DVD HEDİYELİ* Bilgi birikimi, objektifliğe düşkünlüğü, hassasiyeti, aydın kimliği ile tanıdığım Can Dündar’ın, ‘Mustafa’ filmiyle aşağılanmasına ve ağır eleştirilere maruz kalmasına çok şaşırdığımı söylemeliyim öncelikle. Turkcell’in sponsorluktan son anda vazgeçmesi, Sabancı Grubu‘ndan daha fazla konuşulması ile reklam olması oyunu bir yana, ‘Mustafa’ tam bir Can Dündar’ın genç nesile hediye ettiği şaheseri… Kimliğinden ödün vermeden gözler önüne serdiği belgesel, ‘işkembeden konuşmalara’ kurban gidiyor. Mazallah ki Can Dündar efendiliğini, saygınlığını bozmasın..
Bu konuyla ilgili paylaşımı geç yapmamın nedeni, özel olarak medyayı takip ediyor olmamdı. Saygıdeğer Dündar’ın röportajları ve haberlerini takip etmem oldukça da eğiticiydi benim için doğrusu. Bir taraftan “benim Atatürk’üm onun Atatürk’ü değil” diyenler, diğer taraftan ”Atatürk’ü küçük düşürmüş, aşağılamış” diyerek kınayanlar, “liderliğine leke sürmüş” diyenlerin boykotları, protestoları… Ne kadar esef verici bir durum! Ve ne kadar da sığ düşüncelerin basmakalıbı…
Efendim bir kere ‘Mustafa’ fimi Atatürk’ün insani boyutunu incelemiştir. Tanrılaştırma tabusunu bir nebze yıkmayı başarmıştır. Soruyorum, önderimizin, bizim gibi yanlız kalan, acı çeken, uykusuzluk sorunu yaşayan, karanlığı sevmeyen, yetim kalan, rakı içen, gece hayatı yaşayan bir lider olduğunu bilmemiz çok mu korkutucu geliyor acaba? Bu gerçekleri-yani insani zaafları- saklamak Mustafa Kemal Atatürk’ü daha fazla sevmemize mi neden olacak? Hayır! Açıkçası ben, şablonları yıkmayı başaran bu film ile Atatürk’ü daha fazla sıcak bulacağımıza, içselleştireceğimize inanıyorum. Nitekim belgeselin ismi bile takısı olmayan Mustafa!
Ezcümle, 15 yıllık araştırmaların neticesinde vizyona giren ‘Mustafa’, Can Dündar’ın kendi Atatürk’ünü perdeye yansıtmasını göz ardı edemeyiz tabii ki; fakat subjektifliği dar kafalı eleştiricilerin yanında devede pire! Peki bu dar kafalı ‘yobazlar’ neden saçmalıyorlar dersiniz?
Ahmet Altan, Taraf Gazetesi’ndeki köşe yazısında(04.11.08) aynen şu ifadelere yer veriyor: “…Gerçekler görüldüğü zaman Atatürk’ün ne değeri eksilir ne de değeri artar, sadece onun arkasına saklananların asıl yüzü ve amaçları ortaya çıkar.
Esas korktukları da bu, onun için bu kadar saçmalıyorlar zaten.”
Yazı: İbrahim Eryiğit
*Buraya e-posta adresinizi de kayıt ettirerek yorumunuzu gönderenlerden yapacağımız çekilişle 1 kişiye ‘Mustafa’ fiminin DVD’sini(piyasaya çıktığı zaman) hediye edeceğiz.
Son katılım: 22 Kasım
“Atatürk’ü tanrılaştıranlara ‘tokat gibi’ belgesel: Mustafa” isimli köşe yazısına e-posta adresini vererek yorum yazanların katıldığı çekilişte şanslı kişi 28. yorumcu ‘Çağrı Menteş‘ oldu. Can Dündar’ın memnuniyetle imzalama sözü verdiği ‘Mustafa’ belgeselinin DVD’sini piyasaya çıktığında yollama taahhüdünü huzurunuzda vermiş bulunmaktayız.
Ben filmi izleyen birisi olarak, beğendim Mustafa’yı. kemalistlerin sinirlenmesi ahmet altan’ın dediği gibi. süper tarif etmiş. bu yazıyı yayınladığı için ibrahim’e teşekkürler.
Film gerçekten güzeldi. bize önceden ögrettikleri atatürk adeta ilah olarak gösterilen bir insandı. ama artık insanımız gerçekleri ögreniyor. aslında önderimiz atatürk te etten kemikten bir insan… acilari, mutluluklari, hirsları, zaafları vs. olan bir insan. ama sonuçta bizden biri. insan yani. Can dündar’ın mustafa’sı objektife yakın bir film.. kendisine teşekkür ediyorum.
çok garip ya.. hadi hepsini geçtim, peki kürtlere özerklik verecekti saçmalığını kim uydurdu??? zaten sizin amacınız belli, yani değerini değiştirmez filan diyosunuz. evet siz ne derseniz deyin “atamızın” değerini düşüremezsiniz zaten.. bu çabalar boşa, biz atamızı sizden daha iyi tanıyoruz emin olun..
ibrahim eryiğit’e kesinlikle katılıyorum. büyük önderlerın normal insanlardan farklı olmadığını göstermek bu önderın halka daha yakınlaşmasını sağlayacaktır. Nitekim can dündar da mustafa filminde atatürk’ün insani boyutunu bizlere sunarak daha samimi bir hava yaratıyor bence..
ben de buradan can dündar’ı kınıyorum. mustafa kemalimizi eminim tanıyamamış.
Sadece şahıs olan Atatürk’e yoğunlaşılmış. Her akşam bir şişe rakı içen, karanlıktan korsan, günde 3 paket puro içen, annesi olmayan ve kadınlara karşı zaafı olan bir adam. Filmin sonuna doğru yalnız, koca sarayında gayet zavallı birisi. O kadar umutsuz ki sarayına kendi heykellerini sipariş ediyor. Fakat ülkemizde ülke kurucusunun etrafında o kadar kilitlenilmiş ki düşünce özgürlüğüne kısıtlama getiren askere de o kadar müdahale hakkı verilen bir ülkede böyle bir film umut ışığı. Rahmetli Bayramoğlu, “Atatürk”ü tanrılaştırarak onun hatırasına en büyük saygısızlığı biz yapmıştık. Atatürk”ün arkasına saklanarak maalesef onu tabulaştırmışız” demişti. Kaldı ki filmin birçok yerinde de Atatürk azizleştirilmiş. BANA GÖRE böyle bir filmin yapılabilmesinin Türkiye’nin demokratikleşme yolunda olduğuna DAİR bir işaret.
