Eğitişim Kariyer Enstitüsü Başkanı Emrah Kaya: İnanç sihirli bir kelime…

Kategori:Eğitim, Şirket | Tarih:28/05/08

Üniversitelerimizin fonsiyonunu gösteremediği açık beyan ortada olunca özel eğitim kurumları açığı kapatmaya gitti. ‘Kainat boşluk etmez’ kaidesince de başarıyı gösteriverdiler. Küçük bir arzla bile çok büyük talep gördükleri oldu açıkçası. Bunun yanında geleceğe hazırlanan gençlerin kariyer yarışında fark atmanın peşine düşmeleri ve sistem çarkının götürüsü olarak görülmesi cabası oldu. Evet hal böyle olunca ‘o sertifika benim, bu sertifika benim’ diyenler arz-ı endam eden bir özel kurumla tanıştılar. Doğrusunu isterseniz daha önce de haberimin olduğu; fakat araştırmamın neticesinde daha da  tanıdığım Eğitişim Kariyer Enstitüsü farklı eğitim sistemiyle takdire şayan. Eğitişim’i “Kariyer Fabrikası” olarak nitelendiren Emrah Kaya’nın çok şey başardığını düşünüyorum. Genç yaşında büyük bir eksikliği görerek projesini uygulamaya geçirmiş zira. Kendisini buradan bir kez daha inancı ve azminden dolayı tebrik ediyor, röportajıyla başbaşa bırakıyorum sizleri…

Öncelikle seni kısaca tanıyabilir miyiz? Basariligencler.com okuyucularına nasıl biri olduğunu açıklar mısın?
Emrah Kaya, 1979 yılında dünya atmosferinde hacim kaplamaya başlamış bir Türk’tür. EQ’suna IQ’sundan fazla güvenen yeniliklere açık, hayat enerjisi üretebilmek için ilişkide olduğu insanlara hep ihtiyaç duyan, eko-sistemlerin gerekliliğine inanan, hep yeni iş fikirleri geliştirip hayata geçirmek arzusunda olan bir aslan burcudur aynı zamanda.

Eğitişim Kariyer Enstitüsü’nün kuruluş hikayesini merak diyorum doğrusu. Bu enstitüyü kurarken beklentilerin nelerdi? Şu anki durumu hakkında da bilgilendirir misin bizleri?
Üniversite gençliğinin pratik hayat tecrübesi eksikliği üzerine kurulmuş bir kariyer enstitüsüdür Eğitişim. Hayal kurmayan bir toplumun hayal kurdurmayan eğitimcileri sonucunda bu gibi kurumlara ihtiyaç olduğu çok net ortadayken bu yıla kadar hiç böyle bir iş fikrini hayata geçiren olmadığı gerçeği üzerine ortaya çıkmıştır.

Neden sertifika programları olur ki? Üniversitelerimiz bu formasyon eğitimini bizlere sağlayamıyor mu? Size çok fazla talep olduğuna göre üniversitelerimizin sektörlere kalifiye eleman yetiştiremediği anlamı çıkarıyorum. Öyle mi sence de?
Sertifika programlarının neden olduğunu bilmiyorum; ama bildiğim şey şu: Üniversitelerde verilen eğitim gerçek iş hayatı dinamiklerini, değişkenlerini bize anlatmıyor. Taşımıyor maalesef. Sulu suya hazırlamıyor. Bizler üniversitelerimizden tatlı su balıkları olarak mezun olup, yarın sabah müdür olacağız zannederek yayılıyoruz üniversite bahçesindeki çimlere, kantindeki masalara. Ne yazık ki kocaman bir duvara çarpıyoruz ilk mülakatımızda bir İK’cı bize ne oldugumuzu söyleyene kadar. Tabii hayat bu değil. İş hayatında o duvara çarpmış insanlar oturup anlatıyor bize Eğitişim’de. Marketingciler onu, finansçılar kendi sularını, CEO’lar kendi deneyimlerini…

Peki o kadar sertifika programları veren kurumlarımız var. Eğitişim’i seçmelerindeki neden size göre nedir?
Eğitişim sertifika programı yapmıyor, iş hayatını tanıma seansları yapıyor. ‘Kariyer fabrikası’ olmak amacı.

