Bilişim Uzmanı Ali Rıza Babaoğlan: İnternet teknolojisine yatırım yapmalıyız

Kategori:Bilişim | Tarih:10/09/08

Gelişmiş ülkelerde bilişim sektörü akıl almaz gelişmeler katetse de Türkiye’nin geriden takip ettiği söylenir hep. İnovasyon üretemediği de ağır eleştiriler arasında ne yazık ki. Bu sorunun çok sebepleri var olduğunu söyleyebilir; fakat genç nesil üretken vizyonuyla hali hazırdaki durumu kotarmaya çalışması ümit verici. Nitekim uluslararası bilişim şirketlerinin de Türk gençlerine iş teklifleri yapması bunu kanıtlar nitelikte. Bu gençlerden birisi de 22 yaşındaki Ali Rıza Babaoğlan. Birçok global şirketten teklif alan, ulusal ve uluslararası yarışmalardan ödülle dönen Ali, Türkiye’nin gurur verici gençlerinden biri kesinlikle. Kendisini bir konferans öncesi tanıdığım Ali’nin içtenliğine, sıcakkanlılığına, kompleksizliğine ve daha da önemlisi samimi olduğuna şahit oldum. Genç arkadaşlarına olan bilgi paylaşımına verdiği önem ise insanı şaşırtıyor doğrusu. Hasılı kelam ben sevgili Ali’den hissemi aldım.

Ali Rıza Babaoğlan’ı kısaca tanıtır mısın bize? Kendini nasıl tanımlıyorsun mesela?
1986 yılı Ağustos ayında doğdum. Başkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 2008 dönemi mezunuyum. Şu an ise İşletme üzerine MBA eğitimi ile öğrenim hayatıma devam ediyorum.
Bugüne kadar geçen 22 yıllık süre içerisinde aslında yapabileceklerimden daha azını yaptığıma inanıyorum. Bu nedenle aslında ne yaptığımdan değil, neler yapmayı istediğimden bahsetmek beni daha çok motive ediyor. Kendime kısa ve uzun vadeli planlar koyuyor ve bunları gerçekleştirmeyi hedefliyorum. Şu an ki hedefim ise bilişim sektöründe global alanda söz sahibi bir şirkette, niteliklerime en uygun alanda görev alabilmek.
Microsoft’tan ve yurtiçi - yurtdışı birkaç büyük yazılım firmasından iş teklifi aldım; fakat henüz karar vermiş değilim. En son aldığım teklifler ise bir Alman firmasından ve Google’ın İrlanda ofisinden geldi. Seçim yapma konusunda zorlanıyorum ama İrlanda çekici geliyor. :)
Tek kelimeyle belirtecek olursak kendimi “istekli” olarak tanımlıyorum. İlgimi çeken her konuda sınırlarını bilen; fakat hırslı davranan birisiyim. Kendimi geliştirebilmeye ve yeni alanlar keşfetmeye önem veriyorum.
Sosyalleşmeye ise ayrı bir önem veriyorum, hergün ya da her hafta kesin yaptığım bir şey olmasa da, arada bir spor yapmaya ve tiyatroya gitmeye özen gösteriyorum. Bu aralar pek zaman ayıramasam da basketbol oynamak ve yüzmek ise hobilerim arasında.