NOT: Ölümünden sonra, Atatürk”ün şahsi evrâkına askerler el koymuştur. Üzerinden 70 yıl geçmesine rağmen, Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı”nın (ATASE) elindeki günlükler, mektuplar, notlar eksiksiz olarak yayınlanmamıştır. Bu düpedüz ayıptır! Mustafa dolayısıyla bazı belgelerin ilk kez ortaya çıktığını Can Dündar günlerdir Milliyet”te ballandırarak anlatıyor. Anlaşılan, ATASE görevini yapmaktan âcizdir! Cumhurbaşkanı Gül”ü göreve davet ediyorum: Lütfen, Atatürk”ün evrâkını Çankaya”daki Cumhurbaşkanlığı Arşivi”ne geri isteyiniz ve hemen yayına hazırlatınız! ATASE”nin elinde 70 yıldır rehine gibi duran Atatürk evrâkının –ve de hatırâsının(!)- özgürlüğe kavuşmasının vakti gelmiştir Artık.
Saygılarla
bundan en fazla beş yıl önce böyle bir filmin ülkemizde yayınlanacağı aklıma bile gelmezken şimdi gözler önünde. insan olarak şunu bilmeliyiz ki; önder lider vs. her ne olursa olsun sevdiğimiz kişi ya da kişileri ilahlaştırmamak gerek. o zaman hiç bir zaman ilerleme olmayacaktır. “mustafa” filmi de bunun güzel bir örneği. bizim olanı, bizden olanı her yönüyle tanımamız bize onu kaybettirmeyecek aksine sevgimizi artıracaktır… bizden biri, halktan biri dedirtirecek…
üniversite yıllarımda “demokrasi dersinde” hocamızın Mustafa Kemal hakkında söylediği şeyler beni şaşkınlığa uğratmıştı (günümüz tabiriyle modern, çağdaş bir bayandır kendisi). o gün söylenenler bu gün görsel olarak bütün halka sunuluyor. bunda korkacak, dehşete kapılacak hiçbir şey yok arkadaşlar. biz gençler gerektiğinde çuvaldızın en kalınını kendimize batırmasını bilelim ki tarih tekerrür etmesin (şimdi bu nerden çıktı demeyin, birden yazasım geldi işte:))
türkiye’nin şu haldeki durumu ile bu diyaloglar normaldir. Pkk’yı meclise sok hiçbir eleştiri olmasın mustafa kemal atatürk’ü tartışıyoruz yaa bu nasıl iş anlamıyorum. tartışılacak konu şimdiki ıktıdardır arkadaşım osmanlı gibi içten çöküşe doğru gidiyoruz ama gören mi yok başımızdaki bilinmez. saygılar…
hepimiz insanız.. mustafa da insan..
Öncelikle bugün adına kemalistler dediğimiz zümreye bakmak lazım. kendilerine aydın diyen bu kesim Atatürk’ü tabulaştırmak suretiyle, bizatihi Mustafa kemal atatürk’ün kurduğu ülke çatısı altında kimi siyasetçi, kimi gazeteci, atatürk’ün ismi tarih sahnesinden silinmeye çalışılıyor diyerek varlıklarını sürdürüyorlar. Çünkü biliyorlar ki atatürk herhangi birimiz kadar insan olarak tanıtılacak olsa, sözde atatürk mirasının kadim koruyucuları ya, böylece onları bizden ayıran elit insan statülerini kayıp edecekler. Bu uğurda ellerinden ne gelirse sonuna kadar yaparlar. Zira bu zamana kadar hep yapmadılar mı? YAPMADI OLSALARDI BİZ, TÜRKİYE VATANDAŞLARI ÖNDERİMİZİN, ÜLKEMİZİN KURUCUSUNUN, VEFATININ ÜZERİNDEN 70 YIL GEÇMİŞ OLMASINA RAĞMEN HALEN BÖYLE KONUŞUYOR OLUR MUYDUK? bİZ HALEN aTATÜRK’Ü TANIYAMADIK.
cAN DÜNDAR A GELİNCE, KENDİSİ ENTELEKTÜEL BİRİKİMİNE İMRENEREK BAKTIĞIM BİR İNSANDIR. yAKIN ZAMANA KADAR DA OBJEKTİFLİĞİNDEN SÜPHE ETMEZDİM PEK. zİRA TARAF GAZETESİ HAKKINDA YAZDIĞI KÖŞE YAZISI, BİRAZ SÜPHEMİ ÇEKMESİNE NEDEN OLDU. sONUÇLAR İÇİN YAKIN İZLEMEDEYİM ZATEN.
MUSTAFA FİLMİ HAKKINDA İSE ŞUNLARI SÖYLEMEK İSTİYORUM: ATATÜRK’E ARTIK, BU FİLM VE YOL AÇTIĞI TARTIŞMALAR SAYESİNDE, ZİHİNLERİMİZDE DAHA DA BİR İNSAN İMAJI KAZANDIRILDI. cAN DÜNDAR’IN KENDİSİNİ BU AÇIDAN KUTLARIM. yALNIZ ATATÜRK HAKKINDA BİLDİĞİM BİR ANEKTOD VARDIR: ATATÜRK PARASINDAN ARTIRDIKLARINI BİRİKTİRİR SÜREKLİ KİTAP ALIR, OKURMUŞ. fİLMDE BU KONUYA DEĞİNİLMESİNİ BEKLERDİM. cAN DÜNDAR 15 YILI AŞKIN ARAŞTIRMASINDA BUNU GÖZDEN KAÇIRMIŞ OLAMAZ..
gerçekten güzel bir film… herkes karanlıktan korkabilir mustafa bile… can dündar gerçekten iyi bir şekilde anlatmış ata’mızı. önceleri sadece liderliğini bilirdik, şimdi onunda insan olduğunu hatırladık!
her şeyden önce atatürk tapılması gereken değil, örnek alınması gereken bir liderdir, atatürk’ü hiçe sayanlar bilmelidirler ki… atatürk olmasa şuan bu topraklarda, türk, hatta müslüman olarak yaşamayabilirdik. çünkü ülke toprakları başka ülkeler tarafından bölge bölge işgal edilmişti. atatürk’ü eleştirmeye kendinde had bulanlar önce atatürk’ün hayatını, yaptıklarını incelemelerini öneriyorum. bu öneriyi almayanlara tek diyeceğim ‘dar kafalı’… atatürk’ün özel yaşantısına gelince… kimse onun yaşantısını yargılayamaz. o da bir insandı ve onun hayatının da dört dörtlük olmasını bekleyemeyiz. ne mutlu ki bu film onu daha da yakından tanımamıza olanak sağlayacak…
film iyi ya da kötü, eksik ya da tam, buna çok fazla takılmayarak şunu söyleyebilirim ki mustafa kemal atatürk’ü sokulduğu tanrısal kalıptan kurtarmak için atılmış bir adım olması bile yeterli benim için..