Eğitişim’e başvuran kişiler daha çok vasıfsız olanlar mı yoksa ilgili bölümü okuduktan sonra bir de sertifika sahibi olmak isteyenler mi?
Çok farklı segmentlerden insanlar var içlerinde. 12 yıldır muhasebeci olarak çalışan 29 yaşında bir genç bile reklamcı olmak istediğine karar verip bu endüstriyi tanıma çabasına kapılıyor. Çıkıyor ve reklam ajanslarının karşısında kendini gösteriyor. Yeni mezun bir genç aldığı finans eğitiminin gerçek hayata adaptasyonunu öğreniyor. Ya da lise mezunu bir genç üniversiteyi kazanamamış; ama alaylı olarak kariyerinde adımlar atıyor ileriye doğru ve geliyor Eğitişim’e. Kendi bildiklerini teyit ediyor. Kısaca onaylatıyor yaptıklarını. Eksiklerini düzeltiyor, network yapıyor. Belki de en önemlisi bu.

Bundan sonraki Eğitişim ve senin hedeflerin neler olacak?
Eğitişim Kariyer Enstitüsü geçtiğimiz ay European School of Economics ile akreditasyon sözleşmesi imzaladı. Artık Eğitişim programlarına katılan gençler dünya üzerinde 5 şehirde bu programları kredi olarak saydırabilyorlar. Hatta o kampüslerde yine o ülkelerin iş hayatı insanlarından pratik üniversite ve/veya MBA öğrenimi görebiliyorlar. Amaç Türkiye’de pratik iş hayatı enstitüsü fikrini tüm ülke sathına yayabilmek ve fiziksel kısıtlar olmadan tüm ülkenin iş hayatındaki verimliliğini maksimize etmek. Düşünsenize her birey sevdiği ve mutlu olduğu, kendine uygun olan işi yapsa ve insanlar pazartesi günü işe gülerek gitse iş dünyasındaki verim % kaç oranında artar…

Başarıyı erken yaşta yakalamış bir gençsin bana göre. Türk gençliğinin profilini çıkarır mısın Emrah?
Profil ile ilgili söylenecek o kadar çok şey var ki… 20 yaşına gelmiş bir genç düşünelim. Türk gençlerinin çok büyük bir çoğunluğu bu 20 yıllık hayatlarında gözlerini kapatıp, beyaz bir tahtanın karşısına geçip kendi SWOT’larını hiç yapmamışlardır eminim. Farkındalık seviyesi 20’li yaşlarda yükselen bir gerçekliğimiz var. Öncesinde benim güçlü tarafım x, zayıf taraflarım y, z, t, bana uygun işlerdeki fırsatlar A,B,C, tehditler E,F diyerek hiç çalışmamışızdır biz geleceğimiz için. İşte bunu yapmamız lâzım.

Kariyer alanında uzmanlaşmış birisi olarak tavsiyelerini can kulağıyla dinliyoruz.
İnanç sanırım sihirli kelime. Hiç sermayesi olmadan başlayan bir şirket Eğitişim Kariyer Enstitüsü. Çok inanmış insanlar oldu hayatında hep. Elinden geldiğince doğru adımları atmaya gayret etti. Biz gençlerin inanca çok ihtiyacı var. Farklılaşmak en değerli edinimlerden birisi gençler için yine. Bu iki konuya odaklanılmalı.

Başarılı Gençler projemizi nasıl buldun? Sence gençler için bir enstitü de burası olabilir mi?
Bu motivasyonu gençlere sağlayacak oluşumlara çook ihtiyaç olduğu kesin. Bence GO! Yolunuz açık olsun!

