatını değerlendirdim. Okumayı çok istiyordum ve bu isteğim uğruna çok büyük fedakarlıklar yapabilirdim. Ben de bu fedakarlığı gerek hayatımdan, gerek mutluluklarımdan, gerekse rahatlığımdan yaparak çok çalıştım.
6 nüfuslu ailenin en büyük çocuğu olarak ailenin geçimini üstlendin. Babanın hastalanmasının ardından, küçük yaşta bu yükü omuzların nasıl taşıyabildi? İsyanın oldu mu hayata? Yetkili kurum/kuruluştan maddi destek almaya çalışmadınız mı?
13–14 yaşlarındaydım bu yükü omuzlarıma aldığımda. Çok zor ve altından kalkılmasi imkânsız gibi gözüküyordu ilk başlarda ve öyle de oldu; ilk zamanlarda ezildim bu yükün altında. Fakat çok güçlü ve çok cesaretli annem hep yanımda oldu, beni sürekli destekledi. O zor günlere ailece direndik. Yaşı küçük ya da büyük sorun olmadı bizde; herkes elinden geleni yaptı ailece, hepsi destekledi beni.
Bunalıma girdiğim zamanlar oldu tabii ki. Hatta defalarca bir kenara cekilip saatlerce sızlandığım oldu; ama bu pes ettiğim için değil direndiğim içindi. Nasıl olur da hayat bu kadar zor olur, hayat beni böylesine ezer diye sorup bunu kabul edemediğim içindi. Benim bir inancım vardı çok küçüklükten beri: Her insan zor da olsa hakettiği hayatı yaşar derdim ve ben de hep iyi bir hayatı haketmeye calıştım. Yeteri kadar calışıp hakettiğim zaman bütün zorlukların sona ereceğine ınanıyordum.
Bu zor süre boyunca herhangi bir kurum ya da kuruluştan yardım almaya çalışmadık, çünkü böyle kurumların olduğunu ve bir yerlerden destek alabileceğimizi o zamanlar bilmiyordum. Destek alabileceğim tek kapı yakınlarımdı; ama onlar da nedense kapılarını açmıyorlardı… Belki de ancak kendilerine yetebildikleri için öyle yapıyorlardı. Sonuçta o hayatta onlarındı nasıl isterlerse öyle davranabilirlerdi, buna itiraz edemezdim…
Yaşadığın sıkıntılar ve olumsuzlukları yaşarken hayalini ‘dereceli başarı’ süslüyor muydu? Nasıl motive ediyordun kendini merak ediyorum.
Ben olumsuzluklarla boğuşurken okumayla ilgili bir hayalim yoktu. Başlarda okul hayal bile değildi yani. Tek düşündüğüm babamın iyileşmesi ve ailemin eski mutluluğuna kavuşmasıydı.
İnsan motive olmak isterse hayatta her zaman bir şeyler bulur. İlkokul ders kitaplarının birinde bir okuma parçası vardır: Sakat bir kızı anlatır ve o sakat kız yürüyemiyor olmasına rağmen hayattaki her şeyden mutluluklar çıkartır ve daha da kötü bir durumda olmadığı için şükreder. Ben de sükrediyordum, benden daha kötü durumda olan insanlar vardı zira. En azından babam hasta da olsa hayattaydı ve bu büyük bir mutluluktur her şeye rağmen.
16 yaşında tarihi bir ‘yemin’in varmış. Bu yemin aynı zamanda kırılma noktası oldu sanırım. Bunu açabilir miyiz Ali?
Evet öyle bir yemin ettim ve hâlâ da o yemini unutmadım, ve o yemin uğruna devam ediyorum. Daha tam anlamıyla gerçekleştirdim sayılmaz.
