Spor branşlarında başarının yetenekle değil, üst düzey çalışma ve azim ile ölçüldüğüne inanırım hep. Esas alkışlanacak sporcumuz her türlü zorluğa rağmen azminden ödün vermeyerek çok çalışandır, umduğunu elde edemese de. Bu nedenle projemizde yer alan başarılı gençler arasında bu kıstaslara uygun genç sporcularımız olacaktır. Bunlardan ilki milli buz patencimiz Tuğba Karademir. 8 yaşında Türkiye’ye ilk altın madalya kazandıran Tuğba gençlerimize örnek olabilecek gayreti takdire şayan bana göre. Ülkemizde umduğu olanakları bulamadığında ailesinin büyük fedakârlığı ile Kanada’ya taşınması, yaşadığı ciddi sakatlıkların yıldırmadığı ve ülkemize kazandırdı ödüllerle örnek sporcumuz… Her ne kadar buz pateni ilgi sahamıza girmiyor olsa da satır aralarında Tuğba Karademir’den alacağımız çok şey olduğunu düşünüyorum. Kendisine buradan bir kez daha projemize ivedi şekilde gösterdiği desteğine ve ilgisine teşekkür ediyor, röportajıyla başbaşa bırakıyorum…
Kendini kısaca tanıtır mısın Tuğba? 8 yaşındayken Türkiye’ye ilk altın madalya kazandırdın. Bu şaşırtıcı spor serüvenine nasıl başladın?
17 Mart 1985 Ankara doğumluyum. Bu spora başlama serüvenim; ülkemizdeki ilk olimpik tesis Ankara’da açılmıştı o yıllarda, ben 5,5 yaşındaydım ve kreşteydim. Haftada 2 gün gidecek şekilde kreşimizin faaliyetleri arasına alındı buz pateni. Ben de o şekilde başlamış oldum. Sonra sporcu grupları oluşturulmaya başladılar ve beni de en küçüklerin olduğu gruba aldılar. 8 yaşında iken milli takıma seçildim ve ilk olarak Hollanda’da 13 yaşa kadar olan ve birçok ülkeden gelen kız sporcuların yarıştığı 20′nin üzerindeki sporcu arasında 5′nci, ertesi yıl da 1′nci oldum.
Başarılı bir buz patencisi olmanı azminin zaferi olarak görüyorum. Nedir seni bu spora bağlayan şey?
Sevgi! Buzun üzerinde olmaktan inanılmaz bir zevk ve haz duyuyorum. Özellikle müzik eşliğinde buzun üstünde dans etmek kadar harika bir şey olabileceğini sanmıyorum.
11 yaşında ise Türkiye’den Kanada’ya gitmeni devletimizin sana ve bu spora destek vermediği anlamını çıkarıyorum Tuğba. Sanıyorum ailenin senin üzerinde çok büyük fedakârlığı oldu..
Türkiye’deki tesis yetersizliği, eğitimci yetersizliği, rekabet ederek kendinizi geliştirecek ortam eksikliği, eğitimin spora engel olması gibi sebepler nedeniyle ailece Kanada’ya göçtük. Hayatta her alanda olduğu gibi bu spor alanında da ancak halkanın en zayıf baklası kadar başarılı olunabiliyor. Ailem de imkânların olabileceği yere(Kanada) gelerek bu eksiği kapatmaya çalıştılar. Fakat uzun yıllar burada sıfırdan bir hayat kurmak ve patenin inanılmaz pahalı masrafını karşılayabilmek için de çok uğraştılar. Daha önce sahip oldukları rahat hayatlarını, ailelerini, mesleklerini, dostlarını geride bırakıp burada sıfırdan bir hayat kurdular.
Geriye baktığın zaman kaçırdığın fırsatların var mı? Daha büyük başarıları kaçırdığını düşünüyor musun yani?
Sanırım oldu. İki defa büyük sakatlık geçirdim maalesef. Tabii ikisi de beni epey geriletti, yavaşlattı. Buraya geldiğimiz yıllarda belimden rahatsızlandım ve 1 yıl kadar buzdan uzak kaldım. 2001 yılı sonbaharında tam 2002 Olimpiyatları seçmelerine gidecekken ayak bileğimi kırdım ve olimpiyatları kaçırdım. Bundan daha da acı olanı ise, çok önemli olan 3′lü atlamalardan birisini yaparken sakatlık yaşadığım için o atlamalara antrenmanlarda bile cesaret edemedim. Şimdi antrenmanlarda rahat atlayabilmeme rağmen, yarışmalarda hâlâ zayıf tarafım oluyor maalesef.
