“Erken kalkan yol alır.” demiş atalarımız. Ama birçokları kulak asmaz bu nasihat niteliğindeki değerli söze. Bilmezler ki erken kalkma alışkanlığı, hayal ettiğimiz güzel sonuçlara ulaşırken geçirdiğimiz başarı sürecindeki en önemli destekleyici etkenlerden birisidir bizim için. Şimdi söylerken garip geliyor bana “erken” kelimesi. Zira erken kalkmaya alışabilmiş şanslı kişilere, başkalarının çok erken dediği saatler bile olağan uyanma saatleri haline gelmiştir. Getirileri düşünüldüğünde, bu alışkanlığa sahip olmanın çok da zor bir şey olmadığını düşünüyorum. Erişebildiğimiz her sabah, bize verilmiş çok güzel bir hediyedir. Her günün sabahı, hayatın inişinde olanlar için yeni bir toparlanma fırsatı; çıkışında olanlar için ise vitesi daha da yükseltme fırsatıdır. Bu verimli zaman dilimlerinde zihinsel ve fiziksel kuvvetimiz hayli yerinde olur. Bu sebeple de >>>
Ne kadar irdelendi bilemiyorum ama ‘başarı’ olgusuna çok kafa yorduğumu söyleyebilirim. Birikimlerim ve gözlemlerim neticesinde doğruluğuna inandığım konuyu paylaşmak istedim sizlere.. Tartışmaya ve ağır eleştirilere açık olduğumu konuya girmeden söyleyeyim samimiyetimle.
Bilim insanının da konu üzerinde araştırmalarını sürdürdüğü ‘başarı’ kavramı çoğumuza göre göreceli. Bir başkasına göre başarılı olan kişi diğerine göre başarısız olabiliyor. Ben tartışmaya açık olduğuna inanarak, başarının çeşitli kriterleri olduğunu düşünüyorum. Söz konusu kıstaslar üzerinden >>>
Etrafımızda ailemiz, patronumuz, personelimiz, stajyerimiz, çırağımız, ustamız… Hepsinin oluşturduğu bu geniş halkada gizli bencillikler ve kahramanlık dürtüleri üst safhaya gelmiş vaziyette. Günlerce kalabalık ortamlarda çalışır, sürekli iş üzerinde çözümler üretiriz. Bu yazıda dikkat çekmek istediğim nokta; sadece tek başımıza bunu yapmak ve tek başımıza başarmış sayılmak. Elbette tek başımıza bir işin üstesinden gelmek başarıdır; fakat paylaşımsız ve fikir alışverişinin olmadığı bir işin anlık başarısı ile istikrarı arasında uçurumlar doğmaya başlayacaktır. Başarılı bulduğum bir üstadımla sohbet ederken ona kendi alanımdaki bir işin işleyişinden bahsettim. Aslında çoğunuza anlatsam, gayet doğal karşılayacağınız türden bir sohbetti. Ama beni hayrete düşüren şey, dinlerken hayret ve not tutma çabası içinde olması. Diyaloğumuz şu şekilde oldu: >>>
İnsanlar tercihlerini sahip oldukları tutumlar aracılığıyla yapıyorlar ve ileride kendilerini iyi hissettirecek sonuçlara götürecek yolları bulmaya çalışıyorlar. Bu tutumlar içinde bana göre bazı yanlış olanları var ki, hiç fark etmeden bile insanların kendi kendilerine engel olmalarına neden olabiliyorlar. Mükemmellik… Yeryüzünde var olmadığını düşündüğüm bu kelimeyle ilgili gördüğüm yanlış tutumlardan bahsetmek istiyorum şimdi de. Bir kere bir insanın sahip olup olabileceği en yanlış tutumlardan bir tanesi “mükemmel olmaya çalışma” tutumudur. Yanlıştır, çünkü zaten mükemmel diye bir şey yoktur. Yanlıştır, çünkü gereksiz yere aşırı hırsa ve çevredekilere hasetle bakmaya neden olabilir. Yanlıştır, çünkü belirsizlik yaratır. >>>
Genç ömrümüzü okul sıralarında geçiriyoruz sadece. Ne eğitim sistemimizin sağladığı olanaklar var, ne de bir girişimimiz var okurken iş hayatının içinde olmak. Hele buna bir de maddi zenginlik eklenince çalışmak enayilik oluyor çoğumuza göre. Oysa kariyer planlamamızda erken yaşta ticaret hayatında yer almak çok doğru olacaktır bizim için. Doğrusu en erken yaşta iş veya işlerde çalışılmasının çok fayda sağlayacağına inanıyorum ben. Özellikle okulda öğrenemediğiniz şeyleri çalışırken çok daha erken ve etkili öğrenmiş oluyorsunuz.(Tabii bazı özel meslekleri dahil etmiyorum burada.) Gerçekten de okulun öğretemeyeceği bir çok şeyi hayatımda çalışarak yaşayarak öğrendim. Muhtelif iş tecrübelerimden öğrendiğim en önemli şey ise: Çok daha erken yaşta iş hayatına atılmalıymışım kanaati oldu. >>>
Günümüzde şirketlerin uyguladığı iş başvuru sistemi bazen insafsız olabiliyor. Üstelik bir diploma tabusudur ki, almış başını gidiyor. Eğer bir iş için başvuru yapıyorsanız ve gerçekten o işte uzmansanız, buna dair üniversite diplomanız olmazsa işi çok iyi bilmeniz bile havada kalıyor. Düşünün, o işin ustası olarak bilgiye dair ne varsa sünger gibi emmiş ve ün yapmaya başlamışsınız. Bir iş ilanını görüyorsunuz; “Alanında uzman, falan programlara hâkim, filan programların hakkından gelmiş, falan kadar yerde şu kadar yıl çalışmış insan evladına ihtiyacımız var” Fakat nitelikler bölümünün detayına bakıyorsunuz; bahsedilen bölümün üniversitesinden mezun olmak… Haydaaaa! Oysa diploman olmasa bile sen onların istediklerini fazlasıyla >>>