bir bakalım etrafımıza, bugüne kadar bize öğretilenlere, kabul ettirilenlere ve hala bu şekilde devam eden düzene.. Mustafa kemal atatürk’e, bu topraklar üzerinde rahatça nefes alabilmemiz için seçilen insanların lideri olmak nasip olmuştur. bunu kimse görmezden gelemez. O’na bu bağlamda duyduğumuz minnettarlığı, saygıyı, o’nu yüreğimizde yaşatma güdümüzü kimse sorgulayamaz, haksız bulamaz elbette. fakat bunlar haricinde onu tanrısallaştırmak kadar büyük bir hataya düşmüş olduğumuzu da kimse göz ardı etmesin. mesela mustafa kemal atatürk gibi düşünmek zorundasındır, o bir şey söylemişse doğrudur, sorgulayamazsın bile, mazallah taşlanırsın. kardeşim o da bir insandı, o’nun da kendine göre fikirleri vardı, bir yaşam tarzı vardı diyemezsin. bunun gibi birçok örnek daha..
film meselesi en büyük delil zaten. alkol alan bir insanın alkol aldığını göstermek suç sayılıyor. neden? alkol almıyor muydu, alıyordu, o zaman ne diye şikayet ediyorsun? niye o’nu zaafları olan bir insan olarak kabul edebilmek bu kadar ağır geliyor? herkes liderlerini her şeyleriyle benimseyebilmişken, bizlerin de bunu yapabilmemize niçin izin vermiyorsun?
eminim o yaşasaydı, böyle bir kalıba sokulmuş olmaktan rahatsızlık duyardı.. ne diyeyim?.. bence tabularımızı yıkabilmek için ilk ve güzel bir adım, bakalım sonuçları ne olacak?..
çocukluktan beri bizlere öğretilen kalıplaşmış insan figürü anlatıldı. böyle bir filmle ortaya çıkanlar ayıp olan şeyler değildir bilakis atatürk’ün insan olarak yaptığı normal şeylerdir. her ne kadar ordu ile ve halk ile gezmiş bir adam olsa da kendi içinde çok yalnız bir ADAM MUSTAfa kemal Atatürk.
ANLAMAK NE GÜÇ İNSANLARI. HER ŞEYDE BİR BİT YENİĞİ ARAMAKTA ÇOK ZOR OLMALI SANIRIM. ONU KENDİ DÜŞÜNCE YAPINDA YORUMLAYIP BİÇİMLENDİKMEKTE ÖYLE OLMALI. HEE BiR DE DÜŞÜN DÜŞÜN NEREYE KADAR. atatürk’ün birkaç yönünün filmde yansıtılmasında ne gibi bir kötü niyet olabilir ki! ha yani neyi engellemeye çalışıyorlar bir anlayabilsem. atatürk’ü sevenler sanki hiç mi içki içmedi ya da içmiyor hiç mi uyku sorunu çekmiyoruz hiç mi gece hayatı yaşamıyoruz o da insan ya. ilahlaştırmak olur mu onunda zevkleri vardı hayatını örnek alanlarımızda var almayanlarımızda herkesin kabul ettiği bir şey var ki o bir “ASKERİ DEHA” Eğer BUNU KABUL EDİYORSAK BIRAKALIM İNSANLAR SANATINI YA DA MESLEĞİNİ YAPSIN BİZ DE ATATÜRK’E SEVGİMİZİ BÖYLE BESLEYELİM…
Filmi henüz izleme imkanım olmadı ama basındaki bu tartışmaları duyunca çok merak ettim doğrusu. ibrahim bey’in de dediği gibi Atatürk gerçekten bazı hedefi farklı olan insanlar tarafından gençlere yanlış bir şekilde tanıtılıyordu. söylediğiniz gibi bu film bu konudaki bazı gerçekleri göz önüne seriyorsa, gerçekten takdire şayan bir yapımdır diyebilirim. onun yanı sıra ahmet altan’ın sözü her şeyi tam olarak özetliyor: “…Gerçekler görüldüğü zaman Atatürk’ün ne değeri eksilir ne de değeri artar, sadece onun arkasına saklananların asıl yüzü ve amaçları ortaya çıkar.”
mustafa’yı yalnızca sözde değil özde de yaşamak , yaşatmak gerek.
Merhaba. Benim sözüm herkese… ulu önderimizin ben rahat bırakılmasını istiyorum. Yok içki içiyor yok sigara içiyor yok aşık oluyor ya bir önder içki içemez mi aşık olamaz mı içmeyenleri de gordük(!) bunun surekli gösterilmesini de kabul etmiyorum çünkü sonunda işte bu tartışmalar oluyor.. onun düşüncelerini fikirlerini devam ettirmek varken biz nelerle uğraşıyoruz.. bırakın da rahat rahat uyusun hoş türkiyemizin içinde bulundugu durum kaos onu yeterince rahatsız etmiştir bari bu tartışmlarla daha fazla onu rahatsız etmeyelim… bildigimiz ya da bilmedigimiz yönlerini de bırakın ülkemiz için yaptıklarını konuşun ve yaptıklarına nasıl sahip çıkılmadığını… gerisi boş laf….
can dündar’ın bu belgeseli pek de yerinde olmayan bir proje gibi geldi bana. amerika’nın kurucusu washington’u bir amerikalı saygıyla anar ve hep zihninde o kişinin kendi devlet kurucusu olarak dile getirilmesini ister. bir alman vatandaşı içinde bismarck aynı değeri taşır. bismarck onlar için almanya’yı almanya yapan kişidir. bu tutumun bizlerde de aynı olması gerektiğine inanıyorum. Atatürk’ÜN İNSANİ BOYUTUNU ELE aLDIM DEMEK OLAYIN KOLAYINA KAÇMAK GİBİ GELDİ BANA. SANIRIM BU ARALAR AYDINLARIMIZDA BİR BOŞLUKTA VE HATALAR SERGİLEMEKTELER… GEÇENLERDE İSTANBUL’UN KURTULUŞ YILDÖNÜMÜ VARDI VE BAZI GAZETE VE TV’LERDE BU OLAY İSTANBUL’UN FETHİYMİŞ GİBİ BİLE DİLE GETİRİLDİ. ATATÜRK’ÜN AKŞAMLARI RAKI İÇTİĞİ GERÇEĞİNİ HEPİMİZ BİLİYORUZ; BUNU TUTUP TA BELGESELDE DİLE GETİRMEyE LÜZuM YOK DİYE DÜŞÜNÜYORUM. İLKE VE İNKİLAPLARINDA Bİr BELGESEL ÇEKİLMEYE KALKSA ONLARCA SAAT SÜREN DAHA GERÇEKÇİ, BİLGİLENDİRİCİ VE EĞİTİCİ BİR ÇALIŞMA OLURDU.