Diğer ülkelerle kıyasladığımızda Türkiye’nin IT(Bilgi Sistemleri Teknolojisi) alanındaki hali hazırdaki durumu nasıl? Ülkemizin daha geride kalmaması için ne gibi önlemler alınmalı sence?
Bu konuda aslında birçok klişeleşmiş cevap var. Fakat kendi gözlemimle baktığımda şunu diyebilirim: Ülkemiz geride. Daha ileriye gitmek yerine, geride kalmaya da devam ediyor maalesef. Tabii ki ülkemizden de bilişim sektörüne katma değer sağlamayı amaçlayan projeler çıkıyor, çıkmaya da devam edecek; ama bu projeleri sayılara vurup oranladığımızda durum ortaya çıkıyor. Gerideyiz..
Daha geride kalmamak için bilişim sektörünü merak eden, bilişim sektörünün sınırlarıyla yetinmeyip bunun içine farklı alanları da katmayı başarabilecek, istekli ve çabuk yılmayan kişilere, gençlere ihtiyaç var.
İleri gidebilmek için ise bu kişilerin çok çalışması gerekiyor. Tabi, burada yerli kurumsal firmalara da düşen görevler var. Yeni bilişim trendlerini yakından takip etmek, ülkemize uygulanmasını sağlamak ve bizlere yön göstermeleri gerekiyor.
Ülke politikasının gerekliliğinden ise söz etmek istemiyorum. Zaten bilinen, hep söylenen ama uygulanmayan çok şey var. O nedenle vaktimizi bununla ziyan etmek bence yersiz.

22 yaşında Microsoft’ta çalışan birisi olmak gurur verici olsa gerek. Keza aldığın ödüller ve dereceler de var. Peki seni emsallerinden üstün kılan özelliklerin veya farklılıkların neler?
Ben üstün olduğumu değil, şanslı olduğumu düşünüyorum. Ama şansımı hep kendim yarattım. Belki üstünlük burada olabilir. Bilişim alanına girmeyi, bu alanda var ve görünür olabilmeyi istedim. Bunun için çalıştım ve oldu. Bu üstünlük sayılmaz; sadece istediklerini elde edebilme yolunda doğru yürüdüğümün göstergesi olabilir.
Ama bugüne kadar birlikte çalıştığım kişilerden gördüğüm kadarıyla başarıda etkisi olabilecek bazı farklı yanlarım var. Farklı bakış açıları geliştirebilmek ve bunu dile getirebilmek bunlardan birisi. Kendime göre doğru olan şeyler var ve bu doğrulara göre hareket ediyorum.
Aldığım ödüllerde bunun göstergesi olabilir. Herhangi bir kesime ya da birime bağlı kalmadan sadece bir şeyler üretebilmek adına çalışıyorum. Bu nedenle Microsoft ve IBM gibi bilişim sektörünün devlerinden ve Bilkent Üniversitesi, Akbank gibi kurumlardan aldığım farklı ödüller mevcut.
Bu yaşta Microsoft tarafından fark edilmek ve Microsoft tarafında çalışabilmek ise bana verilen en büyük ödül, ne büyük teşvik aslında. Daha da ilerlemek için bundan daha büyük fırsat olamaz. Tabii ben herhangi bir firmanın elemanı değilim, bunu da unutmamak gerekiyor. Ben bir bilişimciyim. Bu nedenle bugün Microsoft olur, yarın başka bir firma olur, benim için çok önemli değil aslında.

Bilişim alanında akıl almaz gelişmeler olmakta. Gelecek için neler öngörüyorsun merak ediyorum?
Gelecek hepimiz için karanlık, çünkü dünyanın sonu her geçen dakika ile daha da yakınlaşıyor fakat bilim ve bilişim sektörü bunu aydınlatmaya, geleceği biraz da olsa görülebilir hale getirmeyi amaçlıyor. Bu nedenle bilginin, bilimin ve bilişimin önü her zaman açık.
Bundan 20 yıl önce bilişim sektörü adına yapılan öngörülerin ve söylenen sözlerin bugün gerçek olduğunu görmek mümkün. Bugün söylenen sözlerin ise gerçekleşme süresi bu kadar uzun olmayacak.
Önümüzdeki 10 yıl içerisinde her eve bir robotun girmeye başlayacağı öngörüsü benim de desteklediğim düşünceler arasında. Ayrıca 3-4 yıl gibi bir süre içerisinde internet deneyimimizi tamamen değiştirmeye aday IP TV’de bu alanda önemli gelişmelerden bir diğeri.
Kısaca özetleyecek olursak; bilgisayarların farklı şekillerde her alanda var olduğu, akıllı ev robotlarının akşam eve geldiğinizde o günkü programınıza göre sizi karşıladığı, televizyon ekranından internet üzerindeki herhangi bir videonun seyredildiği ve senkron halde sesli, görüntülü görüşmelerin yapıldığı bir dünya çok yakın.
Nano teknoloji ise çok farklı bir dalga. Yakında bilişim dünyasında da köklü değişikliklere yol açacak gibi. Bu taraftaki gelişmeleri de ilgiyle izlemek gerekiyor.