O zamanlar gırtlağa kadar borç batağındayız. Haliyle psikolojimiz de çok kötü ailece. Bir gün eve girecekken içeriden sesler duydum; çok sevdiğim ve bizden alacağı olan bir yakınımın sesiydi bu. Hasta yatağındaki babamdan çok ters bir ağızla parasını istiyordu. Aslında haklıydı ve parasını istemek hakkıydı; ama yataktaki hasta insandan değil, benden istemeliydi. Çok sevdiğim bu insandan hoş olmayan ağızla o cümleleri duymak bana çok ağır geldi. 16 yaşında psikolojik sıkıntılarla boğuşan bana bu olay çok zoruma gitti ve kapından içeri girmeden evden uzaklaştım. İşte o gün bir yemin ettim ve ondan sonra her şey değişmeye başladı. Fakat o borç batağı durumumuz ve birçok olumsuzluk ancak 4–5 yıl sonra yakamızı bırakmaya başladı.
ÖSS’ye hazırlık dönemi nasıl geçti? Diğer arkadaşların kadar çalışabilmen mümkün oldu mu? Mesela kaç saat çalışıyor, kaç soru çözüyordun?..
Tabii ki zor bir süreçti ve herkes kadar vaktim yoktu; ama benim bir yeminim vardı. Bu yüzden çok çalıştım; yeri geldi derslere onlardan çok çalışacak kadar vakit ayırabildim. Hayatta hiçbir başarı çalışılmadan elde edilmez ki zaten.
Ve zamanı düzenli kullanmasını biliyordum. Boşa vakit de geçirmiyordum. Çok yorulduğum doğruydu; ama bir yıl boyunca bu tempoda gitmeye gücüm yeterdi, hep bunu düşündüm ve yorulduğumda “sadece bir yıllık zor dönem, bunu aşabilirsin” derdim. Hergün şu kadar soru çözeceğim diye bir sınırımda yoktu, eğer o gün vücudum çalışacak kadar dinçse çalışıyordum; değilse çalışmıyordum. Bir gün olurdu 1200–1300 soru çözebilirdim, bir başka gün olurdu sadece 20 soru çözerek günü kapatmam gerekirdi. Ama birçok ögrencinin yaptığı yanlış gibi sadece soru çözerek hazırlanmıyordum, tam tersine daha çok konu çalışmaya ayırıyordum vaktimi.
Aldığın puanla, giremeyeceğin bölüm yoktu. Peki neden hukuk bölümünü tercih ettin? Özel bir sebebi olmalı…
Hukuk alanı çok geniş bir bölüm ve eşit ağırlık puan türüyle tercih yapılabilecek en güzel bölüm bana göre. Tabii benimle aynı puanı alarak psikoloji ya da öğretmenlik bölümünü seçen çok arkadaşlarımız vardır; kişilik meselesi biraz da. Eğer benim sınırlı bir hayatım olsun, sabah işe gideceğim ve akşam işten döneceğim saatim belli olsun, yazın tatil yapacağım tarih belli olsun, monoton yaşamak istiyorum derseniz hukuk değil de başka bir meslek istersiniz. Ya da ben maceralı ve değişken bir hayat yaşamak istiyorum, yarınımın nasıl olacağı belli olmasın, işimde gizem ve heyecan olsun derseniz ve eğer hak ediyorsam çok kazanayım ama haketmiyorsam hiç kazanamayayım, belli bir maaşa talim etmem diyorsanız işte o zaman da hukuk gibi bir bölüm yazarsınız. İlk saydığım kolay olanıydı benim için. Ben hayatımda kolay olana alışık değilim; işte en çok da bu yüzden hukuk…
ÖSS’nin Gerçek Şampiyonu Ali, ÖSS’ye girecek olan gençlere neler söyleyecek buradan acaba?
