Bir hedefe sahip olmak, iki insanın yaşam kalitesini birbirinden ayıran en önemli unsurların başında geliyor. Hedef, üzerinde çokça yazılıp çizilebilecek bir konu. Bundan sonra yazacağım köşe yazılarımın da hedef etrafında dönmesini planlıyorum. Amacım, bağlanabileceğimiz anlamlı bir hedef belirlemenize ve bu hedef doğrultusunda ilerlemenize yardımcı olmak. Çoğu genç, önüne çıkan fırsatlara göre hangi alana yöneleceğine karar vermekten bahsediyor. 4. sınıfa gelmiş, belki de mezun olmuş çoğu gencimizin hâlâ hedefi olmayabiliyor ne yazık ki. Durum böyle olunca da, hayatın rüzgarında kişi savrulup gidebiliyor. Oysa hedefi üniversitenin ilk yıllarında belirlemenin birçok avantajları var:
1) Evlilik ve iş sorumluluğu altına girmeden, okul dışı tüm zamanımızı hedefimizin etrafında şekillendirebiliriz. Özellikle 25’inden sonra nefes alacak pek fazla zaman olmuyor. 4 yıllık üniversite yaşamı gerçekten de azımsanmayacak kadar uzun bir süre.
2) 25′inden sonra öğrenme kabiliyeti biraz daha azalıyor. 25 ve 30’lardan sonra ancak yaşadıklarınızdan ve bildiklerinizden yola çıkarak bir şeyler öğrenebiliyorsunuz. Oysa daha erken yaşlarda zihin çok daha açıktır.
3) Rehavet ileri yaşlarda kişiyi daha fazla zorluyor. Ama erken yaşta kazanılan çalışma disiplini gelecekteki yaşam kalitesini de olumlu etkiliyor.
4) Erken yaşta bir hedef doğrultusunda ilerlemeye başladınız ama hedefin size uygun olmadığını fark ettiniz. Bu da çok önemli bir kazançtır. İleride bunun farkına varmak çok daha büyük kayıplara yol açabilirdi.
5) Erken yaşlarda bir amaç doğrultusunda ilerlemeye başlamak, her şeyin ötesinde kişiye bir çalışma düsturu kazandırıyor. Böyle bir özelliği kazanan kişi, girdiği her işte başarılı olabiliyor. Çünkü planlayıp başlamanın ve başladığı işi bitirmenin ne demek olduğunu biliyor.
Bunlardan dolayı bir an önce hedef belirlemenin çok büyük faydaları var. Size uygun olduğuna tam olarak emin olmasanız da plan yapmak ve eyleme geçmek en isabetlisi. Kimbilir belki de, sizi siz yapacak kariyer yolunu keşfetmenize yardımcı olur.
Yolunuz açık olsun.
Yazı: Übeydullah Tanrıöver
Başlık çok havalı ama yazı çok sıradan ve bayağı olmuş.
Az ve öz bir yazı… Teşekkür ederiz.. Ve bir şeyi alçak görmek için en başta daha üst merdivende olmak gerekir..
Sıradan arkadaştan daha iyilerini bekliyoruz..
Bence de biraz daha güzel içeriğe sahip ve etkileyici, motive edici bir yazı olmalıydı.
Bu tip yazıları okuduktan sonra genelde çok fazla şey akılda kalmıyor. Sürekli aynı mesajı tekrarlaması “Hedefinizi erkenden belirleyin” bu açıdan anlaşılabilir. Ama yazarı tanıyorum, çok daha iyilerini yazabilir ve blogunda da yazmaktadır. Her ne kadar bir süredir ara vemiş olsa da…
Ben de yukarıdaki arkadaşlarıma katılıyorum. Yazı biraz daha derin anlatılmalı ve sıradanlıktan uzak olmalı; olmalı ki biz o hedefe kitlenelim. Kendimizi yazının içinde bulalım diye düşünüyorum. :))
Bu arkadaşımız erken yaşlanmış. Bence 30′u geçince nasıl öğrenecek acaba? İşi çok zor gibi.
Hoş bir yazı olmuş. Başarılarının devamını dilerim.
Başarılarınızın devamını dilerim. Site gayet güzel ve hoş içeriklere sahip.
Bazı yorum yapan arkadaşları kınıyorum. İyi bir okuyucu ve iyi bir eleştirmen olmadan, hayata olumlu yönlerinden de bakmadan kimse kimseden üstün olduğunu düşünmesin.. Bu arkadaşı tanımıyorum; ama onca başarı hikayesinin ardından kendi yazılarını neşretme cesaretinden dolayı tebrik ediyor ve devamını bekliyorum.
Gayet faydalı bir konuya değinmiş sayın Übeydullah Bey. Olumsuz yorumları dikkate almamasını tavsiye ediyorum ona… Yazılarını bekleriz her zaman..
Hayat sade sen değilsin. Sadece sen olsan o yolda dediklerin tamam. Adamı hedefinden vazgeçirecek o kadar olay var ki. Sen bunların hiç birine rastlamamışsın galiba. Ya da bunları tınlamıyorsun. Sadece kendini düşünüyorsun.. Hayatta başarılar!