BEN DE MUSTAFA’YA GİTTİM. SABAH GAZETESİ YAZARLARINDAN YILMAZ ÖZDİLİN 4.11.2008 TARİHLİ YAZISINDA KALEME ALDIKLARINI AYNEN GÖRDÜM.(http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=10276203&yazarid=249) DÜNDAR BİR ŞEKİLDE Teşekkürü HAK EDİYOR, TARAF OLARAK GELEN İzLEYİCİ KİTLESİNİ ŞAŞKIN OLARAK UĞURLADIĞI İÇİN.:) FİLMDE SIKÇA HAKİR GÖRÜLEN DİNİMİZ VE O DİNİN GÜZEL TEMSİLCİSİ DER Kİ: ÖLÜLERİNİZİN ARKASINDAN HAYIR KONUŞUN. BEN DE BU SÖZLE AMEL EDEREK ATATÜRK İÇİN DİYORUM Kİ: ALLAH RAHMET EYLESİN.
“Mustafa” filmini izledikten sonra filmin çok eleştirileceğini düşünmüştüm. geçen zaman ne yazık ki beni Haklı çıkardı. Kabullenmesi zor. yakıştırması zor. bilinenlerin dışında, farklı! Mustafa kemal Atatürk’ün mustafa’sı anlatılıyor filmde…
atatürk’ün askeri dehasını anlatan hali hazırda bir dolu belgesel varken bir farklılık arıyordum ki Can dündar harika bir çözümlemeyle karşımıza çıktı. lider ama korkuları olan bir lider, savaşan ama sosyal yaşamına da devam eden bir entelektüel, Türkiye’yi kurmayı planlarken kitap üstüne kitap deviren ama sofrada rakı sohbeti yapmasını bilen bir adam. Atatürk’ün mustafa’sıydı bu. bizdik. artık ona yakındık. ondan biriydik…
kendimi atatürk’e hiç bu kadar yakın hissetmemiştim. Biliyorum, birçok kişiye çok zor geliyor. çünkü biz atatürk’ümüzü hep kalıplar içine soktuk. ilkokulda sıralara oturduğumda karşımızdaki duvarda asılı çerçevede bir yüz, ceketlerde asılı bir rozet, ders kitaplarında ilk sayfadaki adam, herkesin kendine çalıştığı bir türkiye’de kişiden kişiye dolanan paraların ortasından bakan bir çift göz…
Şimdi nasıl olsun da biz mustafa’yı kabul edelim. Etmeyenlere inat biz ederiz Atam. sana yaklaştık, tabularla anlatılan, cansızlaştıran atatürk’ün ne kadar canlı olduğunu gördük…
yakınız sana. elimizi uzatsak dokunacağız. Şimdi seni kabul edemeyenlere, senin arkanda saklananlara ne yapacağını çok iyi biliyoruz. Kafalar sen olsan 1 günde değişir Atam…
can dündar’ı tebrik ediyorum. atatürk’ün bir insan olduğunu hatırlattığı için. bu filmden rahatsız olanlara gelince bence bu film kimsenin atatürk’e bakış açısını değiştirmez. zaten kendini kanıtlamış bir insan o.
aksine birçok insan atatürk’ün insan yönünü görmekten memnun. bir tabu olarak arkasına saklananlar hariç tabii!
Yılmaz Özdil’in yazısını daha önce görmemiştim. Düşüncelerime tercüman olan ve gerçekleri bir nebze de olsa gösteren Can Dündar-İbrahim Eryigit-Yılmaz özdil ve Şimâl, hepinize sonsuz teşekkürler…
bence can dündar bu eserinde de ustalığını konuşturmuş, türkiye’de yaptığı pek çok işi hakkıyla yapan nadide şahsiyetlerden biri, ya da en azından benim haberdar olduklarım arasında, zira ülkemizde nice parlak, dinamik ve yaratıcı zekanın heder olup gittiğinin herkes farkında artık.
mustafa filmine gelince, bence atatürk bu filmi görseydi can dündar’ı tebrik ederdi, sonra da itirazları olan kısımları nazikçe kendisine iletirdi. diyelim ki can dündar gerçekten atatürk’ü anlamamış, yanlış tanıtmış vs. peki ona şiddetle karsı çıkanların bu kırıcı, toptancı, emeğe saygısızca hatta onun kişiliğine saldırıcasına yaptıkları nereye konacak? artık 21. yy. türkiye’sinin gençleri yemeyen, içmeyen, hata yapmayan, hastalanmayan, ağlamayan, yani yaşamayan ve yaşamamış olan, hayallerde yaratılmış olan hayali bir önder profiliyle tatmin olmuyor. biz atatürk’ü ve onun öğretisini; eleştirerek, sorgulayarak, bazen kızarak, bazen anlayarak, bazen hüzünlenip, bazen coşarak ama hep ilerlemek için tanıyacağız. dogmalara karşı olduklarını söyleyenlerin ortaya koyduğu bu suni dogmalar, zihinlerimizi orta çağın karanlıklarına irca ettirme çabaları artık işlemiyor. zira artık sorgulamayı biliyoruz ve atatürk’ü sevip sayıyoruz. ama bu onun zaaflarını görmemizi engellemıyor. çünkü buna gerek yok, sevmek için, örnek almak için illa da kusursuz olmak gerekmiyor. insan mükemel değildir, mükemmellik doğasına aykırıdır, atatürk de bir insandı; ama çok özel bir insan…