Buzda Dans programının reyting almasını “erkeklerin böyle açık şeyler ilgisini çekiyor” eleştirisi hakkında neler diyeceksin merak ediyorum?
Buzda Dans programının reytinginde daha farklı faktörler de olabilir. Kanada’da olduğum için programı izleyemedim, internet üzerinden birkaç kliplerini gördüm ve basında çıkan haberleri dedikoduların bir kısmını okudum. Sanırım toplumumuz biraz skandallardan, sansasyondan hoşlanan bir toplum. Dolayısıyla yapımcılar da bu programda bunu da öne çıkararak halkın ilgisini çekmekte kullandılar. Aynı programı biz burada da izliyoruz ama içeriği çok farklı ve oldukça nezih bir program olarak sunuluyor. Burada paten herkesin ilgisini çekiyor zaten. Eğer Türkiye’de ilgi çekmesi için böyle bir şey eklemek gerekiyorsa yapımcılar da bunu verdiyse bilemiyorum. Ama duyumlarıma göre o programdan sonra buz patenine ilgi artmış ve bunların hepsinin de erkek olduklarını sanmıyorum. Dolayısıyla sadece erkeklerin tercih ettiği bir program olduğunu hiç düşünmedim.
Türkiye’nin ismini duyuracak ileriye dönük hedeflerini bizimle paylaşabilir misin?
Türkiye’ye buz pateni alanında yıllardır ilkleri yaşattım ve bununla gurur duyuyorum. İlk yurtdışı yarışmalarımda Türkiye’de buz pateni sporu yapıldığından haberi olmayan ve küçümseyici sorular soran diğer ülkeler artık bizim de ciddi bir şekilde bu sporda olduğumuzu görüyor. Avrupa’da ilk 10’a girdik, Dünyanın en iyi 30 sporcusunun katıldığı olimpiyatlara katıldık. Sıra madalya almaya geldi. Bu yıl ilk defa Hollanda’da bir gümüş madalya aldım. Bu büyükler dalında uluslararası bir yarışmada alınan ilk madalyamız. Japon ve ABD’li sporcuların arasına girip ikinci oldum. İnşallah Avrupa ve Dünya yarışmalarında ve olimpiyatlarda da madalya alacağım.
Türk gençliğini başarılı buluyor musun? Sence sahip olunması gereken vizyonu/özellikleri taşıyor mu gençlerimiz?
Bir çok alanda başarılı Türk genci var. Eminim daha duymadığımız nice saklı başarılar da var. Sizin bu projeniz aracılığıyla bu kişileri daha iyi öğrenmek şansımız olacak. Ancak, sadece Türk gençliği olarak değil, maalesef ülkemizi hiç bir konuda dışarıda yeterince tanıtamıyoruz. Beni bunlar üzüyor açıkçası. Hâlâ ülkemizi fesle, çarşafla, Doğu Ekspresi ile özdeşleştiren bir dış dünya var ve maalesef bunlar sayıca çoğunlukta. Dışarıyla teması olan, birçok başarılı iş adamımızı, profesyonel meslek sahibi büyüklerimizi ise kimse Türk olduklarını bilmiyor bile. Onların bunu vurgulamamalarına da üzülüyorum.
Başarılı bir genç sporcumuz olarak genç okuyucularımıza Başarılı Gençler vesilesiyle neler söylemek istersin?
Sevdikleri hedefleri uğruna fedâkârca çalışmalarını, yılmamalarını, vazgeçmemelerini öğütlerim. İnsan sevdiği işi yapınca yorgunluklara, zorluklara, yenilgilere daha kolay mücadele ediliyor. Büyük hedefler koymaktan korkmasınlar. Bazıları rüya görür ve oturur bir şeylerin olmasını bekler, bazıları ise rüyaların peşinden koşar ve hedeflerine ulaşırlar. Gençlerimiz de lütfen büyük rüya görmekten ve rüyalarını kovalamaktan çekinmesinler.
Senin bu başarılarından dolayı senin gibi artistik buz patencisi olmak isteyenlere neler diyeceksin Tuğba?