Emrah Kaya:
1979 Ankara doğumlu. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce İşletme Bölümünden 2001 yılında mezun oldu. Üniversite hayatı sırasında 4 farklı derginin genel yayın yönetmenliğini yapmış ve kurumların üniversite içerisindeki pazarlama faaliyetlerinden sorumlu İsletme Külübü yönetim kurulu başkanlığı görevini yürütmüştür.
Mezuniyetini takiben “Youth Marketing” (Gençlik Pazarlaması) kavramıyla alakalı araştırmalarını N.Erdem Düvenci isimli eş-ortağı ile bir şirkete dönüştürmüş ve 7 yıl içerisinde the uniclub isimli reklam ajansı ile 28 sürekli müşterisine hizmet vermektedir. Coca-Cola Company, Finansbank, Microsoft, Mey İçki, Milliyet, Unilever bu müşterilerden bazılarıdır.
2002 yılı içerisinde Eğitişim Kariyer Enstitüsü’nün temelleri atılmış, 308 ve fazlası iş hayatı profesyoneli tarafından 6 yıl içerisinde 18.000 üniversite öğrencisine mesleki eğitimler verilmiş bir kurum kimliğine kavuşmuştur.
Emrah Kaya, her iki yapının 3. kuruluş yılında %50’sine sahip olduğu şirket hisselerinin % 45’ini satın almış ve şirketlerin hisselerinin % 95’ine sahip olmuştur. Eğitimini İ.Ü. İşletme Fakültesi Yönetim–Organizasyon Ana Bilim dalında yüksek lisans yaparak devam ettiren Kaya, aynı zamanda Eğitişim Kariyer Enstitüsü bünyesinde gönüllü mentor olarak 300’e yakın üniversite öğrencisine reklamcılık ve pazarlama iletişimi konusunda eğitim vermiştir.
Halen 28 yaşında olan Kaya, Eğitişim Kariyer Enstitüsü (Eğitişim Kariyer Enstitüsü İK. Eğitim ve Kariyer Hiz. Org.Tic.Ltd.Şti.) ve the Uniclub (UC Iletişim Reklam ve Org. Hizm. Paz. Tic. Ltd. Şti.) şirketlerinin yönetici ortağı olarak görev yaparken aynı zamanda sivil toplum kuruluşu olan Türkiye Bilişim Derneği’nin de üyesidir.

Röportaj: İbrahim Eryiğit

Toplam 9 yorumcu katıldı.

Emre Alaş:

Röportajı okudum ve beğendim.. Güzel işlere imza atmış. Teşekkür ederim.

Sevda:

İnancı olmayanın başarısı olamaz.

Yorumcu:

Emrah Kaya kariyer eğitim şirketini kurmasıyla büyük bir iş başarmıştır. Ve sitede yer almasına sevindim… Teşekkürler.

Yorumcu:

Daha ayrıntılı kişilik özellikleri görmek istiyorum. Başkalarından farkı ne? Onlar niye yapamıyor da, Emrah Kaya yapabildi? Fark yaratan özellikleri kısacası…
Teşekkürler

eda:

Emrah nerelisin sorması ayıp?

ali çoban:

Başarılı olmak için illede çok çalışmak gerekmez… başarının temel sebebi bana göre bir kez derslerini iyi dinlemek ve arada bir unuttuğu yerleri pekiştirmekten geçer. baştan derslerini dinleyip(eger ders temelin saglamsa o temel kolay kolay çökmez.) ama insanın içinden gelmeyince de hiçbir zaman başarılı olamaz. herkes en iyi yapabilecegi işi yaparsa başarının ilk temeli atılmış olur zaten. sizi de tebrik ederim.

Ezgi türkyılmaz:

emrah kaya bizim okulumuza gelmişti, korkmaz yiğit anadolu lisesinde bir söyleşi yaptı. çok güzeldi ve eğlenceliydi. çok başarılı birisi idolüm :d teşekkürler emrah kaya, teşekkürler bu sitenin kurulmasında emeği geçen herkese…

ek:

Ezgi’cim teşekkürler öncelikle… Ali Çoban’a katılmamak elde değil :) Eda ben Ankara doğumluyum. inanç diyelim; kimseden bir farkım yok aslında. :) teşekkürler.

sinan_mrc61@hotmail.com:

aslında basarmak ınanmanın yanında bıraz da calısmayla olur.. herkes bunu bılıyor.. pekı emrah bey (veya yardım edebılecek herhangı bırı.. ) kısa bır donem de cok seyler basarmam gerek ama o enerjıyı ben ıcımde bulamıyorum.. ama aynı zamanda da bulmam gerek.. bır kac arkadas bazı kararları aldık ama bır yere kadar bazı seylerı onlarla da yapamıorum.. pro. destege ihtıyac duyuluyor.. pekı bu enerjıyı kazanmak ıcın neler yapılabılır??? lutfen cevap beklıyorum cok onemlı!!! adresıme maıl de atabılırsınız…

Sizi de bekliyoruz...

İsim (isteğe bağlı)