can dündar mustafa kemal’in günyüzüne çıkmamış birçok bilinmeyinini ifşa etmiştir. zira küçük yaşta hafızdan dayak yediği için onlara kin gütmesi, bu kinin çok geçmeden nefrete dönüşmesi, yeni türkiye cumhuriyeti kurulunca medreselere kilit vurması ve onlardan intikamını bu şekilde alması gerçekten irrite edicidir. yılmaz özdilin yazısını okurken filmi tekrar izliyor gibi oluyorum. ve rahatsız oluyorum. filmi izledim, yılmaz özdili okudum, büyük şairi anmadan geçemeyeceğim ‘öz vatanımda garibim, öz vatınımda parya’. teşekkürler ibrahim abi, objektif bakış açın için…
MUSTAFA KÜÇÜCÜK YÜREKLERİMİZDE ÇİÇEK AÇAN MUSTAFA. bİZ SENİ HEP KİTAPLARDAN OKUDUK SEN GÖZÜMÜZDE GÜÇLÜ BİR ASKER GÜÇLÜ BİR SİYASETÇİYDİN. sENİ HEP BÖYLE BİLDİK. OYSA SEN DE ETTEN KEMİKTEN BİR İNSANDIN. SENİN DE DUYGULARIN SENİN DE GÖZYAŞLARIN VARDI. SENİN DE BİR ANNEN VARDI. VATAN DEĞİLDİ TEK ANNEN. SANA CANINDAN CAN KATAN O MÜTHİŞ KADIN VARDI. AMA BİZ BUNLARI HEP GÖZ ARDI ETTİK. İŞTE MUSTAFA FİLMİ SENİ BİZE İNSANİ YÖNLERİYLE TANITTI. SEN DE AĞLAYAN SEN DE GÜLEN SEN DE KIZAN YANİ KISACASI ETTEN KEMİKTEN BİR İNSANDIN. HATALARINLA BAŞARILARINLA YALNIZLIĞINLA YÜREĞİNDE ÇOCUKLULUĞUNU HEP TAŞIYAN KÜÇÜK MUSTAFAYDIN. CAN DÜNDAR’A TÜM BUNLARI BİZE HATIRLATTIĞI İÇİN SONSUZ TEŞEKKÜRLERİMİ İLETİYORUM. AMA ŞUNU DA SÖYLEMEDEN BİTİRMEK İSTEMİYORUM EĞER SEN OLSAYDIN ŞİMDİ BİZE BENİM GENÇLİĞİM BU OLAMAZ DERDİN. HAKLI DA OLURDUN. AMA SANA SÖZ VERİYORUZ ATAM SENİN İLKELERİN VE İNKILAPLARIN DOĞRULTUSUNDA YÜRÜMEYE AND İÇİYORUZ ÇÜNKÜ SENİ SEVİYORUZ. BİLİYORUZ HER VARLIK BİR BEDENDE DOĞDU VE BİR BEDENDE CAN VERECEK. AMA SEN CUMHURİYETLE DOĞDUN VE CUMHURİYETLE CAN VERDİN.
ahmet altan’ın yazısına son derece katılıyorum. mekke cahiliye döneminde nasıl kabe ne amaçlarda kullanılıyordu, bugünde Mustafa kemal aynı durumda. Ahmet altan’ın güzel ve cesur yorumundan dolayı teşekkür ederim.
ben can dündar’ın çeşitli konularda birçok belgeselini izledim ve o yüzden tarafsızlığına sonuna kadar inanıyor, yaptığı işleri de destekliyorum. İbrahim’in ve ahmet altan’ın görüşlerine de katılıyorum.
Bu belgesel ikinci cumhuriyetçi bir neslin nasıl yetiştirildiğini nasıl Atatürk ve cumhuriyet düşmanı olduğunu gözler önüne seriyor. paris’te anlaşma imzalandığı gün kahraman fransız generali istanbul sokaklarında Fatihvari beyaz atının üzerinde işgali ilan ederken kuyruklarını kıstıran kendilerine sözde teali islam diyenler hangi yüzle kurtuluşu sahipleniyorlar. canları sağolsun, kadehimi onların şerefine kaldırıyorum.
ben bu belgeseli çok beğendim. inanılmaz etkileyiciydi. anlatım biçimi görüntüler süperdi. bu konuda bir ilki başardığı için de can dündar’ı tebrik ediyorum.
arkadaşlar herkes kimi yorumladığını dikkat etsin. burada konuşulan mustafa kemal atatürk kimse atamızda zaaf aramasın bir şeylere kılıf bulmaya uğraşmasın atamızın yaptıkları ortadadır bize kazandırdıkları ortadadır türkiye’de hakkında tek konuşulmuyacak sadece saygı duyulacak tek insan vardır türkiye cumhuriyetinin kurucusu mustafa kemal atatürk.
kesinlikle insan olduğunu hatırlatmıştır.
kardeşim, benim ve arkadaşımın duygularına tercüman olmuşsun. bizim gibi düşünen insanların olduğunu bilmek gerçekten güzel…
bu tanıtımla mustafa kemal ATATÜRK’ÜN, OKULLARDA BİZE ANLATILDIĞI GİBİ SADECE BAŞARILI BİR KOMUTAN OLMADIĞINI, BUNUN YANI SIRA ASIL İNSANCIL YÖNÜNÜN DE OLDUĞUNU, ”ATATÜRK UYUMAZ”, ”MUSTAFA KEMAL AĞLAMAZ” SÖZLERİNİN ASLINDA BİZİ ONDAN NE KADAR UZAKLAŞTIRDIĞINI FARKETTİM… TEŞEKKÜRLER CAN DÜNDAR, TEŞEKKÜRLER AHMET ALKAN, TEŞEKKÜRLER İBRAHİM ERYİĞİT… (SİTEYLE DEĞERLİ BİR ABİMİN VASITASIYLA KATILDIM ÇOK BEĞENDİM HER GÜN UĞRAMADAN EDEMİYORUM:):) BUNUN İÇİNDE AYRICA TEŞEKKÜRLER EMEĞİ GEÇEN HERKESE…)
İBRAHİM ARKADAŞIMIZIN SÖYLEDİKLERİNE AYNEN KATILIYORUM…. DAHA FAZLA SÖZE GEREK YOK.
filmi izlemeden yorum yapmak, haksızca eleştiri yağmuruna tutmak hoş olmaz. o günlerin anlaşılması adına hayatların tarafsızca ortaya koyulması milli tarihimize gölge düşürmeyeceğine eminim. teşekkürler
açıkçası ben filmi daha izlemedim ama etraftan doyduklarımdan yola çıkarsam eğer hiç te hoş olmayan bir manzarayla karşı karşıya kalıyorum, bu beni çok üzüyor. bu kadar büyük bir Önderimizin bu denli tartışmalara maruz kalmasının sebebini hala çözmüş değilim. bu toplumu bugünlere getiren ulu önderin bence daha iyi şartlarda anlatılması gereken bir filmle lanse edilmesi gerektiğini düşünüyorum… teşekkürler..