Kesinlikle pes etmesinler, yılmasınlar. Evet belki Türkiye’de bazı şeyler henüz daha oturmadı ama her gün daha iyiye gidiyor. Öncelikle kendileriyle yarışsınlar. Yani her gün bir önceki günden daha iyi olmaya çalışsınlar. Başkalarını muhakkak yenmek yerine önce kendilerini aşmayı ve bununla mutlu olmayı öğrensinler. Ayrıca başkalarını kontrol edemezsiniz, tek kontrol edebileceğiniz kendinizsiniz. Bu nedenle kendinizi geliştirin gerisi nasıl olsa gelecektir.
Hayatını film şeridi gibi zihninden geçirsen ve senin bu başarılarını en iyi anlatan bir kelime söyle desem?
Tek bir kelimeye sığdırmak çok zor tabii ki.. Fakat “başaracağına inanmak” diyebilirim.
Elde ettiği başarıları
- 1995 yılı Balkan Şampiyonası’nda birinci olarak Türkiye’ye ilk defa Balkan birinciliği kazandırdı.
- 2005 yılında Avrupa Şampiyonası’nda serbest programda yarışan ilk Türk sporcusu oldu.
Ocak 2006’da Artistik Patinaj Avrupa Şampiyonası’nda en iyi kişisel derecesini elde etti ve 13. oldu.
- 2006 Kış Olimpiyatları’na Türkiye adına katılan Tuğba Karademir, buz pateni yarşmasının tek Türk sporcusu oldu. Kısa programda 29 sporcu arasinda ilk 24′e girerek (22.) serbest dalda yarışmaya hak kazandi. Serbest dalda 21., ve toplamda 21. oldu.
- 2006 Dünya Artistik Buz Pateni Şampiyonası’nda, elemelerde 26., kısa programda 21., elemelerle kısa program toplamında 22., serbest programda 16. ve son toplamda 18. oldu. Dünya 18.’si olduğu için, ISU tarafından belirlenecek iki Grand Prix yarışmasına katılmaya hak kazandı.
- Dünya Şampiyonası’nda, kısa program, serbest program ve kısa programla serbest program toplamı olmak üzere, sırasıyla, 44.47, 89.84 ve ikisinin toplamı olan 134.31 ile, bugüne kadar kendisine ait (ve Türkiye’ye ait) en iyi puanlarını topladı ve en iyi derecesini elde etti. Böylece, Türkiye adına Dünya Artistik Buz Pateni Şampiyonası’nda serbest programa katılıp ilk 20′ye girme başarısını gösteren ilk Türk sporcu oldu. Tuğba Karademir, 2006 yılındaki bu başarılarıyla, ISU Grand Prix yarışmalarına katılma hakkını kazanan ilk Türk artistik buz pateni sporcusu olma başarısını da göstermiş oldu.
- En son 11-14 Ekim 2006 tarihleri arasında düzenlenen Karl Schaefer Memorial turnuvasında yarışmış ve toplam 97.99 puanla 11. sırayı almıştır.
Röportaj: İbrahim Eryiğit
Ben burada görmekten mutlu oldum. Gerçekten bayağı başarılı gördüm ve bilmediğim yönlerini okudum. Röportaj için sağolun ya…
Göz yaşartıcı bir başarı paylaştığınız için teşekkürler!
Birkaç kez TV’de görmüştüm ama bu kadar yakından tanımamıştım. Buz patenini Türkiye’de zor yapmak. Ben tebrik ediyorum Tuğba’yı.
Ailesinin desteği es geçilmemeli.. Onları tebrik etmek lazım.
Ya Tuğba Karademir var da Alper Uçar niye yok? Alper Uçar da Tuğba Karademir kadar başarılı. Lütfen arkadaşlar birini gösterip diğerini göstermemek olmaz…
Arada çok büyük fark var. Alper dahil erkeklerde şu ana kadar maalesef kimse ilk elemleri bile geçemedi. Tuğba, büyüklerde uluslararası yarışmalarda ilk katılımından bu yana elemeleri hep geçti. Dünyadaki ilk 30 içine girip olimpiyatlara katılma hakkı kazandı. Avrupa’da ilk 10′a girip Turkiye’ye ikinci patenci hakkını kazandırdı. Patencilerin puanlarına göre sıralandırıldığı World Standing’de ilk 32′ye kadar ilerledi. Maalesef Alper henüz sayıları 150′yi aşan erkeklerin sıralaması içinde adı bile yok. Biraz insaflı olalım karşılatırırken ve Tuğba kadar basarılı derken… Şu ana kadar ki en iyi Türk erkek patenci diyebilirsiniz (o da belki daha önceki patencilere haksızlık olur. Onlar Tuğba’nın meşhur olmaya başladığı dönemde kaymadıklari için ilgi bile çekemediler. Alper Tuğba’nin yanında biraz da olsa ilgi çekme sansıno yakaladı) ama Tuğba kadar demeyin lütfen… Ortadaki istatistiklere bakmak yeterli…
Kutay Alper’i geçti geçen yıl. Yani en iyi Türk patenci bile diyemeyiz şu ana göre bile… Bu da patenin ilerlemesi açısından iyi bir haber. Hakkı geçen herkese Alper’e de şu ana kadar yaptıkları için teşekkürler; ama Tuğba ile karşılaştırmak bence de çok haksızlık.
