Bir sanat eseri ortaya çıkarmak kolay iş değil doğrusu. Türkiye gibi bir ülkede alıcı olmadığı zaman ise bu iş daha da zorlaşıyor. Bazı meslekleri icra etmek için salt yeteneğin yeterli olmadığını, zihnini ve bilgini zorlaman da gerektiğini hepimiz biliriz. Bu mesleklerden biri de animasyon yönetmenliği bana göre. Ben de böyle bir işi en iyi icra edenlerden biri olan Kerem Hünal’la röportaj yapayım istedim. Kendisi kaliteli yapımlara imzasını attığı Stunbull ajansının sahibi. GORA filminde de emeği olan Kerem, animasyon alanında projeleriyle Türkiye’de çok konuşulacağına inanıyorum. Şanslı izleyiciler olarak bir kısmını gördüğümüz ‘Kayıp Armağan’ uzun metrajlı animasyon filmine adamış şu sıralar. Umarım bitirir ve hak ettiği karşılığı bulur.
Meslektaşı Gökhan Okur’la ziyaret ettiğimiz Kerem’e, ortağı olduğu Zazie restoranındaki yemek ve gösterdiği misafirperverlik ve sıcaklığı için özel teşekkürlerimi sunar, meslek hayatında nice başarılar diliyorum.
Kerem Sami Hünal’ı kısaca tanıtır mısın Başarılı Gençler okuyuclarına?
1980 İstanbul doğumluyum. Liseye kadar Boğaziçi Lisesi’nde eğitim gördüm. Bu sıralarda derste hep resim çiziyorum diye kovulmamdan sıkılan anne ve babam İskoçya’da derslerde de çizim yapabileceğim, neredeyse askeri bir okul olan Gordonstoun Lisesi’ne yolladı. >>>
Çizgilerin harekete geçmesi zor olduğu kadar, birçok kişinin ilgisini çektiğini düşünüyorum. Zira aksiyon halinde olan bir şeyi takip etme güdümüz mevcut fıtratımızda. İşte tam burada çizgisel tasarımın animasyon gösterimi devreye girmekte günümüz dünyasında. İllüstrasyon ile motion yetilerinin kesişimde hünerlerini sergileyen Gökhan Okur başarılı bir profil oldu bizim için. İllüstratör&motion uzmanı olarak gördüğüm Gökhan’ın Türkiye’de özgün ve kaliteli filmleri fazlasıyla beğeni toplamış. Ulusal ve uluslararası yarışmalarda aldığı ödüller bu başarısını da kanıtlamış açıkçası. Kendisi askerde iken tanıştığımız dolayısıyla bugüne ertelediğimiz röportajımız umarım birçok gencimize ışık tutacaktır. Gökhan’ın askerlik engelini aştığı için de çok daha büyük başarıları yakalayacağını, Türkiye’nin ismini çeşitli platformlarda duyuracağına inanıyorum.
Kısaca bahseder misin bize kendinden? Nasıl ve ne zaman başladın bu mesleğe?
1981 Eskişehir doğumluyum. Çizmeye lise yıllarında başladım ve o zamanlar arkadaşlar arasında fotokopi mizah dergileri çıkartıyorduk. Ardından üniversiteyi kazandım. Hacettepe Üniversitesi elektrik-elektronik mühendisliğinde okudum. >>>
12. sayısını yayınlayan Bak Dergisi’nin ünü dünyaya açıldığını Finlandiyalı bir arkadaşımdan öğrenmiştim. Kendisi ”mutlaka o dergiyi takip etmelisin” diyerek tavsiye etmişti. Ben de bir Türk dergisinin ismini duyuyarak bu kadar ünlenmesinden onur duymuştum açıkçası.
Ve sahibinin bir genç olması da sitemizde yer alması için yeterli bir sebepti. Ozan Karakoç başarılı bir genç profiliydi bizim için. Kendisi bizi kırmayarak röportaj talebimize olumlu cevap verdi ve gereken kolaylığı da fazlasıyla yaptı. İnanın başarısının yanında mütavazılığı, samimiyeti ve insanlığı beni çok etkiledi. Doğrusu bu röportajımızda genç Karakoç’un sizleri de etki alanına alacağını düşünüyorum.
Ozan Karakoç kimdir? Kendini tanıtır mısın basariligencler.com okuyucularına?
1983 yılının Mayıs ayında İstanbul’da doğdum. Liseyi Kadıköy Anadolu Lisesi’nde, üniversiteyi ise Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin Grafik bölümünde okudum. Mezun olduktan sonra aynı okulun Sinema Televizyon bölümünde yüksek lisans eğitimime başladım. Şu sıralar üzerinde çalıştığım tez projemi yaz sonuna doğru bitirmeyi planlıyorum. İlk kişisel web sitemi hazırladığımda 14 yaşındaydım. >>>