ARKADAŞLAR, gayet açık ve net bir şekilde şunu söyleyebilirim: Can dündar, her zaman koşullara göre dans etmiş bir belgesel yapımcımızdır. tayyip erdoğan’ın belgeselini de izledim, onu da can dündar yapmış… kusura bakmayın ama bu belgeselin absürt yanları, kemalizme vurulan tokatla bile kurtulamaz, kısıtlanamaz! berbat bir belgesel! evet, evimdeki arşivime koyacağım; ama sırf görsellikler için, ayıp ayıp… can dündar’ın ankara iletişimdeki arşivden gazete küpürlerini nasıl arakladığını da bilenler var aramızda… ayıptır ayıp!… atatürk mum ışığını not tutmak için istemiştir, korktuğundan değil! atam, gelen davar sürüsünün farkındadır, başkomutan o küçük kafalı adam, yüzbaşı bile değil! hilafeti kaldırdı, medreseyi kapattı, senin gibi halkı küçümsediğinden, kemalizme taş attığından değil!!!
ayıplıyorum, yazıklıyorum, küçümsüyorum…
Editörün notu: 2 kelimenizi ağıza alınmayacak şeyler olduğu için silmek zorunda kaldık. Biraz daha saygılı olmanızı rica ediyoruz.
Bu arada ibrahim arkadaşım, sen de Altan’ın yolundan gidiyosun, hangi gerçekleri yazacağın da malum :)
git git… bu ülke ne daktilocular gördü, şalvarların içinde tuşlara basıyordu. saygılar demek isterdim yazımın sonunda, fakat vasat.. vatan millet, ondan çok siz vasat…
Şimdi seni burada birinci köşe yazarı falan mı yapacağız ibrahim? Bu mudur bütün yazacağın? alta yatmak mıdır? savunmak değil mi?
15 yıllık birikimi nedir Can dündar’ın? ne biriktirmiş de insanlara anlatmamış? bütün suç milletin mi? onu ikiye ayıran adam akıllıca mı hareket etmiştir yani? Ata’nın bıraktığı büyük türk milleti, anlamaz mı hiç bir şeyi?
peki, sen ne oalcaksın büyüyünce ibrahim? niye merak ediyorum ki… bu belgeselin sadece 1 yıl bile sürmeden çekildiğini bile bilemeyecek kadar, filmi savunmak için filmi izlemiş ve pirim yapmaya çalışan bir zavallıya ne sorulabilir ki?
filmi izlediğim zaman tam bir Can dündar klasiği dedim. SARI ZEYBEK KLASiĞiNiN NE ÖNÜNE GEÇMiŞTi NE ARDINDA KALMIŞTI. ama müzikler beklediğim gibi değildi. bu kadar gürültüyü haketmeyen bir iyi niyet. yapılmak istenilenle algılanan çok farklı. vee en merak ettiğim konuda diyelim ki niyetler fena bu kadar mı pamuk ipliğinde atatürk aşkımız. sayın can dündar’ın belgeseliyle yerle bir olacak. filmi yapanların emeğine sağlık yüreğine sağlık.
DEDİKLERİNİZE KATILIYORUM YILLARDIR TOPLUMUN BELLİ BİR KESİMİNİN ANLATMAK İSTEDİĞİDE BU ZATEN… ATATÜRK İLAH DEĞİLDİR O DA YANLIŞ YAPABİLİR ODA SENİN BENİM GİBİ İNSAN… zaten bizlere ilkokulda öğretilen kusursuz atatürk hiç te inandıcı değil bence muhteşem bir flim olmuş… atatürk’ümüzün kumandanlığı ve milliyetçiliği ve daha bir çok yönü çok güzel zaten kimse bu yönüne birşey demiyor diyemez dememeli… ama o bir ilah değil onunda hataları ve zaafları vardır… bu arada can dündar ve ibrahim eryiğit’e sonsuz saygı ve teşekkürler…
ARKADAŞLAR BELKİ BU YORUMUMU KİMSE BEĞENMEyeCEKTİR AMA CAN DÜNDAR BU ÜLKENİN EN AKILLI ADAMLARINDAN BİRİ VE FİLİMDE BU ÜLKENİN EN İYİ FİLMİ… UNUTMAYALIM ULU ÖNDER DE BİR İNSANDI.
arkadaşlar neden bazı sosyalistler (can dündar) atatürk’ün özeliklerini tartışırken bu kadar tepki alıyorda, farklı düşünenler bu özelikleri söylerken aynı tepkiyi almıyor. galiba millet olarak gelişmememizin en büyük nedeni bu! (unutmayalım atatürk’te bir insandı ve bu ülkenin en akıllısıydı.) teşekkürler can dündar.
bize fikirler ve düşünce sisteminin ne olduğu gerek yoksa bedenlerle madde boyutuyla hiç bir alakamız yok… insanımız 21. yy da bunu keşfetmeye başladı. ama iki kutup olması güzel çünkü eksikler ortaya konulur ve doğru neticeye kavuşur… doğru izafisi zaman mekan ve insana bağlı olarak değişmez bir öğreti olarak kalmaz… düşünen ve sorgulayan beyinlere bu yakışır bence…
mustafa kemal atatürk’de insandır her insan gibi ama bu ona ait gerçekleri, onun yaptıklarını küçültmez ya da onun yaptıklarını inkar etmemizi gerektirmez. dar düşünce kalıplarından sıyrılmamız gerekiyor, herşeye gelince eleştiriliyor da neden bu mevzuya gelince eleştiri olmuyor?
mustafa filmini izlemedim ama hakkında yapılan yorumları, yazılan yazıları ve can dündar’ın çıktığı programları takip ettim. Atatürk’ü FARKLI BİR BOYUTTA SUNMUŞ BİZE. TAM OLMUŞ DİYİLEMEZ AMA CAN DÜNDAR’DA FİLMİNİN EKSİK KALAN YÖNLERİ KABULLENDİ ELEŞTİRİLERE CEVAP VERDİ… BELKİ DE BİLİNDİKLERİN DIŞINA ÇIKTIĞI İÇİN BU KADAR TEPKİ aldı. toplum olarak hep atatürk’ü ulaşılmaz gibi gördük, bize ulaşılmazı gösterdiğinde birisi, bu sefer de kendimizi aşamadığımızdan kabullenemiyoruz. eğer film bu kadar eleşiriliyorsa izlenmeye değer diye düşünüyorum.