Tuğba galiba bu yıl bir de gümüş madalya aldı, Japon ve ABD’li sporcular arasında. Olimpiyat komitesi bile onu hem 2 yıldır ödüle layık gördü hem bu yıl ki mesela taşıyıcılarının başında açılışta görev verdi ilk taşıyıcı olarak. Sonunda görevlilerimizin takdir ettiklerini görmek güzel bir şey. Keşke iş dunyası da takdir etse de kalıcı iyi bir sponsor bulunsa…
Tuğba Karademir, uluslararası ve ulusal alanda Türkiye’nin bir markası haline gelşmiştir. Açıkçası figür pateni alanında yarışlara katılmış diğer sporcuları da yürekten destekliyoruz ancak ne yazık ki Tuğba’nın katettiği mesafeye henuz Alper Uçar ya da Kutay Eryoldaş ulaşamamıştır.
Alper’i bilmem ama Kutay’dan ümitliyim, elbette o da bu yarışta yerini alır, ülkemize başarılar kazandırır onu da tüm kalbimizle destekleriz. Aynı şekilde gençler ve minikler kategorilerinde yetişen nesil için de aynı durum söz konusu. Ancak şu anda ülkemizin aydınlık yüzünü temsil eden Tuğba Karademir için tüm desteklerimiz.
Tuğba Abla iki sene önce Ankara’da çok güzel bir gösteri sunmuştu, o zaman da gördüm kendisini hem çok başarılı hem çok cana yakın. Türkiye dışında çalışmak zorunda kalması bence ülkemizin bir ayıbı.
Alper Uçar, şu buzda dansa çıkan sporcuydu değil mi? Umarım kendisi de bir gün başarılarıyla adından söz ettirecek aşamaya gelir.
Çok güzel haraketler yapıyor..
Başarılı bir kıza benziyor gerçekten. Bu arada kendisini tebrik ediyorum.
Her yıl Avrupa ve Dünya artistik patinaj şampiyonalarını izlemeye çalışırım. Tuğba Karademir her yıl daha iyi dereceler alıyor. Başarılı bir sporcu. Güzel bir röportaj olmuş…
gerçekten Güzel Bir başarı hikayesi
gerçekten tebrik ederim süpersin…
çok başarılı bir kıza benzliyor ama ben ne olacağıma karar veremiyorum.
yetkililer, yorum yapmıştım geçen hafta bu yazı hakkında. silmişsiniz. bu kadar mı demokrasi anlayışınız? yazık, sizi biraz samimi bulmuştum..!
Editörün notu: Sayın “ASSASssin” okuyucumuz, geçen haftaki yorumunuz insani ögelere aykırı, benimsediğimiz değerlere ise uymadığı için etik olmadığı saptanmıştır. Yorum yazarken bu hassasiyete uyarak hareket etmenizi umuyoruz.
Bu röportajın yorum bölümünde böylesi yazışmalarla zarar vermemenizi rica ediyor, anlayışınız için şimdiden teşekkür ederiz.