Hayatta her ögrenci istediği takdirde ÖSS’yi rahatça kazanabilecek donanıma sahiptir. Bunun için yapması gereken tek şey büyüklerinin de söylediği gibi çalışmak. Çalışmak bazen istenmeyebilir ve çalışmak için kendini ikna edemeyebiliriz. Böyle bir durumda şunu önerebilirim: Hayatınızda çok düşük bir fiyata çok pahalı bir şey alın. Sadece ÖSS’ye kadarki zamanın tamamını ÖSS’ye verin, o da sınavdan sonraki tüm hayatınızda size mutluluk ve güzel günler versin. Buna hangi ögrenci çok zor bir şey diyebilir ki?
Asıl söylemek istediğim ise henüz küçük yaşta olan ögrencilerimizin velilerine. Eğer çocuklarının başarılı olmasını istiyorlarsa bir yolunu bulun ve okulu ve dersi çocuklarınıza sevdirin. Sonrasında siz istemeseniz dahi eminim başarı kendiliğinden gelecektir. Çünkü bizdeki eğitim yaşa göredir ve hiçbir öğrenciye taşıyamayacağı kadar ağır bir ders yüklenmez. Eğer ögrenci de dersi seviyorsa başaramayacağı hiçbir şey kalmaz. Kim hem sevdiği hem de elde etmeye fırsat bulduğu bir şeyi elde etmekten kendini uzak tutabilir?
Şunu samimi olarak sormak istiyorum: Bir insanın başarılı olabilmesi için ‘yokluk’ mu çekmesi gerekiyor? Bizi kamçılayan başka bir argümanımız yok mu acaba?
Yokluk bazen başarıya yönlendirse de ille de olması gereken bir şey değildir. Psikolojide de olduğu gibi insanlar herhangi bir alanda başarısız olunca başka alanlarda başarı ararlar. Başarıyı sadece egitimde düşünmek ise saçmalık bence. Mesela bazı arkadaşlarım eğitim hayatları kötüyken başka bir alanda mukemmeldirler. Ya da tam tersi, başka alanda kötüyken eğitim hayatları parlak. Bu biraz da kişiliğe uygun olan alanları doğru seçmeye bağlıdır. Ama hangi alan olursa olsun başarı için vazgeçilmemesi gereken tek şey çok çalışmaktır. Hiçbir başarı çalışmadan kazanılmaz. Ve başarının insana uzaklığı çalışmak ve çalışmamak arasındaki tercih kadardır. Kısacası kendinizi çalışmaya ikna edebilirsek başarılı olunabilir.
İleriye dönük hayallerini, hedeflerini bizimle paylaşabilir misin?
Tabii ki ileriye dönük planlarım var; ama daha önce de yaptığım gibi kimseyle paylaşmayı düşünmüyorum. Nedeni ise, Türkiye’de henüz benzeri tam olarak hayata geçirilmemiş projeler bunlar. Daha çok hukuk uzerine yoğunlaşan projeler. Sadece Türkiye’ye değil, günü geldiğinde tüm dünyaya hitap edecek türden. Umarım herhangi bir sorunla karşılaşmadan bu projeleri hayata geçirebilirim. Bu projelerin hayata geçmesi güzel ülkem açısından büyük önem arzedecektir diye düşünüyorum.
Röportaj: İbrahim Eryiğit
öss’ye hazırlanan bir öğrenciyim. ali taşar’ın bu röportajını okuyunca gerçekten bir özgüven oluştu bende. kendisi o kadar zorluk cekmiş ve zorluklar yıldırmamış. iyi ki bu siteyi takip ediyorum. çok teşekkürler.
vallahi söylenecek bir şey yok. helal olsun kardeşime. başarılarının devamını dilerim.
ropörtaj için teşekkür ediyorum sizlere. ali abimizinde allah yolunu açık etsin.. tam bir cesaret ve umut abidesi diyebilirim. (benim de ta ilkokuldan beri hayalim hukuk okumak ama okuyamadım şimdi aöf kamu okuyorum ama cesaret edip hukuk için tekrar sınava giremiyorum… ali abi’yi bir an kendim gibi hissetim çünkü ailenin en büyüğü olup yükü üstlenmek çok zor, yaşadığım için tecrübem var.