ben mustafa filmine neden bu kadar yorum yağdığını ve bu kadar takılı kaldığımızın sebebinin okumamak ve arştırmamak olduğunu kanaatindeyim çünkü biraz okumuş veya araştırmış olsaydık bunların farkında olurduk. bizler sadece okul yıllarında ders kitaplarında bahsedilen anlatılan atatürkün kahramanlıklarıyla yetindik ama içeriğine hiç dalmadık bundardır bu filme bu kadar tepki. ben izleyen biri olaraktan gösterilen bu tepkiler bana çok abarttı ve alakasız geldi. her insanın iyi yönleri olduğu kadar mutlaka ki kötü yönleride vardır. ben haticeye değil neticeye bakarım bu devirde hangi erkek çapkınlık yapmaz hangi erkek kadına düşkün değildir hangi erkek içki içmez? ve sonuçta bekar bir insan çapkınlık yapması gayet normal niye bunları kınıyorlar neden bunlara tepki gösteriyorlar şaşıyorum bunlara. adamın hayatı ordularda, savaşlarda, ölülerin içinde ölüm korkusu başarısızlık korkusu mutlaka ki vardır. bırakın bu kadar da olsun yanı. şu an bile keşke içki içen, gün de 3 değil 5 paket sigara içen ama ülkesine atatürk’ün ve öğlen şehitlerimizin emanetine sahip çıkan ülke değerlerine önem veren halkının. çıkarını düşünen kendi çıkarını değil ülkesinin çıkarını düşünen bir liderimiz olsay 5 paket sigara içsin, günde 75′lik değil 150′lik devirsin her allah’ın günü biriyle gezsin razıyım ben bunlara…
madalyonun iki yüzü vardır madalyon yere düşerse elbet bir tarafı altta kalacaktır işte atatürkün arkasına saklanan onu eleştirilemez kılanlar madalyonun altında kalacaktır bu konuda yapılmış en iyi eserlerdendir bence can dündar hocamızın eseri.
bu filmi izleyen ilkokul çağındaki çocukların Atamızı böyle tanıması çok üzücü bir olay. atamazın, cumhuriyet başta omak üzere ülke için ortaya koyduğu her şeyi bir anda silerek, zevk için yaptığı şeyleri 2 saatlik bir filme sığrıdıp izleyiciye sunmak çok büyük bir ayıptır. eğer bunları göstermiş olsa idi yeni nesil içinde belki ufaktanda olsa bir heyecan bir kıpırtı olabilirdi ama can dündar bu filmle çok büyük yanlışa imza attı.
Yalnızlık, bitkinlik, diktatörlük, acımasızlık…
bunlar filme yüklenenler ve de Atatürk’e. Ki ben gördüm mü filmde? hayır.
Bir de Can Dündar’a var ki artık çirkinleşen saldırılar. Gerçekten hala nasıl sakin durabiliyor diye düşünüyorum çünkü direk kişiliğine vurmaya başladılar. ona olan saygım sevgim kat kat arttı. Oda biliyor bu ülkede ki aydınlar(!) istemez birisinin öne çıkmasını. Hele cesaretlenip bir ilk yapmışsa taşlanmalı, linç edilmelidir değil mi?
Onun yalnız olmadığını da biliyordum ne yaşarken ne de ölünce. Ama şunu biliyordum ki düşüncelerinde yalnızdı o devirde gerçi şimdi de çok desteklemeye çalışan yok o düşünceleri.
Yani acınası yön bulanları, atatürk’ü küçük düşürmüş diyenlerin yorumlarına bakıyorum sadece bakıyorum. Çünkü baştan sona bir oyun parçaları. neymiş atatürk’ten soğuyacakmış bir kesim. İşte körün istediği bir göz allah verdi iki göz. ne güzel mazeret buldular. Bir kısım konuşacak şimdi yazacak, provakatör kesim, bir kısım da habire linç ki bunların kesimi yazamayacağım kadar geniş.
Eğer bu insanlar sevmeyeceklerse atatürkü (ki sevdiklerine inananlar var mıdır hala?) sevmesinler. Sevdikleri için bu haldeyiz. Haberlerde ve dergilerdeki çocuk yorumları (ki bunlar da kes yapıştır)da o kadar taraflı ki. haberlerin genel yayın yönetmeni filmi beğenmediyse veya başka yönlerden beğenmediyse(!) hep o tarafa yönelik, beğenmişse o tarafa. Objektif yorum gerçekten çok az. Ve bu durumda herşey bize kalıyor.
Tabii film baştan sona kusursuz da değil belki turgut özakman’ın dediği birkaç şey ile daha güzel açıklayıcı olabilir.
Bide söylemeden geçemeyeceğim. can dündar’a bir köşe yazarınn yaptığı yorum insan kanını donduran cinsten. Hüseyin üzmezle bir tutmuş. Neymiş atatürk’ün hayatına tecavüz etmiş can dündar. Ve daha kötüsü bu yazıyı destekleyen çevremde insanlar olması ki onlar da 10 yıl sonra eminim türkiyenin önemli yerlerinde olacaklar. işte durum vaziyet bu.
Çok sağol can dündar bazı insanların maskelerini bu eserinlede düşürüp gerçek yüzlerini. İçindeki yalanlarını gösterdiğin için. daha senden öğrenip destekleyeceğimiz çok şey var.
Ve sağolun arkadaşlar, cidden aklı başında genç nesil örnekleri olduğunuz için.
filmi beğenmeyenler de gerçekten düşünsünler Atatürk için ne yapmışız?
üstteki arkadaşa katılmamak mümkün değil hukukçu kimliğimle diyorum bu filmde hiç bir hakaret unsuru yok sadece bir eleştiri olabilir(ki bunu da görmek zor) unutmayalım özellikle biz gençler sorgulamalıyız sorgulanmayan şeyler tabulaşır tabulaşan şeyler ise bizim içtimai hayatımızı durağanlaştırır böylelikle ne ulusal alana ne de uluslararası alana derdimizi anlatamayız yapmayalım gözünüzü seveyim eleştiri sınırlarını zorlamayalım ve eleştiriye tahammül edelim.
çok teşekkür ederim. bazı insanlar kemalizmin arkasına sığınarak saçmalıyorlar…
sevgili ibrahim eryigit,
mustafa belgeseli’ni izlemedim ancak yazinizi ve yorumlari okudum. gordum ki yazdiginiz yazi bir cok insanin tartismasina sebep olmus. her ne kadar yaziniz sade olsa da ozellikle basligi mantiksal olarak hatali buldugumu sizinle paylasmak istedim.