Bu yorumu onaylayarak demokrasi anlayışımızı ve samimiyet ölçümüzü ortaya koyduğumuza inanıyoruz. Takdir okuyucularımızın.
muhteşem
iyiymiş
trt3′den sürekli olarak takip ediyordum.. zaten bende bir buz patencisiyim… ve bu sporun ileri nesillerede geçmesini çok istiyorum… ayrıca tuğba karademiri de yakından takip ediyorum…
çok teşekkür edrim yani tuğba karademir benim derlerim için gereklidir.çünkü tuba karademir ülkemizdeki geçmişten bugüne başarılı olmuş sporcularımızdandır, onu da tebrik eder saygı ve sevgilerimi sunarım.
tuba kardemir çok zor olan şeyi başarmış bence başarılarının devamını bekliyorum ve onu kutluyorum
onu çok tebrik ediyorum.
tuğba karademir çok zor olan şeyi başarmış.onun başarılarıın devamını bekliyorum.onu çok seviyorum…
çok başarılı gerçekten
tuğba karademiri çok seviyorum başarıları giderek artsın istiyorum =)
SÜPPER
ÇOK GÜZEL
kendisini tebrik edıyorum başarılarının devamını dilerim.
herseyden once tugba gibi elinden tutup kanadaya goturen olmadi alper’i, herkese esit sanslar taninsaydi belki karsilastirabilirdik. yani nasil kanadada bu basariya ulasmis bi insana sadece turk diye turk sporcusu dediginizi anlamiyorum. tamam bence tugba gayet basarili kendisine lafim tabii ki yok ama turkiyedeki ve turklerdeki bu hazira konma olayina karsiyim cok. yok sporcu satin almalar, yok olimpiyatlarda cinli turkler falan garip bence. atlet elvan olayinin ise tugba olayinin tam tersi oldugunu dusunuyorum cunku o turk olmamasina ragmen kucuk yasta turkiyeye getirilip turk imkanlarinda yetismis biri.
alper konusuna gelirsek o tamamiyla turkiye sporcusu, turkiye imkanlariyla turk antrenorlerle yetisti. ama tugba senelerce kanadada kaldi milli takima girdi sakatlaninca cikti turkiyeye geldi vs. ayrica erkeklerde ilerlemekle bayanlarda ilerlemek kesinlikle ayni sey degil. seviye cok farkli. objektif olun biraz turk sporcusu falan derken, kimsenin dogdugu yerle ilgili degil ki bu sahip oldugu imkanlarla ilgili. kutay da cok basarili olmasina ragmen, alper’in kucuklugundeki turk pateniyle kutay’in kucuklugundeki bir degil, o yuzden onlarinda kosullarinin ayni olmadigini dusunuyorum.
Türkiye’nin imkanlarının yeterli olmadığı muhakkak. Tugbayı sanıyorum kimse elinden tutup kanadaya götürmedi. türkyedeki yetersizlikler ve ozelikle tugbaya özel yapılan bazı uygulamalar karademir ailesinin çok büyük bir karar verip kanadaya yerleşmesine sebep oldu. aileyi yakından gözleyen biri olarak diyebilrim ki bu kolay bir süreç değildi. buradaki imkanlarını varlıklarını herşeylerini geride bırakmak ve tamamen kendi imkanlarıyla – evet, tr den kimse onlara bir maddi destek saglamadı- ülke değiştirip herşeye sıfırdan başlamak… kolay bir sey değil. tr den hic destek alamadigi icin tugba bir donem gençler kategorisinde kanada adına da yarışlarda yer aldı, resmen kanada sporcusu olabilecek statude birisi ve tr yi tercih ediyor.
alper için de “kimse elinden tutmadı” muhabbeti yapmayın lütfen, macaristanda çalışmalara başlamamış olsaydı (ki birileri elinden tutup macaristana mı gitti yoksa yine ailecek zor imkanlarla, onu bilmiyorum) kısa programda temsil edecek seviyeye bile gelemezdi alper.
şu hale bak ya, alpere karşı tugbayı savunma noktasına getiriyorsunuz insanı. ikisi de bizim sporcumuz bizim evlatlarimiz. oncelikle belirtmeliyim ki alper cok begendiğim çok takdir ettiğim bir sprcumuz, başarısını yurekten temenni ediyorum. dünya şampiyonasında onu izleyecegiz. umarım bambaska ve kendisini geliştirmiş bir alper görürüz.
hangi sporda düzgün koşullarımız var ki
tugba’ya özel ve farklı bir şans tanınmış değil ki. alper uçar da bildiğim kadariyla macaristanda calısıyor. ve bildigim kadariyla kimse onun elinden tutup macaristana goturmus degil. bu isler malesef ulkemizde bireysel fedakarliklarla gerceklesiyor. sanıyorum karademir ailesi cok buyuk özverilerle ve ciddi maddi fedakarlıklarla bu isi gerceklestirdiler. tugba nın bu surecte belli bir donem kanada adina yarismak durumunda kaldigini da biliyorum.
