Gençlikteki başarma tutkusu nereden doğar?

Kategori:Genç Köşe | Tarih:23/05/10

İlk kez ne zaman benliğinizi sarsacak kadar büyük bir başarıyla anılmak istediniz? Daha önce hiç karşılaşmadığınız kişiler tarafından takdir edilmek ilk ne zaman gururunuzu okşadı? Kaç yaşındayken kendinizi başardığınız şeylerden dolayı mutlu olmuş hissettiniz? Kendi seçtiklerinizden dolayı beğenilmek, hangi tarihten beri hayat felsefelerinizin başında geldi?

İlk tecrübelerinizle kendinizi tanımaya başladıysanız eli öpülesi bir insansınız. Hele de bunu sonu olmayan gençlik heyecanlarınızla kucakladıysanız. Şu anda yaşadığınız ya da her ne olursa olsun yaşamayı dilediğiniz hayatınızın son nefesini soluyor bile olsanız istemekten vazgeçmemelisiniz. Gençliğinizde sahip olduğunuz, hayallerini kurduğunuz tüm ayrıcalıkların, doğan güneşinizde, açan çiçeğinizde, gözünüzdeki yaşta, yanınızdaki sevgilinizde hayat bulmasını istiyor iseniz onları terk etmemelisiniz derim.

En karşı konulmaz düşlerimizin, çocukluk giysilerimizi gençliğimize adım atarken çıkarıp attığımız; o küçücük, ahşap kapısı yıllanmış, pembe panjurlu kulübemizin tam da önünde filizlendiğini nasıl da unuttuk böyle? Ne kadar çabuk arka raflara kaldırdık erken yaşlarda başarmayı denediğimiz tatlı-sert deneyimlerin tebessümle tek beden olmuş tecrübelerini?

Gençlikteki başarma tutkusu, dünyayı değiştirme tutkusundan doğar neticede. Yıllanmışların kesildiği nokta da tam olarak burasıdır işte. 20 yaşındaki bir genç ile 70 yaşındaki bir yetişkinin ortak fikirleri mevcuttur elbette. Bunlardan en bariz olanı da, dünyanın olduğu gibi kabullenilememe düşüncesinden doğan farklılıklardır. Çıkış noktası olarak kabul ettiğimiz bu fikrin sonunda bir yol ayrımına sürüklendiğimizi görürüz. Genç bireylerin dünyayı değiştirmek için bütün enerjisini tükettiğini ve hayallerindeki dünyada yaşamak için savaştığını; yıllanmışların da düzeni değiştirmeye yönelik planlarla tıka basa dolu olduğunu fakat zaten başaramayacağını bildiğinden uğraşmaya değer bir vaka olarak bile görmediklerine şahit oluruz. Gençlik sürecinde kat sayısı fazla olmayan tecrübelerimiz, negatif sonuçlar doğuracak gibi görünse bile, çoğu kez içimizde barındırdığımız inanma tutkumuzdan dolayı görmeyi dilediğimiz madalyonun diğer yüzü, bizi hayallerimize bir adım daha yaklaştıran başarı hırsının önünde nasıl durabilir ki?

Sonbaharın kasvetiyle yok olduğunu düşünen ağaçlar gibi, bir süreliğine uykuya dalmak, baharın ilk dokunuşlarıyla yeniden hayat bulan tomurcuklar misali meraka uyanmaktır gençken başarıya uyanmak. Sancılı süreçler birleşiminden meydana getirdiğimiz hayat kavramının aralarına serpiştirdiğimiz başarı zerreciklerinin aydınlattığı çıkmazlarımıza aradığımız rehberin yalnızca bir adı var aslında… Genç olmak…

Yazı: Hilal Balta

  • Facebook
  • Twitter
  • del.icio.us
  • Technorati
  • Google Bookmarks
  • Live
  • email

Toplam 5 yorumcu katıldı.

ZEYNEP:

GENÇ OLMAK BAŞARIYI VE REKABETİ DAHA OLANAKLI HALE GETİRİYOR. HAYATTA GEÇİRİLEN SÜRE ARTTIKÇA, İNSAN BÜYÜDÜKÇE BAŞARI İÇİN EXTRA ÇABALAR GÖSTEREMİYOR.SINIRDAKİ BAŞARIYLA YETİNİYOR,EN YÜKSEKLERDEN VAZGEÇEBİLİYOR.EVET, BAŞARIDAKİ SIR GENÇ OLABİLMEKTE…

selen bilgeli:

begendim yazıyı…güzel

Esma:

teşekkürler, güzelmiş..

GÖKHAN:

GÜZEL Bİ PAYLAŞIM DÜŞÜNCELERİ GENÇ ARKADAŞIM ;)

eser:

acaba gençlikte ki başarı tutkusu sadece genç olmak ve gençliğin getirdiği dinanizmden ve bizden daha yaşlıların sahip olduğu başarısız deneyimlere sahip olmamaktan mı geliyor ? peki bunun için başarı nedir diye sormak gerek ? yetmişinde ki ihtiyar delikanlılara ne demek gerek o zaman? hala daha fazla ne öğrenebilirim diye çırpınan onca genç yürekli yaşlılara? peki dünyanın en genç nufusuna sahip ülkelerden biri olmamıza rağmen gençlerimizde ki bu yorgunluk neden? başarısızlık yorgunu,tutkusuz bu gençlikte ne? evet genç olmakta işin sırrı ama bu bedenen değil tecrübeyle değil bu yürekle,yürek yaşıyla ilgili yüz defa yenilsem yüreğimde ki ateşle denerim bir kere daha yenilmek için… çok sevdiğim bir söz vardır.”denedim yenildim o zaman bir kere daha deneyip daha iyi yenilcem…” bence gençlik budur…..

Sizi de bekliyoruz...

İsim (isteğe bağlı)

E-posta (isteğe bağlı)