Programcı veya yazılımcı olmak isteyen gençlerimiz özel eğitim kurslarına gidiyor ve çoğu verilen eğitimden memnun kalmıyor. Şunu samimi olarak sormak istiyorum: Kursa gitmek gerekli mi? Eğitim kurumları/eğitmenler yetersiz mi kalıyorlar yoksa?
Ben iyi bir örnek miyim bilmiyorum; ama hiçbir zaman kursa gitmedim. Çünkü kurslarda verilen bilgisayar eğitiminin, kendi başına da alınabileceğine inanan birisiyim.
Bence ülkemizde bilgisayar kursları, kursa gidenler ve kursta eğitmen olarak çalışanlar tarafından yanlış değerlendiriliyor. Çünkü kursa gitmek ayrı, o konuda uzmanlaşmak ayrı bir konu.
Türkiye’de kurslar, gidildiğinde hemen iş bulunan yerler gibi lanse ediliyor ve gençlerin çoğu kurslara iş bulmak için gidiyor. Ücretler zaten çok üst seviyelerde. Bunun yerine faklı yöntemler bulmak gerekiyor.
Kursların ülkemizde en iyi kullanıldığı taraf ise bence kurumsal taraf. Nitelikli bir kurumsal firma zaten çalışanlarının ihtiyaçlarını biliyor ve yeni ortaya çıkan bir yazılım trendi konusunda, yeni kişiler almak yerine, çalışanlarını eğitmeyi seçiyor. Çünkü deneyim ülkemizde şu an çok ön planda.
Bence bu konuya alternatif en iyi yöntem ise okurken çalışmak. Ailesinin maddi durumu ne olursa olsun, her öğrenci okurken mutlaka çalışmalı bana göre. Böylece hem ileride iş yapacağı sektörü tanımaya, hem de sektörden bağlantılar kurmaya erken başlanarak aslında çok yol kat edilmiş oluyor. Çalışırken öğrenilen ise kursların birçoğunda olduğu gibi unutulup gitmiyor. Deneyim yaşayarak kazanılıyor, kurslara gerek kalmıyor.
Üniversite sıralarında olan herkese bu nedenle okurken çalışmalarını, üniversite yıllarını boş geçirmemelerini tavsiye ederim.

Giriş yaptın madem; alanında başarılı bir genç olarak Türk gençlerine tavsiye ve önerilerini almaya devam edelim mi?
Önceki soruda bahsettiğim konu önemli ve bence bu, bilişim sektöründe başarılı olmak isteyen kişiler için artık bir şart niteliğinde.
Ayrıca Türkiye olarak bence en büyük sorunumuz illegaliteye daha yatkın olmamız. Bilişim sektörünün özellikle internet alanında bunu görmek çok kolay.
Yapmamız gereken sorunlu olan bir sistemi ya da bir şeyi daha da bozmak yerine onu yapmaya uğraşmak. O zaman yurtdışında daha çok saygı görmeye ve daha çok sevilmeye başlayacağız. Bu da bizlerle iş birliği yapmak isteyenlerin sayılarının artmasına, insanlarımızın global olanaklardan daha fazla yararlanmasına yol açacak.
Özellikle internet teknolojilerine yatırım yapan gençlerin önünün çok açık olduğunu, bu alanda yıllarca görev almış birisi olarak belirtmek istiyorum. İnternet teknolojilerine yatırım yapmamız bizi iyi noktalara taşıyacaktır. Ama bu yatırımın doğru yapılması da en az yatırım yapılması kadar önemli.
Söylemek istediğim özetle şu: Lütfen Google’da “porno” kelimesini aramayı bırakıp, bilişim devrimine ve özellikle internet trendlerine ayak uyduralım ve bu alanda örnekler ortaya çıkarmaya başlayalım.
Bunun için yurtdışı internet trendleri sitelerini ve özellikle Gartner raporlarını takip etmelerini öneriyorum tüm okuyuculara.
Ayrıca dil eğitimimize önem vermek ve düzgün bir Türkçe’nin yanında, bir ya da iki farklı dili de konuşabilen birisi olmalıyız. Çünkü bilişim küresel bir alan.