kutay da sanıyorum calismalarini rusya da surduruyor. ülkelerinden uzakta çalışan sporcularımızın hic birini birileri ellerinden tutup gondermis degil, bu sebeple konuyu tugba ve diger patenciler polemigine cevirmeyelim.
tugba bu yıl aslında sanssız bir seriyle avrupa 10. su oldu. dünyada kendisinden ümitliyim.
ama belirtmek zorundayım tugba, kanada milli takimindan Turk milli takımını tercih ettiği için çıktı sakatlandığı için değil. 2002′deki kaza ise Turk milli takımı için gelmek üzereyken gerçekleşmiş bir kazaydı.
Tugba’yi ailesi elinden tutup her turlu fedakarliga katlanip goturdu Kanada’ya. Kimse hadi buyur git ya da gel demedi. ALper ve ailesi rahat rahat ulkelerinde yataklarinda uyurken Tugba ve ailesi Kanada’da sifirdan hayat kurmak icin her turlu sefalete katlandilar. BIlip bilmeden konusmayin, yazmayinn. Oturup en azindna OLimpiyatlarda Amerikan NBC TVsindeki yayini izleyin. Tugba Sakatlanip Turkiye’ye donmedi. Sakatliktan kurtuldu, Ancak ondan sonra lutfen TC federasyonu ona tekrar kapiyi acti. zamanin federasyon yetkilileri Tugba ortadan 6 sene cekilince kendi cocuklari yarismalara gitsin dige Tugba’yi Turkye’ye gleip yarismazsan degip yurt disina gondermeyip atil tuttular ve Turkyenin yillarca sesinin duyulmamasina sebep oldular. Evet gercektena rada ock fark var ama sizin savudugnuzun tam tersi yonde. Erkeklerle kizlar arasindaki fark ise doglarindan kaynaklaniyor ve erkekler erkeklerle kizlar kizlarla yarisitigi surece bunu savunmak ya da elstirmek de anlamsiz. Erkekler vucut yapilari geregi daha cabuk cikarabiliyor daha zor atlayislar yapabiliyorlar. Bayanlarda ise bu durum farkli. Ama dedigim gibi elmayi elmayla portakali portakalla yarisitiryor isu.
size bilmeden konustugunuzun bir ornegi daha: buza daha ilk basladiklarlinda Tugba Turk antrenorle calisirken alper ve bir kac cocuk o donemde rusya’dan getirilen Hacheterov adinda rus’la calisti, ozel dersler alarak, hacheterov da o deonmde buz pistinde bas antrneor gibi calistigi icin kendi bu ozel cocuklarina da ayricalklar sagliyrodu! ayric ason bilmem kac yildir da macaristan’da calisiyor.
Tugbanin her gun yeni basarilarini gordukce duydukca bu roportajinizin ne kadar hakli oldugunu daha iyi anliyoruz. Yer verdiigniz icin tesekkurler.
Avrupa sampiyonasindani son basarisi da tebrike deger. simdi sayfasina baktim basarilari icin, bogle bir cevherimiz oldugu icin ne kadar ovunsek azdir.
geçen hafta helsinki’deydim. Tuğgbaya bizzat destek vermek için oradaydım. tum yarıslar biitip de Tugba ile vedalaşmak, tebrik etmek, dünya şampiyonası ve universiad için yüzyüze başarı dileklerimi iletmek istedim. ama ne mümkün, onunde fin vatandaşlardan oluşan kalabalık bir imza ve fotoğraf kuyrugu vardı. tugba ülkemizin sadece başarılı değil aydınlık umut dolu yüzüdür. pek çok ülkeden buz pateni hayranıyla tanıştım. bizim Turkiye’den geldigimizi duyan herkesin ilk lafı Tugba Karademir oluyordu. o başarılarıyla adından söz ettiren bir kişidir. bu roportaj ile ilgili yorumlarınızda bunu da dikkate almak gerek.