ama hayatıma yön veren tek söz: öldürmeyen acı güçlendirir.
buradan helal olsun diyorum
ali abimi tebrik ederim. büyük bir başarı elde etmiş ben de öss’ye hazırlanan birisi olarak karşıma böyle bir örneğin çıkması çook sevindirdi ve sevincimi bir kat daha artıran birde aynı soyadı taşımamızdı. ”TAŞAR” HAYATTA BAŞARILARININ DEVAMINI DİLERİM.
Ali’nin bu başarısını gönülden kutluyorum. başarılarının devamını diliyorum…
ali abi tam idol alınacak kişilerden. bunca zorluğa rağmen o hiç yılmamış, aksine hep savaşmış hep savaşmış. gerçekten helal olsun. allah yolunu açık etsin. biz öss’cilere tam bir motive oldu bu yazı. teşekkürler
tebrik ederim.
BİR YAZARIMIZIN DEDİĞİ ŞU CÜMLELERİ KULLANMAK İSTİYORUM: YA ÜMİT SİZSİNİZ, YA ümitsizisiniz. ya çaresizsiniz ya da çare sizsiniz. ali arkadaşımız hayatında hem ümitsiz olmuş hem de ümit olmuş hem çaresiz olmuş hem de çare olmuş. bundan dolayı kendisini tebrik eder başarılarının devamını dilerim. en kötü durumlarda bile umudumuzu yitirmememiz lazım. her zaman umutlu olmalıyız ki hayatta başarıya ulaşalım.
kardeşim cidden müthiş bir hayat hikayen var. insanı alıp götürüyor; bunca sıkıntıyı aşmışsın. helal olsun!
Umarım hayalindeki tüm hedeflere ulaşır ve gelecekte yapmak istediğin projeleri hayata geçirirsin.
yani gerçekten de helal olsun diyorum ve başka da birşey söylemiyorum…
Gerçekten böyle röportajlara ihtiyacımız vardı. öss’ye hazırlık aşamasında…
öss’ye hazırlananlara süper bir röportaj. çok sağolun.
Ali’yle dersanede aynı sınıftaydık.. gerçekten takdire şayan bir azmi vardı. bazen biz dersane çıkışı 1-2 saat kalır ders çalışırdık. ama o akşama kadar kalırdı. ayrıca çok mütevazı, çok esprili, samimi ve yardımseverdi. bazen kendi sorularından çok başka arkadaşlarımızın sorularıyla ilgilenirdi :) istanbula geldiğine sevinmiştim beraber okuyacağız diye, ama o Amerika’ya gitti :( hayatta kendisine başarılar diliyorum.. örnek alınacak ender insanlardan çünkü kendisi.
hayatında başarılarının devamını dileriz…
ali’yi tanıyorum ve hayat hikayesini kendi ağzından dinlediğimden kendimi şanslı hissediyorum. ali’de tüm bu anlattıklarından daha fazlası var. onun kelime haznesinde İMKANSIZ DiYE BİR KELiMEYi ASLA GÖREMEZSiNiZ. ben hukuk bölümünü seçmeden de fikir alışverişinde bulunuyordum ve bana gerçekten işe yarayacak bilgiler verdi. tekrar teşekkür ederim sevgili meslektaşım :)
“ben hayatımda kolay olana alışık değilim” diyor ali. ben en çok bu sözü sevdim. çünkü bende ali gibi 13 yaşında başladım çalşma hayatına ortaokulu ve liseyi dışardan bitirip sonrasında üniversiteyi okudum. busene mezun oldum:) ama yapacaklarım daha bitmedi… ali’nin yaşadıklarını çok iyi anlıyorum. bende hayatımda kolay olana alışık degilim. adrenalin seviyoruz yani:) tebrik ediyorum ali’yi ve başarılarının devamını diliyorum (zaten başarıcağından eminimde:)
ALİ HANİ AYNI ÜNİVERSİTEYE GİDECEKTİK, BERABER EV TUTACAKTIK, MÜTEVEZİ BİR ARABA ALACAKTIK… NEYSE KISMET:) HAKETTİĞİN YERDESİN ARKADAŞIM HELAL OLSUN.