Türk gençliğini nasıl buluyorsun? Başıboş ve ideali olmayan bir gençliğin olduğunu düşünüyor musun Ali?
Benimde içinde olduğum bir topluluk olan gençler ülkemizde doğru yönlendirilmiyor ne yazık ki. Ben bu konuda şanslı gençlerden biriyim. Çünkü bana yol gösteren, bunları yaparsan daha iyi olur diyen çok sevdiğim bir ailem, kurumsal tarafta yol gösteren, yordam öğreten hocalarım ve beni takip eden, örnek alan kardeşlerim var.
Bunlar olması beni gerçekten çok etkiledi. Ama bu konularda elindekinin değerini bilmeyen, ben yaşlardaki gençlerimizde var ne yazık ki. İş işten geçtikten sonra bir şeyleri anlamak bize sadece bir atasözü kazandırdı, fazlasını değil. Bunu görebilmek gerekiyor bence.
Gençlerimiz içinde ne yazık ki yetersiz şartlar nedeniyle bir noktaya gelememiş gayretli ve istekli arkadaşlarımızda var. Keza başıboş ya da başı dolu olduğu halde kendi boş olanlarda var. Bu nedenle genel hakkında yorum yapmak doğru olmaz.
Ama benim gördüğüm internet kafelerde zaman ve para harcayan, bilgisayar dünyasına ya da bu dünyanın nimetlerine meraklı çok insanımızın olduğu. Bu insanları, özellikle gençleri doğru yöne çekmek gerekiyor.

Senin de garaj hikayen olacak mı ileride? Var mı gerçekleşmesini istediğin projelerin?
Benim garaj değil de geyik hikayem çok bu aralar. Çünkü hayatın bu evresi biraz karışık, içinde bulunduğum durumlara alışmaya çalışıyorum. Benimle ilgili ya da benim bir şekilde içinde olduğum, benim dışımda gelişen çok proje dolaşıyor ortalıkta; ama benim en önem verdiğim kendi kafamdaki projelerim.
Üzerine kafa patlattığım, tüm detaylarını, ticari planlarını oluşturduğum projelerim var elbette. Bunlardan birisiyle Bilkent Üniversitesi ve Akbank’ın ortaklaşa düzenlediği bir yarışmadan ödül aldım 2008 yılı başlarında.
Daha sonra bu projemi IBM ile paylaştım ve şu an hayata geçirebilmek adına birlikte çalışmalarımız sürmekte.
Bunun dışında daha önce bahsettiğim gibi hedeflerim arasında yer alan bir şey var; kendi şirketimi kurabilmek. Tabii bu şirketin ne iş yapacağının da planlamasını yaptım ve bu hayalim gerçekleşirse belki şirketimin ilk projelerinden olacak bir çalışma için şu an sektörün önde gelen bir kaç önemli ismiyle görüşme halindeyim.
Projenin fikri ve farklı modellemeleri hazır ve bekleme sürecinde. Global alanda etkili olabileceğini düşündüğüm bir proje fakat garaj hikayesi çıkmaz sanıyorum bundan. :)

Son olarak eklemek istediğin bir şeyler var mı?
Bana ulaşabilmek isteyenler için kişisel web sitemi paylaşmak istiyorum: www.alibabaoglan.com
Ayrıca şunu eklemek istiyorum: Gerçekten faydalı bir şey yapıyorsunuz, umarım kaliteden ödün vermeden devam etmeyi başarır ve bitirebilirsiniz. Çünkü biz millet olarak başladığı gibi bitirmeyi pek beceremeyen bir ırkız.
Teşekkür ederim bu fırsatı bana verdiğiniz için, umarım okuyacak olanlara az da olsa bir katkısı olur. Sürç-i lisan ettiysem affola.