Arkadaşlar bu site sıradan forumlara benzememeli. Benzetmeyelim lütfen. Arkadaşı tanımıyorum. Zira eleştirecekseniz yapıcı eleştirin; yıkıcı değil. Ben bile yıkıldım.
Editörün notu: Yorumların kötü sözler ve hakaret içermediği müddetçe her konunun açık olarak tartışılmasına inanıyoruz. Kaldı ki demokratik toplum kriterlerine uygun hareket ederek gereken hassasiyeti gösterdiğimiz ortadadır. Yazarlarımızın uygun bulmaması dahilinde yorumların yayınlamaya devam etmediğini de belirtelim…
Saygılarımızla…
Güzel bir konuya değinilmiş. İnsanı cesaretlendiriyor. Yürekten teşekkür.. Ama imkânlar hedefimize ulaşmamıza engel oluyor bazen…
Arkadaşlar biraz daha esnek bakalım hayata (Kendime de söylüyorum, ders verecek durumda değilim). Hedeflerimize giderken önümüze engeller çıkıyor diyorsunuz, ben de diyorum. Şunu soralım kendimize. “Bu önümdeki engeller aslında benim göremediğim başka fırsatların kapısını bana açıyor olabilir mi?” Belki de biraz daha esnek olup o hoşunuza gitmeyen tarafa doğru kaysanız istediğiniz enginlikte bir ummana kavuşacaksınız. Benim de şahit olduğum bir şey: Zorlu görünen ve isteksiz olduğumuz çoğu şeyin sonunda hiç de beklemediğimiz güzellikte sürprizlerle karşılaşabiliyoruz. Hani derler ya, bodoslama diye… Aynen öyle hayata bodoslama tepki vermeyin. Hem sizi, hem de etrafınızdaki insanları uzun vadede mutlu edebilecek ne gibi fırsatlar var, sözde engellerin arkasında onu görmeye çalışın.
Hayatta tesadüfe yer yok ve gidiş hep bizim iyiliğimize işliyor. Yeter ki, kalbimizdeki güzelliği hep koruyalım.
Unutmadan, bütün bunları yapabildiğim için yazmıyorum. Yapmaya çalışıyorum sadece. Bazen oluyor, bazen olmuyor. Hayat bir gelişim yolu, zorlu ama geliştirici bir okul. Olumsuz tepki vermeden önce her zaman durup düşünmeliyim(z). Her şey bizim gelişimimiz ve ilerlememiz için.
Sitedeki kalitenin artması için daha kaliteli yazılar olmalı. Bence biraz daha üst seviyeli ve vay be harika bir yazı dedirtecek şeyler olmalı.
Derya Hanım tüm yazarların altındaki yorumlarınıza baktım da, nerdeyse hepsine aynı metni yazmışsınız. Editorden ricam; biraz da size şans verse de siz de yazsanız… Çok merak ettim seviyeli ve gelişmiş yazılarınızı.. Yani eleştiriden öte ağaç taşlamak gibi geldi. Biraz yapıcı ve faydalı tavsiyeler de bulunamaz mısınız Allah aşkına?
Kişisel gelişimci gibi konuşmuş. Ben sevmiyorum bu tip yazıları…
Başarılı Gençler projesinde adını duyuran Übeydullah Tanrıöver gayet de dikkat etmemiz gereken noktalara değinmiş. 4. sınıfı bitirdikten sonra dahi hedefini belirlemeyenler var ne yazık ki. Bence yazıya katılmayanlarda bunlardan bir kaçı herhalde!!! Ben daha 3. sınıfım ve yazılarından dolayı da Übeydullah Tanrıöver’e teşekkür ederim…
bütün yorumcular süpersiniiiz :) beni çok gulumsettiniz… Allah iyiliğinizi versin :)
übeydullah bey’i yerenlere karşı onu savunanlara bir çift sözüm var. negatif yorum yapılması okuyanın onu kabul ettiği ve übeydullah bey’e zarar verdiği anlamına gelmiyor eğer yanlışsa. bilakis yazıyı okumaya teşvik ediyor ve okuyunca insan kendi yorumunu kafasında yapıyor zaten ve yazarı da yorumcuları da notluyor. zira yazan yaşıyorsa yazdıklarını, ilerliyorsa yolunda negatifler değil pozitifler de etkilememeli onu. çünkü yazmak icin değil yaşadıklarını yazmalı. diğer türlü yazı süper olmus ama kendi mutsuz neye yarar… yorum süper olmus ama yazıyı okuduktan sonra hayat aynı devam neye yarar?…
iyi yolculuklar(içinize doğru…)
bence de haklısınız ben lise birdeyim ve üniversite hedefimi şimdiden koydum. inşalllah başarılı olurum. hedef doğrultusunda ilerlemek kişiyi başarılı yapar; ama küçük hedefler değil tabii ki.
kişisel gelişim kitaplarından copy paste yapılmış bir yazı misali… boş bunlar boş.