sen böyle röportajlar yaparsan çok işler başarırsın
harikasın yürübe kızım sevgilerimle
tugba’yi alper’i ve kutay’i sahsi olarak taniyan biri olarak soyluyorum kim nerden bilecek kimin kimin elinden tuttugunu… elinden tutmak derken de zaten ailesinden bahsedilmis sanirim, su an tugba’nin her ihtiyaci karsilaniyor yillardir bu boyle ama erkekler icin bu soz konusu olmadi hic, olduysada yeni olmustur. tugba’nin ailesinin ne kdr ozverili insanlar oldugunu cok iyi bilirim ama 2 sporcunun kosullari hic bir zaman esit olmadi. ilkokulda kalkip kanadada paten okuluna gitmis bir insanla 18′inden sonra yurtdisinda yabanci antrenorle calismaya baslamis bir insanin gelisme hizi ve derecesi tabii ki ayni olmaz. ayrica zamaninda hacheterov’la bende calistigim icin cooook iyi bilirim ne kdr ayricaliklar saglandigini!!! bir tek haceterov degil baska rus antrenorlele de zaman zaman calisti herkes, ama herhangi bir antrenorle haftada 4-5 saat antreman yapabilen bir sporcuyla yurtdisinda gunde 4 saat calisan bir insani bir tutamazsiniz.
http://www.facebook.com/home.php#/group.php?gid=5446227638
Facebook ortamındaki klube uye olmaya ve Tugba Karademire basari dileklerinizi buradan da sunaya davet ediyorum.
Tugba karademir, ülkemiz icin cok degerlidir.
Bazi insanlar limon bulunca yuzlerni eksitip oturtmayi bazilari ise limondan limonata yapip yararli hale getirmeyi basarirlar. Tugba’nin ve ailesinin hayati da boyle iste. Hayatta basariyi bu tur insanlar yakalar sadece. Kadere, olanaklara, caresizliklere boyun egmeyip, ilmi CInde bile olsa gidip arayan insanlar basarir. Digerleri ise geride kalmaya mahkumdurlar.
Ya Tuğba Karademir var da papatya dökmeci niye yok? papatya dökmeci de Tuğba Karademir kadar başarılı. Lütfen arkadaşlar birini gösterip diğerini göstermemek olmaz…
Yukarıda saydığım isimler aklıma gelen patencilerimiz…
Kutay, birce, engin, sıla … hepsi ve yukarida ismini sayamadıgım daha nice patencilerimizin hepsi zor sartlarda çalışıyorlar. gönül ister ki hepsi icin basarilarini taltif edecek girisimlerde bulunulsun.
ancak tugba nın ulaştığı yerin farklı oldugu bilinen bir sey.
ama o kanadada çalıştı biz burda ancak bu kadar yapabildik demek çok büyük bir haksızlık.
tagbayla 2006′da olimpiyatlarda serbest programa kaldıktan sonra nbc eurosport ve cesiti kanallar roportajlar yaptilar. sahi o zaman neden başka sporcularla yapmamışlardı. tugba tr den destek almaya o tyaninirliktan sonra ulaştı o noktaya da kendi imkanlarıyla gelebildi. bugun de bu başarısının haklı gururunu yaşıyor. bu haftasonu başkent kupası var. buz patenini polemiklerden uzak sadece spor sevgisi icin zlemek isteyen herkesi bekleriz.
tuğba karademir seni çok tebrik ediyorum ve başarılarının devamını diliyorum
Tugba buyuklugunu bir kez daha ispat etti, 2010 Olimpiyatlarina ilk elemeler olan Dunya sampiyonasinda dogrudan hak kazandi Olimpiyatlara girmeye. tebrikler Tugba…
tuğba gerçekten de çook başarılıymışş. TEBRİKLER TUĞBA ABLA……
çok başarılıymış bu arada size msnemi vereyimmi
Tuğba abla ben SILA SAYGİ BENİ BİLİYORSUN.ÇOK İYİ BİR PANTENCİSİN AMA BUNUN YANINDA ÜLKEMİZİ EMSİL ETMEK İÇİN DAHA ÇOK SPORCUYA İHTİYAÇ VAR.jUMPU ÇOK İYİ YAPIYORSUN. fAKAT BENİM YAPAMADIĞIM BİR ŞEY VAR AXEL ATLAYIŞINI İYİ YAPAMIYORUM :(
tebrik ediyorum
Bu seneki (2010) kısa programın olağanüstü Tuğba,
Seninle ne kadar gurur duysak azdır. serbest programının olimpiyatlarda daha muhteşem olacağından eminim.
güzellğiyle başarısıyla 10 üzerinden 100 veriyorum =w
baban ve amcan cok yakın arkadasım hayata basrılar dılerım ben cırdak hocalar hahalesın den sakır tuncer