Ali Rıza Babaoğlan kimdir?
PC Magazine dergisinde “İnter.NET Günlüğü” isimli köşe ile sektörel yazılara devam eden Ali Rıza Babaoğlan, son iki yıldır global alanın en büyük pazar liderleri konumdaki bilişim devleriyle ortak çalışmalar yaptı. Geçtiğimiz yıl Microsoft’un Türkiye’den seçtiği 27 öğrenci ortağı arasına seçildi ve bir yıl boyunca Microsoft Türkiye ekibinde Microsoft Student Partner unvanıyla öğrenci çalışan olarak görev aldı.
Bilişim’07, XII. Türkiye’de İnternet Konferansı, Akademik Bilişim’08, RIA Talks gibi etkinliklerinde yer aldı, yirmiden fazla etkinliğe konuşmacı olarak davet edildi. Güvenlik alanında yaptığı çalışmalarla, Microsoft’un güvenlik ürün ailesi olan ForeFront ile ilgili birçok çalışmaya Microsoft Uzmanı olarak katıldı.
Dünya çapında bir bilişim yarışması olan Imagine Cup 2008’e IT kategorisinden katıldı ve 2000 katılımcı arasından Türkiye birincisi olarak ikinci tura kalan Babaoğlan ikinci turda dünyanın en iyi 500 kişi ile yarıştı ve dünya 15.’si oldu.
Microsoft’un zorlu bir eleme aşamasından sonra Türkiye’den seçtiği iki kişi arasına girmeyi başararak, Microsoft’un yazılım geliştirme birimi olan Redmond ekibinde Office 2007 ürün ailesinin geliştirme ekibinde yer aldı ve bu ekiple geleceğin Office sistemleri üzerine çalıştı.
Mart 2008’de, IBM tarafından EMEA (Avrupa, Orta Asya ve Africa)’nın en iyi 75 öğrencisi arasına seçilen iki Türk’ten birisi oldu ve İsviçre’ye davet edildi.
Akbank ve Bilkent Üniversitesi’nin ortaklaşa düzenlediği “birFİKRİNmiVAR?” isimli inovasyon yarışmasında, juriye sunmuş olduğu fikir en iyi fikirler arasına gösterildi ve para ödülünü kazandı.
Avrupa’nın en büyük yetenek olimpiyatı olan ve bu yıl Hollanda’da gerçekleştirilecek EuroSkills 2008’e ülkemizi temsilen bilişim alanında katılacak ekibe davet edildi.
Bunların sonucunda ise Microsoft Türkiye’den “Best Supporter MSP” ödülünü alan Ali Rıza Babaoğlan, Eylül 2008 itibariyle de Microsoft Türkiye tarafından tekrar MSP programın Türkiye’den seçilen öğrenciler arasına girmeyi başardı.

Röportaj: İbrahim Eryiğit

Toplam 23 yorumcu katıldı.

oguzcansahin:

Ali başarılarının gani gani devamını diliyorum :)

Selim:

Hemen okudum. helal olsun, işte böyle gençler lazım ülkeye.

yorumcu:

Başarılar

ilyas TEKER:

RIa talks ve ineta summer hit seminerlerinde kendilerini bizzat dinleme fırsatı buldum. Örnek aldığım insanlardan biri. çalışmaları,yazıları,yaptıkları insana daha fazla çalışma azmi verioyor. başarılarının devamını diliyorum
http://ilyasteker.com

Kaan başlı:

Çok güzel konulara değinmişsin. kesinlikle ülkemizin senin gibi düşünen ve senin yolunda ilerleyen gençlere ihtiyacı var. senin bilişim alanındaki çalışmalarını örnek alan biri olarak tebrik ediyorum. başarılarının devamını diliyorum.

ayşe erdemlioğlu:

Biz de böyle teklifler alsak da kararsız kalsak. Çok tebrik etmek lazım.. Ülkenin gururu olacak gençleri burada görmek çok güzel.

alp çoker:

başarılarıyla genç beyinlere örnek olup , yol göstermeye çalışmış. İzlenimlerini uzun zamandır blogundan takip ediyorum. Okunması gereken başarılı bir blog’a sahip. Başarılar dilerim..