GERÇEKTEN ÖRNEK GÖSTERİLECEK BİR BAŞARI ÖYKÜN VAR. BÜTÜN ZORLUKLARA RAĞMEN BAŞARABİLMEN DERS ALINACAK BİR DURUM. SENİ TEBRİK EDİYORUM VE BAŞARILARININ DEVAMINI DİLİYORUM…
Hayattaysanız nefes alıyorsanız yapamıyacağınız yoktur… ali’de bunu keşfedip başabilen farkındalığın farkında olabilen özel insanların arasına girdi… ali’nin bütün ali’lere örnek olması dileğiyle… hayatın kendisi seçimlerden oluşur ve seçersiniz ve hayattaki en önemli silah karar vermektir… hayalleriniz doğrultusunda karar verip olmak istediğiniz hayale ulaşmak için hep beraber yola devam… şu an ali’yle amerika’da aynı evdeyiz kendisiyle beraber vakit geçirmek güzel ve de keyifli… hepimize başarılar… başarılar gençler ve de her zaman genç olarak kalacaklar… değişimin üzerine giderek döngüsel hayat yolculuğuna sevgilerle…
Hayatta örnek gösterilmesi gereken bir başarı ve takdire değer bir azim. arkadaşımızı gönülden kutluyorum. Başarılarının devam etmesi dileğiyle…
BEN ALİ İLE KARDEŞİ DİLEK ARACILIĞI İLE TANIŞTIM. AYNI HAYATI YAŞAYAN DİLEK GEÇEN YIL BANA GELDİĞİNDE AÇIK LİSE SINAVLARINA BEŞ HAFTA VARDI FAKAT KENDİSİNİN HİÇ İNGİLİZCESİ YOKTU. BEN İNGİLİZCE ÖĞRETMENİYDİM. VAKİT YETERSİZDİ. ÇALIŞTIK VE BAŞARDI. KİŞİLİĞİYLE, GAYRETİYLE MÜKEMMELDİ. ONDAN DA SÜRPRİZ BİR BAŞARI BEKLİYORUM SIRA ALİ’YE GELMİŞTİ. BAŞARISINI HERKES BİLİYORDU. BAHÇEŞEHİR HUKUKU BURSLU KAZANMIŞTI VE OKUL AMERİKA’DA HAZIRLIK SINIFINI OKUTACAKTI. HALİYLE İNGİLİZCEYE İHTİYACI VARDI DERSE BAŞLADIK 18 GÜN SONRA BANA TEŞEKKÜR ETTİ VE BU BANA YETER DEDİ. ZEKİYDİ, FAKAT DAHA ÖNEMLİSİ İNSANİ DEĞERLERE ÖNEM VERİYORDU. KİŞİLİKLİYDİ İLERİDE ÇOOK BAŞARILI OLACAĞINI BİLİYORUM. ALİ’YE İYİ ŞANSLAR VE BAŞARILAR DİLİYORUM. YOLUN AÇIK OLSUN ALİ.
ben bu sene üniversiteden mezun oldum. hiç tarlada çalışmamama rağmen iyi bir not ortalamasıyla bitirdim okulu. yani keramet tarlada değil. sevgili öğrenciler umudu tarlada bağda bahçede yada çobanlık yapmakta aramayın sevgiler saygılar…
GERÇEKTEN SÜPER….