anladigim kadariyla “ataturk’u tanrilastiranlar”dan kasettiginiz ataturk’u insan ustu, tapinilmasi gereken bir varlik olarak goren bir grup. ne var ki, turkiye cumhuriyeti sinirlari icinde ataturk’un heykeli onunde ibadet eden veya hala ondan medet uman bir topluluk yok. Gerci her bayram namazinda “ataturk ve silah arkadaslari” icin dua edilir camilerde; ama eger kaybettiklerimizin arkasindan dua etmek onlari tanrilastirmak ise, biz butun sevdiklerimizi tanrilastirmis, arkalarindan okudugumuz her mevlut ile onlara tapinmisiz anlamina gelir. basliginiz bu bolumu yanlis: ataturk’u tanrilastiran bir topluluk yok. eger soylemek istediginiz “ataturk’u sadece siyasi ve askeri deha olarak gormekten vazgecmeyenler” ise bu “tokat” onlara inemez cunku o grup belli ki zaten ataturk’un kisisel hayati ile degil, fikirleri ve icraatlariyla ilgilenip onlari nasil ilerletiriz diye dusunenlerdir. sizin yaptiginiz da elmalarla armutlari karsilastirmaya calismak olup, ilkogretim birinci sinif matematik dersinde bize ilk ogretilen seyi unuttugunuz anlamina gelir.
ikinci yanlis da “tokat” gibi saldirgan bir kelime kullanmanizdir. saldiri iki sebeple yapilir. bir: eger topluluk diger topluluktan bir cikar elde etmek icin onu zorla istedigini yaptirmak isterse. iki: eger bir topluluk baska bir topluluktan saldiri gorup bunu engellemek isterse. her iki durumda da bu “tokat” iki taraf iceririr. bu durumda sizin onermenizin dogru olabilmesi icin “ataturk dini”ne inanlarin ya can dundar’a saldirmis olmasi gerekir ya da can dundar “ataturk dini”ne ait olanlara ataturk’un tanri olmadigini gostermek icin onlara saldirmistir.
Sonuc olarak “ataturk dini” olmadigi icin ve saldirilan bir taraf da yoktur. ancak sizin attiginiz baslik yuzunden “tokat” savrulduktan sonra bir yere inmelidir. “ataturk’e tapanlar”in olmadigini anlamayan ancak “tokat”i bir kere savurmus olan grup, siddetlerini “ataturk’u sadece siyasi ve askeri deha olarak gormekten vazgecmeyenler” topluluguna cevirmek isterler.
bu basliginizla yorumlardan anladigim kadariyla buyuk ama bir o kadar da klise, tehlikeli ve saldirgan bir ortam yaratmissiniz. umarim kendinizle gurur duymuyorsunuzdur ve yazilariniz da bundan sonra daha duyarli olursunuz. ilerleyen calisma hayatinizda olgunlasacaginiz ve yanlislarinizdan ders alacaginizi umit ediyorum.
Saygilarimla
İbrahim Eryiğit’in notu: Sevgili Emrah, bir makale düzeyinde eleştirinizi burada paylaştığınız için teşekkür ederim. inanın çok sevindim böylesine kaliteli bir yorum yazdığınız için.
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; büyük önder Atatürk’ün dehasına ve askeri yönüne hayranım. keza, kişiliğine de.. lakin, insani yönünü ön plana almadan çıkarı için tanrılaştıranlar olduğunu belirtmiştim ilgili köşe yazısında. bu tanrılaştırmak kelimesi çok somut bir kavram olmasa da soyut anlamda bir olguyu içeriyor.. tokat ifadesi ise gerçek anlamda söylenilmiş bir kelime değildir. beklenilmeyen, insani yönünü gösterilmesini hazmedemeyenlere şok etkisi yaratacak bir film olduğu için kullanıldı bu kelime…
doğrusu bu tartışma ortamından gurur duymanın aksine üzülerek takip ettiğimi bilmenizi isterim. Atatürk eleştirmekten ve eleştirilmekten korkmadığını da yeri geldiğinde söylemiştir; bu doğrultu da değerlendirmenizi yapmanızı rica ederim.
umarım bir şekilde imkanınız olur da izlersiniz Mustafa filmini… Sevgilerimle…
sevgili ibrahim eryigit,
“tanrilastirma” kelimesini soyut anlamda kullandiginiz asikar. ne var ki, “dinsiz kemalistler”, “allah’siz laikler” seklindeki hayrisiklar icin adeta bir megafon etkisi yaratiyor. Kabir ziyareti sebebi ile anitkabir’e giden insanlarimizi halkimizin gozununde putperest olarak gostermeye calisanlarin ekmegine yag suruyor. halkimizi birbirine dusuruyor. bu sebeple yazilariniza baslik atmadan once iki defa dusunmenizi tavsiye ederim.
ikinci mesele ise “ataturk elestirmekten ve elestirilmekten korkmadigini da yeri geldiginde soylemistir” demissiniz. yukaridaki yazimda ataturk’u elestirmemeliyiz gibi bir onerme sunmuyorum. hatta yazimdaki “(Ataturk’un)…fikirleri ve icraatlariyla ilgilenip onlari nasil ilerletiriz ” cumlesinden anlasildigi uzere ataturk’un fikirleri mutlak degildir; aksine, dinamik ve her zaman kendini gelistiren turdendir. bu yontem ataturk ilkeleri arasinda “devrimcilik” olarak kendini gosterir ki her ilkogretim mufredatinda yer alir. ve yine bu sebeptendir ki norvec halki zorda kaldiginda “ataturk gibi dusun” der, ve winston churchill ataturk icin “yuzyilin lideri” demistir.
hos, elestiriden kastiniz, ozel hayatini incelemek ise, o zaten ulusal kanallarin sabah sohbet programlarinda bir cok unlu icin magazin haber seklinde yapiliyor maalesef. bu haberler eglenceli olarak dusunulur; fakat seviyesiz ve gereksizdir. kanaatimce can dundar beyefendi’nin ataturk’un kisisel hayatini sergileme cabasi, merhumu magazin programi’na cikarmaya benziyor. pek tabii, mustafa kemal’in kisisel hayati sohbet konusu edilebilir ve sizin de dediginiz gibi bu sohbetler ataturk’u bizlere yakinlastirir. ne var ki, mustafa kemal’in kisisel hayatina dair yapilmaya calisilan saptamalar, ataturk ve silah arkadaslarinin bize armagan ettigi cumhuriyeti ve ilkeleri yipratmak icin bir yol olarak kullanilamaz. bunu kullanmak isteyenlerin, ki bu sayfadaki yorumlardan anlasildigi kadariyla bir ekiptir, yorumlarini basarili genclerimizin yer aldigi bu internet sitesine degil, bahsettigim magazin programlarina tasimalari uygundur. umarim bunu bir editor olarak da dusunursunuz.
sizinle boyle icten, seviyeli ve tutarli bir sohbet yapmak benim icin bir keyifti. umarim bu medeni sohbetimizden bir seyler ogrenmistir. calisma hayatinizda basarilar dileyerek yorumlarimi burda bitirmek istiyorum. boyle bir ortam yarattiginiz icin de size ve calisma arkadaslariniza tesekkur ediyorum.
saygilarimla.