Hilal korkmaz:

Gerçekten uzun bir süredir internet günlüğünü takip etmekteyim,bilişimle uğraşmamama ragmen birçok konuda fikir sahibi olduğum ,bilişimle ilgilenen yada ilgilenmeyen herkese tavsiye edeceğim bir site.ÇÜNKÜ ONUNDA DEĞindiği gibi ülkemizde interneti etkin ve bilinçli kullanmalıyız herkesimden insan bunu bilmeli ve gelişitirmek için çalışmalı , google’ın son yaptığı açıklamaya göre durum pek parlak değil farkına varmalı ve vardırmalıyız.

esra:

örnek alınası bir kişilik. yaşı genç; fakat başarısı çok büyük. başarılarının ve şansının devamını dilerim.

Hümeyra Yüksel:

En son fotoğraf tam bir beyaz yakalı genç… :) Bu genç başarıyı gösteriyor… allah başarılarını arttırsın

Erçin Yontar:

Başarıların devamını dilerim Ali bill amca microsofta bir ara tekrar uğrarsa benden selam et; bu yolda hızla koşmaya devam et ve ardında açacağın koridordan diğer Türk gençleri de gelsin.

Mustafa kaya:

Başarılı Gençler projesini uzun zamandır takip ediyordum ve Ali Babaoğlan’ı burda görmek aslında çok şaşırtırıcı olmadı.
Şundan da eminim ki ilerde çok iyi yerlerde olcak.Başarıların devamını dilerim Ali.
http://www.mustafakaya.info

yorumcu:

Ali seninle gurur duyuyoruz:)

AYŞEGÜL TAN:

evet türk gençliği seninle gurur duyuyor

“Bu dünyada ilerleyen kişiler kolları sıvayıp istedikleri ortamı arayan bulamayınca da yaratan kişilerdir. Bernard Shaw

Yorumcu:

başarılarının devamını diliyorum.Umarım düşündüklerin ve gerçekleştirmek istediğin projelerin gerçekleşir.oLMAYA ÇAlıştığım aksiyon dolu insan tipi bu.

Gökhan:

Yaşı küçük işi büyük.. Röportajını okudum ve çok şey kazanıyor insan.. Teklifler yağıyor adama:)

Çetin erdoğan:

Herkes bir şekilde böyle başarılı gençleri desteklemeli. Türkiye parlak gençlere çok ihtiyacı var abi. Herkes bu arkadaşı alkışlamalı, destek çıkmalı. Eyvallah.

yorumcu:

Başarı dileklerimizle…

yorumcu:

bence de bu yer güzel bir site. ödevimi bulmaya yardım etti. allah devamını getirsin.

hakkı teoman:

geleceğin mesleği bilişim olduğuna göre, ali’nin de geleceğin posizyonunda bulunacağı söylenebilir. röportajdan anladığım kadarıyla böyle gençler türk bilişim potansiyelinde kullanılmalı,kaçırmamalıyız.çok başarılar.

Gözde Ünal:

ben bu çocuğu küçüklüğünden beri tanırım, çok zekidir ve şansını çalışarak yaratmıştır, ayrıca da kendisi bana derslerimde de yardımcı olmuştur. Süper girişimci, olağanüstü insan. ilgiyle izliyoruz.

yorumcu:

başarıların devamını dileriz

oben:

kardeşim başarı dolu nice yıllar seni bekliyor. gurur kaynağımız..

Sizi de bekliyoruz...

İsim (isteğe bağlı)

E-posta (çekilişe katılmak isteyenlerin doldurması gereklidir)