öncelikle yaşça benden büyük olan ali abiyi tebrik ediyorum. ALİ ABİ seninle meslektaşız ben de ANKARA HUKUK 3′DEYİM ÇOK ZOR BİR ALAN SEÇTİN AMA AZMİN BU PERDEYİ DE DELECEKTİR İNŞALLAH SİZİNLE İRTİBATA GEÇERSEM HEM YARDIMCI OLMAK HEM DE TANIŞMAK İÇİN İYİ OLUR HER ZAMAN DEDİĞİM GİBİ BU ÜLKENİN BAŞTA GİRİŞKEN GENÇ HUKUKÇULARA İHTİYACI VAR BEN KENDİMİ BUNA ADAY GÖRMÜYORUM AMA ALİ ABİ’Yİ ADAY GÖSTEREBİLİRİZ..
BU HAYATTA NE VAR Kİ İNSAN İSTERSE YAPAMAZ ALİ’DE BUNA BİR ÖRNEK. tebrik ediyorum arkadaşım seni ve başarılarının devamını dilerim. ALLAH YARDIMCIN OLSUN…
konumuzla ilgili değil ama yazma gereği hissettim burdan genç köşe yarışmasına katılan eda özdemir’e sesleniyorum: hikayesi gerçekten büyük sabır ister, son yazı okumanızı tavsiye ediyorum. başarılı bir hayata sahip olmasını temenni ediyorum. :(
mükemmelsin ali tebrik ediyorum kardeşim, bizde çektik ama senin kadar değil tekrar helal olsun diyorum.
tebrik ediyorum gerçekten büyük azim örneği. bu azmiyle ali’nin ismini daha çok duyarız.
helal olsun geçekten asıl başarı budur!
Bravo Ali arkadaşım… İnşallah kardeşlerini de aynı şekilde yönlendirirsin… gerçi öss’yi kazanmanın zengin veya fakir çocuğu olmak ile bir alakası yok… çalışmak herkese eşit… isteyen ödünç kitap ile dahi götürür… istemek önemli… sen de bunu yapmışsın… geçim derdi yaşayan bir çocuk olarak kısa yoldan para kazanmayı (aynı şey zengin çocuğu için yan gelip yatmak demek) değil daha büyük hedeflere uzun vadede ulaşmayı seçmişsin…
hayırlı uğurlu olsun…
ibrahim güzel röp. tebrikler.
SÖYLEYECEK SÖZ BULAMADIM BÖYLE BİR ZAMANDA ÇOK GÜZEL BİR DURUM HAYATTA HER ŞEY HER ŞEY İSTEDİĞİN GİBİ OLSUN HAKEDEN HAKKETTİĞİ YERDE MUTLAKA OLMALI O KADAR ÇOK İNSAN VAR Kİ ZOR KOŞULLARDA BİRŞEYLERİN MÜCADESİNİ VEREN… BAŞARILARININ DEVAMINI DİLERİM SEVGilER.
ben de 36.yım benimle de ropörtaj yapın hazır eliniz değmişken :d
gerçekten öss’ye hazırlanan öğrenciler için büyük bir motive kaynağı.
bu site çok hoş ya yeni etkinlikler yapılabilir biz gençler çok azimliyiz bu konuda diğer siteler gibi sulandırılmadan faaliyet yapabiliriz ali abiyle röportaj yapılmış bakın başka arkadaşlarımız da istiyor hem de 36. olmuş tabi baştan mı sondan mı o da belli değil:)
öncelikle merhaba bende bu yıl öss’ye gireceğim benim de korkularım var herkes gibi ya olmazsa diyorum hep :( ama bu röportajı okudum ve gerçekten karar verdim aynı zamanda da bu röportajı ve yorumları herkes okuyor bende söz veriyorum kendi kendime bu yıl üniversiteyi kazanacağım ve buraya yorum yazacağım! (inşallah tabi ki onuda ihmal edemeyiz:))) ayrıca gerçekten tebrikler…
ALİ KARDEŞİMİZİ YÜREKTEN TEBRİK ETMEK LAZIM BUNDA ŞÜPHE YOK AMA BU YETERLİ DEGİL…ONU TEBRİK EDERKEN, ONUN BU BAŞARISINDAN KENDIMIZE DE PAY ÇIKARMAMIZ LAZIM ANCAK BU ŞEKILDE ONUN BASARISINI ANLAMIŞ SAYILIRIZ … İNŞALLAH BU BAŞARI BEN DE DAHİL BÜTÜN GENç ARKADAşLARIMIZA ÖRNEK OLUR VE BASARILAR DA BUNUNLa beraber gelir… Allah ali kardeşimizin ve hepimizin yardımcısı olsun… daha nice basarılara alicim… tekrar tebrikler…
uzun zamandır sıteye gırmıyordum; nedenı ders calışmam tabii ki de. bu aralar o kadar soğumuştum ki ders çalışmaktan anlatamam. ali abi sağol, bana hayat hıkayenle bır umut verdın. senı de tebrık edıyorum; darısı öss’yi istediği bölümle okumak ısteyenlerın başına benim de tabii ki…
böyle bir azim görmedim. tebrik ediyorum, başarılarının devamını diliyorum. Allah yolunu açık etsin…
ibret alınması gereken bu hayat hikayesinden hangi dersleri çıkaracağımız bundan sonra bizim işimiz. ülkemizde sorunlu bir alanı teşkil eden “hukuk” alanında başarılar diliyorum.
mücahitciğim baştan oldum, sondan olsam ropörtaj yapın demezdim emin ol :D
türkiyede altında arabayla, baba parasıyla, onun bunun aracılığıyla bir şeyler yapmak çok kolay bence.. azmine hayran kaldım.. beni kendime getirdin.. helal olsun sana!
helal olsun valla, ne diyeyim..
Ben isterim ki bu benzersiz başarının sahibi hep bizim gencimiz olarak kalsın. Yani hep türk genci olarak kalsın, Ama arkadaşımız Amerika’ya gitmeyi haketmiş. umarım amerika onu kendi bünyesinde tutmayı hakedemez. Yoksa böyle bir başarının Amerika bünyesinde kalması bence türkiye’miz adına üzücü bir durum olur… başarısını takdir etmekle birlikte, eğitimi sonrası yine ülkesine dönmesini dilerim…
türkiyenin böyle insanlara ihtiyacı war
TEBRİK EDİYORUM BÜYÜK BİR HEYECANLA PROJELERİNİ HAYATA GEÇİRMESİNİ BEKLİYORUM MERAK ETTİM
bir amacın vardı azmedip başardın,tebrik ederim. amerika da iyi bir eğitim alıp ,ülkemize dönüp kendi milletine ve devlettine faydalı bir hukukçu olmanı canı gönülden diliyorum…amerika’da kalma kendi ülkene dön. taş yerinde ağırdır…
öncelikle maşalah demekle başlamak istiyorum.gerçekten böyle bir azim içimizden birinde olmasi gurur vericidir,ali adina çook sevindik ama o daha da iyi basariyi haketmişti ilerki hayatinda dahada basarilra imza atacağina inaniyorum.simdi arkadasimiz amerikada ve inaniyorum ki türkiye yi en iyi sekilde temsil.ediyor dört gözle dönmeni bekliyoruz allah yardimcin olsun…umarim bizi unutmasin
türkiyemiz de ali ve ali gibi insanlar olsun bize yeter!!.. bizimse her sey önümüzde,yok yok sahip olmadığımız …zorluk desen hiç bir zaman,bu derece bi zorluk olmadı bizim omuzlarımız da,bırakılmadı bırakılmak zorunda kalınmadı…aslında bazı şeyleri yaşamadan,yaşamak zorunda kalmadan farkedebilsek ne iyi olur ama olmuyoo işte…
gerçekten mükemmel bi başarı öyküsü…